Etiket: Aşk
Çünkü çok özledim seni
Uzun süredir rölantiye almıştı yüreğini, bekliyordu. Aslında iyi gelmişti bu ara ona, dinlememişti hiç yüreğini başka şeylerin peşine düşmüştü bir süreliğine, merak ediyordu ne olacağını. Hissettikleri gerçek miydi, anlık hevesler miydi sadece? “Bugüne kadarmış .” dedi, akşam olmak üzereydi. O tanıdık hasret ve yanlızlık hissi kapladı yine yüreğini. Görüşmemişlerdi de ne zamandır zaten. “Hani gözden… Read More Çünkü çok özledim seni
Bir zamanlar
Hayatta hiç bir şey insana gerçek biri olmadığını anlamak kadar ağır gelemez herhalde. Milyonlarca şey yaşarsın sessizce içinde kopan fırtınalar, dışarıdan görünen sakin nefes alışlarında karışır gider havaya. Düşünmenin bile son buldugu garip dönemler yaşarsın. Yine boyut değiştirmek, belkide hayatın içinde bir hologram gibi kaybolup giden seni yaşamak istersin yine. Aslında olmayan ama herkesin adınla… Read More Bir zamanlar
Aşkı Ticarete Dökenler
14.05.2007 Sevilmek insanın doğumundan ölümüne dek en temel ihtiyaçlarından biridir. Sevilmeye “Hayır” diyecek bir yürek tasiyana rastlayamadim henüz. Bu kadar sevilmeyi arzulayan biz insanlar nedense, iş sevmeye gelince cimrileşiveririz. Oysa sevmek “alınanı vermek”, “sahip olunandan eksiltmek” değildir. Tam aksine sevmek verildikçe çoğalan yeryüzündeki en tükenmez hazinelerden biridir. Herhangi bir maddi bedel, fiziksel güç gerektirmez, oturduğumuz… Read More Aşkı Ticarete Dökenler
Olmayacak düşlerin peşinde
17.09.2008 “Keşke ağlayabilseydim….” diye düşündü bu sabah, “…belki o zaman biraz rahatlardım…” Uzaklarda oluşundan mı içindeki hüzün bilmiyordu, aynı şehrin insanı olmanın verdiği güven mi uçup gittmişti avuçlarından. Sesini duyduğunda geçer sandığı hasret duygusu, daha bir yakıcı olmaya başlamıştı konuştuklarından beri. “Ne garip…” diye düşündü, “…aynı yolun yolcusu bile değilken, yine de görebilme, konuşabilme ihtimaline… Read More Olmayacak düşlerin peşinde
Üç gölgeli hikaye
Ruhundan toz yağıyor gibi hissetmişti onu ilk gördüğünde. Öyle taze, öyle canlı, öyle çekiciydi ki. Oysa o yıllardır bir kalbi olduğunu bile hatırlamadan yaşamıştı. Şimdi tozlu raflardan indirdiği bir kitap gibi okunmak istiyordu yeniden. Evet hisettiği buydu, bu taze ruhun onu okuması, kimsenin okumadığı gibi. Yüreğinin heyecanlı ritmini duyacaklar diye ödü koptu bir an, ofiste… Read More Üç gölgeli hikaye
İki eli kanda olmalı insanın..
“İki eli kanda olmalı insanın “iyiyim merak etme” bile diyemiyorsa Ya da bilmiyor olmalı merek etmek endişelenmek ne demek Değer verilene, değeri bilinip de yokluğu fark edilene” Endişe bir girdap gibi sürükler sizi taa en dibine, önce yavaş yavaş gelir sinsice girer yüreğinize, ardından dev bir ahtapot gibi sarar bütün benliğinizi… Günü bir bekleyişe çevirir,… Read More İki eli kanda olmalı insanın..
Sevdanın yakışmadığı kadınım ben şimdi
sen içindeki gel-gitlerden yorgun, ben bekleten zamana dargın, bir çift gözün hapsine düşkün. imkansızı düşlüyorum. Sırası savılmış heyecanları özlüyor ruhum seninle. Geçti bizdenlerde dolanıyor düşüncelerim. Yaşam ilkbaharları tüketmiş, sonbahara dönerken, hicaz makamında esiyor rüzgarlar. Cevabını bilmediğim, bir bilmeceyi çözmek gibi seni sevmek. Bilinmeyenin peşinde dolanmaya hevesli ruhumu, döndüremiyorum senden. Şimdi albümlerde sakladığım ne günlerim oldu… Read More Sevdanın yakışmadığı kadınım ben şimdi
Ya bu beden benimki değil, ya yüreğim yanılıyor yalnız akşamlarda
Bu ara bir kadın olmanın ağırlığı var ruhumda, içim karmakarışık.. Kendi boşluğumu dolduramıyorum sanki hayatta.. Ne vazgeçmelerin eşiğinde, ne de alınan kararların arifesindeyim oysa.. Öylece duruyorum sadece.. Yapılası bir şeyler var da kimse bana söylemiyor gibi sanki.. Yüreğim ağır bugünlerde nedense, göğüs kafesime fazla geliyor bu yük şimdilerde.. Boşluğun ağırlığını taşıyamıyor ruhum bu bedende.. Kurumuş… Read More Ya bu beden benimki değil, ya yüreğim yanılıyor yalnız akşamlarda
Bir kızıl goncaya benzer hayat
Aylardır girilmeyen odanın kapısını açmak üzere elini uzattığında kalbi yerinden çıkmak üzereydi. Delikanlı dün öğleden sonra aramış ve Gonca’sının biricik kızının günlüğünü ödünç alıp alamayacağını sormuştu. Aslında ondan geriye kalanları öylesine hapsetmişti ki bu odaya hiç birinin dışarı çıkmasını istemiyordu. Kapıyı açtığında bilincinin reddettiği tüm anılar evin dört bir yanına saçılacak, Gonca’nın neşeli kahahaları yeniden… Read More Bir kızıl goncaya benzer hayat





