İki eli kanda olmalı insanın..

“İki eli kanda olmalı insanın “iyiyim merak etme” bile diyemiyorsa Ya da bilmiyor olmalı merek etmek endişelenmek ne demek Değer verilene, değeri bilinip de yokluğu fark edilene” Endişe bir girdap gibi sürükler sizi taa en dibine, önce yavaş yavaş gelir sinsice girer yüreğinize, ardından dev bir ahtapot gibi sarar bütün benliğinizi… Günü bir bekleyişe çevirir,… Read More İki eli kanda olmalı insanın..

Tutsana ellerimi, görmüyor musun?

Seyretmediğim ve belkide seyredip acı çekmekten korktuğum bir filmin müziklerini dinliyorum şimdi. Aslında yıllardır orada duran bu müzikler şimdi bir film ile yeniden buradalar. Ara sıra geçmişten duyduğumuz bir kaç melodi ile iç geçirip sonra onları hafızamızdaki kuytu köşelerde tutuyoruz demek ki. Ama bir şarkının bir de hikayesi olursa daha bir güzel oluyor sanırım. Seyretmedim… Read More Tutsana ellerimi, görmüyor musun?

Vazgeçtim sevdiğim yolun açık olsun

Aylardır beklediğinin bir ilizyondan ibaret olduğunu anlamak çok acı veriyordu yüreğine.. Beklerken tüketmişti o bu aşkı çoktan..   Hayaller kurmuş, sahte mutluluklar yaratmış, elinde kalan kırık dökük umutlar, tenini kesip acıtmaya başladığında ise, aslında hayatında hissettiği boşlukları doldurmak için sarıldığı sahte bir mutluluk olduğunu anlamıştı geç de olsa.. Ne çok beklemiş, ne çok umut üretmişti… Read More Vazgeçtim sevdiğim yolun açık olsun

Lokma Döktürme Adeti ve İzmir

İzmir’den yeni döndüm.. Oğlum Karşıyaka’da oturuyor… Şehrimi özlemişim.. Ankara’nın her şeyine bayılıyorum ama, İzmir’lilerin hayır lokması keşke burada da olsaydı diyorum her döndüğümde. Lokmayı çok sevdiğim için değil ama, kaybedilenlerin ardından, ruhuna rahmet gitsin diye neredeyse her gün bir sokak başında dağıtılan lokmalar, önlerindeki uzun kuyruklar ve her yiyenin duasını almak gerçekten çok özel bir… Read More Lokma Döktürme Adeti ve İzmir

Bir saniye öncesine alınmıyor hayat

Yaşadığımız anların kıymetini, çoğu zaman iş işten geçtikten sonra anlarız, bazen bir deniz kenarının ruhumuzu ne kadar dinlendirdiğini, bazen bir bardak çayın içimizi nasıl keyifle ıstıttığını, bazen bir fincan kahve eşliğinde gözlerine bakarak sohbetler ettiğimiz bir dostumuzun eksikliğini… Bazense hayat avuçlarımızda iken, hayatı ve onu paylaştığımız tüm güzelliklerin, doğanın, insanların, dostların, ailelerin, anne babaların, kardeşlerin,… Read More Bir saniye öncesine alınmıyor hayat

Şifa tüm evren için..

İnsanların üzüntülerini ve acılarını izlemeye dayanamam.. Filmlerde olsa bile, bundan dolayı herhalde bir ambulans sesi bile duysam, içindeki muhtacın bir an önce şifa bulması için dua ederim. Bir kaç yıl önce bir annenin ufacık kızını gözyaşları içinde ambulansa bindirdiğini gördüğüm günden beri ambulans sesleri beni daha da etkiliyor. Bir çocuk, bir anne, gözyaşları ve bir… Read More Şifa tüm evren için..

Sevdanın yakışmadığı kadınım ben şimdi

sen içindeki gel-gitlerden yorgun, ben bekleten zamana dargın, bir çift gözün hapsine düşkün. imkansızı düşlüyorum. Sırası savılmış heyecanları özlüyor ruhum seninle. Geçti bizdenlerde dolanıyor düşüncelerim. Yaşam ilkbaharları tüketmiş, sonbahara dönerken, hicaz makamında esiyor rüzgarlar. Cevabını bilmediğim, bir bilmeceyi çözmek gibi seni sevmek. Bilinmeyenin peşinde dolanmaya hevesli ruhumu, döndüremiyorum senden. Şimdi albümlerde sakladığım ne günlerim oldu… Read More Sevdanın yakışmadığı kadınım ben şimdi