Boynu eğriler – Bölüm 5

Ağa ile kumaları geldiğinde biz büyük hanımla işleri halletmiş, yemekleri yapmıştık çoktan. Kumaların demesine göre kasabada haftaya gene panayır olacaktı. Ağayı iknaya uğraşıyorlardı onları da panayıra götürsün diye. Hoca bir hafta sonra geleceğini söylemişti. İmam nikahı yapılacağından ağa kasabaya inmek istemiyordu yeniden. Zaten bu işin ertelenip durmasına öfkesi büyüktü. Kış iyice bastırmıştı. Ağanın dağdaki evinde… Read More Boynu eğriler – Bölüm 5

Boynu eğriler – Bölüm 4

Yeniden eve döneceğim diye öyle mutlu oldum ki konuşmaya kulak misafiri olunca, bir an önce beni köye yollayacaklar diye bekledim iki gün. İki gün ihtiyarların ağzını bıçak açmayınca sordum Munise teyzeye. “Çarıklının dölü zaten ağzın varıp ana diyemedin! Arsız arsız bir de eve mi göndereceğiz sandın seni. Ben senin tohumuna mu saydım kız onca parayı… Read More Boynu eğriler – Bölüm 4

Boynu eğriler – Bölüm 3

Bir hafta evde anama yardım etmekle geçti. O zaman anladım her gün okula giderken evden çıkmaya alışmıştım aslında. Evde anamın, Yusuf’un babamın emir eri gibi ordan oraya sürüklenip durdum. Kolumun askıda olmasının bir önemi yoktu. Bir işe yaramak zorundaydım. Neyse ki para kesilmeyecekti. Eğer öyle olsaydı bütün hafta Yusuf’tan yediğimin iki katı dayak yerdim muhtemelen.… Read More Boynu eğriler – Bölüm 3

Boynu eğriler – Bölüm 2

Neredeyse dibine  gelmiştik kalabalığın, şimdi bir tanıdığa rastlasak saklanacak  yerimiz yoktu. Çadırlardan önce kurulan at arabalarına vardık. Bunların önlerinde atları yoktu, yük taşınan yerleri oda gibi yapılıp, pencerelerine cam bile takılmıştı. Hepsinin üzerinde içeride ne olduğu yazıyordu. “Melike bu kadar yeter, buradan görebiliriz komikçikleri!” desem de büyülenmiş gibi at arabalarının önüne dolandı. Tam arkasından yürüyüp,… Read More Boynu eğriler – Bölüm 2

Boynu eğriler – Bölüm 1

Haritada bile yeri görünmeyen bir köydü bizimkisi. Öyle silinmişti ki resmi defterlerden ne okulu vardı, ne asfaltı, ne bir camiisi. Köylünün çabasıyla muhtarlığın misafir evi diye yapılan tek odalık evin damına dikilen minareden okunuyordu ezan.  Mustafagilin dedesi okuyordu onu da, imam da yoktu köyde çünkü. Zavallı adamın beli, bacağı ayrı ağrıyorken minare niyetine yapılan köşeli… Read More Boynu eğriler – Bölüm 1

İrma anne – Bölüm 10

“Ne?” dedi Ada ve dondu kaldı bir anda, “Aman Allahım, bu eve gelişimiz, İrma annenin sen ve Ufuk’u her gördüğünde kelebekler gibi uçuşması…” Kuzey dudaklarını ısırarak başını salladı. Ada’nın da gözleri ıslanmıştı hemen. Kalkıp gitti Kuzey’in yanına ve sımsıkı sarıldı ona. “Hepsi benim yüzümden” dedi hıçkırarak, “Dün gece seni buraya gelmek zorunda bırakmasaydım bunları hiç… Read More İrma anne – Bölüm 10

İrma anne – Bölüm 9

Bu deftere yazılan hiç bir hikayenin sahiplenilmemesi gerekiyordu belkide. Belkide sonsuza kadar bu komodinin gözünde kilitli kalmalıydı. Onu oradan alarak, geçmişteki bütün çirkinlilkeri getirmişti hayatına Ada. Bunları bilmeden önce ki kadar mutlu olmayı diledi yeniden ya da bunların hala İrma’nın hayal ürünü bir roman çalışması olduğunu. O halde okumaya devam edebilirdi. “Yıldızın gözlerini kocaman açarak… Read More İrma anne – Bölüm 9