İçinizdeki çocuğa bir oyun teklifim var!

Yeni yıl yaklaşırken, her şeyin başlangıcında olduğu gibi umutları tazeleniyor insanın. Çoğu insan zamanla hayata dair coşkusunu ve umudunu kaybettiğini söylese de, aslında her birimizin göğüs kafesinde yer alan sonsuz sevgi kaynağı, yeniden ışıldamak ve içinizde kelebekler uçurmak için sadece ve sadece sizden bir izin bekliyor. Bunu tek başına yapmak zor geliyorsa, isterseniz hep birlikte… Read More İçinizdeki çocuğa bir oyun teklifim var!

Yaşam kurgusu

Henüz kar yağmamıştı ama kış iyice kendini hisettirmeye başlamıştı. Kalın giyinmeyi sevmediği için nihayet şifayı kaptığını hissediyordu. Neyse ki haftasonuna girmişlerdi. O sabah günlük uyanma saati geldiğinde gözlerini açmış. Vücudunda kalkacak dermanı bulamayınca biraz hayal kurmuş ve yeniden uykuya dalmıştı. Uyandığında öğlen olmuştu ama hâlâ kalkacak kadar enerjisi yoktu. Yine de günü yatakta bitirmeyi sevmediğinden… Read More Yaşam kurgusu

Platonik

Umut insanın kontrol edebildiği bir şey değildi, akıl umutlanmasa, yürek umutlanıyordu çünkü. Kaçıncı kez aklın kurduğu hayaller yıkılsa bile, yürek inatla devam ediyordu yoluna, akılla işi yoktu onun. Akılla sevilmezdi ki zaten, yürekle sevilirdi. Yürek de sevmeyecekse ne özelliği kalırdı geriye.  İşte yine içinde yükselen dalgalar vuruyordu göğsüne, yüreği göğüs duvarını aşıp gitmek istiyordu sevdiğine.… Read More Platonik

Aşkın şiir hali

Bin yıllardır, her aşığın kurduğu hayallerden kuruyordu o da. Şiiri aşk doğurmuş olmalı diye düşünüyordu. Sevince, sevdiğine erişemeyince ya da sevilen gidince, insanın şair olması çok güzeldi aslında. Katil olan da vardı. Şiir çok güzeldi gerçekten, her güzel şey şiire dönüşebilirdi. Hatta güzel kelimesi, şiir ile değiştirilmeliydi. Hayat çok şiirdi mesela, sevdiği de çok şiirdi.… Read More Aşkın şiir hali

Adam

İçinden geçen tüm duyguları söyleyebiliyordu dili, gizlisi saklısı yoktu kimseden. Zerre kötü niyeti yoktu sözlerinin aslında. Yine de ya anlaşılmıyor ya da yanlış anlaşılıyordu. Aklına binbir fikir geliyordu yapacağı ne iş olsa. Tek başına yapabildikleri oluyordu arada, bayılıyorlardı o işlere. Yardım lazım olduğunda herkesin işi çıkıyordu nedense. Sözlerini derleyip, toplayıp yazıyordu bir yerlere. Bir gün… Read More Adam

Aile Tiyatrosu

Hep sessizdi artık, konuşulacak ne kalmıştı ki aralarında. Her gün aynı yatakta, başka düşlerin peşinde ve içinde uyuyorlar, her sabah aynı koğuşun askerleri gibi selamlaşıp günlük görevlerine başlıyorlardı.  Tek getirisi minik kızlarıydı bu görevin. Onun bir babaya ihtiyacı olduğunu düşünmeseydi, zaten sessizliğini en azından “Ayrılalım!” demek için bozardı ama, olmazdı şimdi, bir tek kendisini düşünemezdi.… Read More Aile Tiyatrosu

Bir bebeği bekliyorum..

Koridorun sonundaki camdan dışarı seyrediyordu. İnsanlar, taksiler, ambulanslar büyük bir hızla geçip gidiyorlardı binanın önünden. Elinden tutukları ya da kucaklarında getirdikleri, halsizlikleri her hallerinden belli çocukları için endişelenen anne babalar vardı. Kimi küçük kollarını dolamış boynuna, babasının omuzunda uyuyor. Kimi etinden et koparılıyormuş gibi ağlıyordu. Kırmızı elbiseli küçük kızın, kızaran burnunu siliyordu annesi bir mendille.… Read More Bir bebeği bekliyorum..

Can suyu

Ne kadar ağır olabilir ki bir yaprak, düşünce onca ses çıkarmasıyla bölsün sessizliğimi, susuz kalan bir sen misin diyecek dermanım olsa, döneceğim ardıma ama, biliyorum tek tek düşmeye devam edecek bir tas su için. Duymazlığa geliyorum, masanın üzerinde çoğaldıkça yapraklar. Sessizliğime inat düşüyorlar sanki tek tek. Cansuyu bekliyoruz vazodaki çiçekle ben öylece. Bakalım hangimiz daha… Read More Can suyu

Değişen bir şey yok

Yepyeni bir güne uyanmış olmayı dileyerek açtı gözlerini o sabah, ama evden çıkana kadar yaşanan koşturmacanın dozunu aşması ile gerilen ruhunu sakinleştirmeye çalışıyordu sokağa çıktığında. Dışarıda henüz soğumaya başlayan havanın kararsız serinliği vardı. Bir yandan parlayan güneşe karşı kısmak zorunda kaldığı gözleri, öte yandan ıslak bir serinliğin nefesinden ciğerlerine doluşu ile ürperdi. Her sabah gözü… Read More Değişen bir şey yok

Düşleri beklerken

Başımı alıp gitmek istiyorum diye geçirdi içinden, dinlediği müziğin etkisinde. Ama öyle geri dönüşü olmayan gidişlerden değil bu defa, bir süreliğine, bir kereliğine belki. Bir yenilenmeye, bir gözden geçirişe, bir kabullenişe ihtiyacı vardı ruhunun. Yeni farketmişti, daima eskisinin yerine bir yenisini aramıştı hayatı boyunca pek çok şey için, ama şimdi yenisini istese de kaybetmek istemediği… Read More Düşleri beklerken