Çok güzel doydum

Tenefüs zili çalınca arkadaşı Tahir’le hemen bahçedeki özel yerlerinde buluşup, oturdular taşın üzerine. Her gün yemek tenefüsünde burada buluşurlar çantalarından çıkardıkları yemeklerini birlikte yerlerdi. Tahir o gün arasına salça sürülmüş bir ekmek getirmişti. Hemen yarısını bölüp uzattı Hasan’a. Arkadaşının ekmeğini mutlulukla alan Hasan, elini çantasının içine daldırıp, sabah annesinin hazırladığı paketi çıkardı heyecanla. Paketten yine… Read More Çok güzel doydum

Bir bebeği bekliyorum..

Koridorun sonundaki camdan dışarı seyrediyordu. İnsanlar, taksiler, ambulanslar büyük bir hızla geçip gidiyorlardı binanın önünden. Elinden tutukları ya da kucaklarında getirdikleri, halsizlikleri her hallerinden belli çocukları için endişelenen anne babalar vardı. Kimi küçük kollarını dolamış boynuna, babasının omuzunda uyuyor. Kimi etinden et koparılıyormuş gibi ağlıyordu. Kırmızı elbiseli küçük kızın, kızaran burnunu siliyordu annesi bir mendille.… Read More Bir bebeği bekliyorum..

Can suyu

Ne kadar ağır olabilir ki bir yaprak, düşünce onca ses çıkarmasıyla bölsün sessizliğimi, susuz kalan bir sen misin diyecek dermanım olsa, döneceğim ardıma ama, biliyorum tek tek düşmeye devam edecek bir tas su için. Duymazlığa geliyorum, masanın üzerinde çoğaldıkça yapraklar. Sessizliğime inat düşüyorlar sanki tek tek. Cansuyu bekliyoruz vazodaki çiçekle ben öylece. Bakalım hangimiz daha… Read More Can suyu

Pansiyon Ev

Dün akşam oğlunu okuldan almaya gittiğinde, ortaokulda aynı sınıfta okuduğu bir arkadaşına rastlamıştı. O yıllardan beri hiç görmediği arkadaşı ismini seslenip el salladığında tanımamış, kadıncağız yanına kadar gelip kendini ona hatırlatmak zorunda kalmıştı. Ayak üstü kısacık bir konuşma yapıp, sonra görüşmek üzere telefon numaralarını almışlardı birbirlerinden. Onun da iki çocuğu vardı. Kendisinin dört çocuğu olduğunu… Read More Pansiyon Ev

Bırakın…

Sizin kalıplarınıza, kafanızın içindeki hesaplı, o küçücük kurnazlıklarınıza sığmam ben diye haykırmak geliyordu içinden artık. Yorulmuş, bıkmıştı, insanların onu zihinleri ve algıları kadar olan küçük hapishanelerinden seyredip yorumlamasından. Yürekleri ile dinlemeyi biliyor olsalar, çoktan kurmuşlardı köprüleri. Onlar sadece kendi seslerini duyabilecek kadar bencildiler. Onun ağzından çıkan kelimeler, onların zihinlerinde anlamlarını kaybediyor. Yollarını bulamıyor. Girmeleri gereken… Read More Bırakın…

Yüreğimdeki açılışa davetlisiniz

15.05.2007 İlkin bir aday başvurusu, sonra işe yeni başlamış bir yabancı, derken “günaydın-iyiakşamlar” ikilisinden sıyrılarak gelişen paylaşımların ardından, duvar panosundaki bir ses olmak; rekabete dayalı bir düzen içinde kaybolduğun ainandığımız sosyal paylaşımların, aslında ne kadar basit ve maliyetsiz yöntemlerle ortaya çıkarılabileceğinin göstergesidir diye düşünüyorum.   Bundan dolayı, şu anda okuduğunuz satırlar çalışma arkadaşlarım tarafından bana… Read More Yüreğimdeki açılışa davetlisiniz

Yine de seni tanımak güzel..

Herşeyden emin olup da mı çıkmalı her zaman yola, yoksa bazen salıverilmeli gonul olurdu olmazdı demeden hayata… Hoş ben salsam sen salar mısın, onu bile bilmeden düşünüyorum tüm bunları..   Yaşamaya korkmak mı, yoksa yaşamamaya kestiremiyorum bu yüzden bazen. Bir gün tam yanıbaşımda, her şeyinle teslim olmuş, ertesi gün yan yana ama çok uzaklarda gibisin… Read More Yine de seni tanımak güzel..

Yarına Allah Kerim

Nefes nefese kalmıştı koşturmaktan.  Bütün gün ona verilen işleri bitirmiş, her akşam olduğu gibi amirinin odasına yevmiyesini almaya zor yetişmişti. Kapıda beş kişi daha bekliyordu. İçeriden amirinin yükselen sesine bakılırsa, bir şeyler doğru gitmemişti. İçeride paylanan arkadaşlarının durumuna düşmekten korkan diğerleri, sessizce bekliyorlardı. Her akşam oluyordu böyle şeyler. Mutlaka birileri yaptıkları işten şikayetçi oluyorlardı. O… Read More Yarına Allah Kerim

Çocuk

Bütün gün dışarı çıkarılmak için beklemişti, annesinin evdeki işleri bir türlü bitmeyince, burnunu otuzuncu kattaki evlerinin camına dayamış, bahçeyi görmeye çalışmıştı. Ne kadar uğraşsa da, bir türlü gözükmüyordu aşağısı, yandaki evlerin pacereleri, balkonları gözüküyordu tabi ama, onun görmek istediği oyun parkıydı. Pencereye öyle yapışmıştı ki görebilmek için, alnının ve nefesinin bıraktığı iz çıkmıştı cama. Zaten… Read More Çocuk

Bir zamanlar

Hayatta hiç bir şey insana gerçek biri olmadığını anlamak kadar ağır gelemez herhalde. Milyonlarca şey yaşarsın sessizce içinde kopan fırtınalar, dışarıdan görünen sakin nefes alışlarında karışır gider havaya. Düşünmenin bile son buldugu garip dönemler yaşarsın. Yine boyut değiştirmek, belkide hayatın içinde bir hologram gibi kaybolup giden seni yaşamak istersin yine. Aslında olmayan ama herkesin adınla… Read More Bir zamanlar