Pansiyon Ev

Dün akşam oğlunu okuldan almaya gittiğinde, ortaokulda aynı sınıfta okuduğu bir arkadaşına rastlamıştı. O yıllardan beri hiç görmediği arkadaşı ismini seslenip el salladığında tanımamış, kadıncağız yanına kadar gelip kendini ona hatırlatmak zorunda kalmıştı. Ayak üstü kısacık bir konuşma yapıp, sonra görüşmek üzere telefon numaralarını almışlardı birbirlerinden. Onun da iki çocuğu vardı. Kendisinin dört çocuğu olduğunu söylediğinde epey şaşırmıştı aslında. O iki çocukla bile zor baş ediyorken “Seninki annelik değil, pansiyon işletmeciliği gibi olmuş.” demişti kahkaha atarak. Bozulmuştu aslında bu söze, ama belli etmemiş, belli belirsiz bir gülümseme ile geçiştirip yakındaki parka gitmek için kolunu çekiştiren oğluyla ilgileniyor gibi yapmıştı. 

Şimdi çocuklar okula, eşi de işe gitmek üzere evden çıkınca, aklına düşmüştü yeniden. Pansiyon işletmeciliği benzetmesinin altındaki gizli alay ve acımanın kanına dokunduğunu hissetmişti. Hatta akşam çocuklara her zamankinden çok bağırmış, eşine de onları şikayet edip durmuştu bütün gece. 

Evet sabahları her birini hazırlayıp, karınlarını doyurmak için erkenden kalkıyor.. Aç gitmesinler diye hepsinin sevdiği şeyleri yapmaya gayret ediyor. Kapıdan çıkmadan eşi dahil, hepsinin üzerini başını kontrol ediyor, yanaklarına birer öpücük kondurup gönderiyor.. Çocukların servisi gelene kadar camda bekliyor, sonra mutfağa dönüp masayı topluyor, bulaşıkları kaldırıyor. Ardından her odaya girip düzeltiyor, kirlileri topluyor, makinayı çalıştırıp, kendine bir kahve yapıyor. Kahvesi bitince çocuklar gelmeden yemekleri hazır olsun diye yeniden mutfağa giriyor, eksik bir şey varsa önce giyinip markete uğruyor. Yemekler pişerken dünden kuruyan çamaşırları ütülüyor. Her birinin dolabına sevgiyle yerleştiriyor. Toz alıyor, yerleri siliyor. Tüm bunları yaparken gördüğü eksikleri, haftalık alışveriş listesine yazıyor. İlkokula giden kızının ve oğlunun beslenme listesini kontrol edip, ertesi güne hazırlanması gerekenleri hazırlıyor. Evin her yanından topladığı bardak ve tabakları bulaşık makinasına sığdırmaya çalışıyor. Makina durunca ertesi güne hiç birinin temiz kalmayacağını bilse de yerlerine kaldırıyor. Herhangi birinin okul toplantısı veya gösterisi varsa onlara katılıyor. Çocuklar okuldan gelince karınlarını doyuruyor, ellerini yıkayıp üstlerini değiştirmişler mi diye kontrol ediyor. Onlar yemeklerini yerken, sağa sola fırlattıkları ayakkabı, mont, okul çanta ve giysilerini topluyor. Yemeklerini yiyip, derse oturduklarında yeniden mutfağa geçip masayı topluyor, bulaşıkları kaldırıyor. Ertesi güne yetecek yemek var mı diye kontrol edip eksikleri listeye yazıyor. Mutfaktan çıkmadan her birine birer meyve tabağı hazırlıyor. Odalarına götürüp, günle ilgili anlattıklarını dinliyor, yorum yapıyor ya da ödevlerine yardım ediyor. Çocuklar derse oturduktan sonra gelen eşi için yeniden masa hazırlıyor. O yemeğini yerken çayı demliyor ve yeniden çocukları kontrol ediyor. Dersi bitenin banyoya girmesi için hatırlatma yapıyor. Onlara temiz çamaşır çıkarıyor. Yıkanmalarına, saçlarını kurutmalarına ve yeniden giyinmelerine yardım edip, eşinin çoktan bitirdiği yemeğin bulaşıklarını toplamak için yeniden mutfağa dönüyor. Masayı ve bulaşıkları topladıktan sonra eşinin kendi doldurduğu çayı bitmiş diye kontrol edip, bittiyse tazeliyor. Sonra küçüklerin odalarına dönüp uyumaları için yanlarında bekliyor, hikaye anlatıyor. Onlar uyuduktan sonra banyo öncesi ortalığa bıraktıkları kirlileri kirliye atıyor, banyoyu temizliyor, havlu ve bornozları asyor. Salona dönüp kanepede televizyonun karşısında uyuya kalan eşini yatağa gitmesi için uyandırıyor. Salonda yeniden biriken bardakları toplayıp makinaya yerleştiriyor. Artık ağzına kadar dolmuş bulaşık makinasını çalıştırıp, içeri ses gitmesin diye mutfağın kapısını kapatıyor. Çocukların beslenmelerini hazırlıyor. Sabah biraz olsun vakit kazanmak için kahvaltı tabak, çatallarını masaya diziyor. Sabah hazır olsun diye çaydanlığı temizliyor yeniden çay atıp, altına su dolduruyor. Ertesi günlere lazım yırtık sökük varsa onları onarıyor. Sonra başını yastığa koyup unuttuğu bir şey var mı diye düşünüyor ve uykuya dalıyordu. 

Ha arada bir erken çıktığı günler de okula gidip küçük oğlunu alıyor, diğerleri servisle eve dönmeden onu biraz parkta oynatıp, eve yetişiyor işte öyle günlerde dünkü gibi tanıdıklarına rastlayıp ayak üzeri de olsa biraz sohbet ediyordu. 

Pansiyon böyle mi işletilirdi Allah aşkına? Bu densiz arkadaşı ile görüşmemeye karar verdi bulaşıkları toplarken. Zaten vakti de yoktu onun öyle insanlarla görüşmeye.  Yapacak daha önemli işleri vardı. 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s