Yıldızlar

Elini gökyüzüne kaldırıp; “Görüyor musun?” dedi dedem. “Bütün yıldızlar ve gezegenler kendilerini gizleme gereği duymadan, öylece duruyorlar gökyüzünde. Biz onların gündüz gidip, gece  geri geldiklerini sanıyoruz.  Oysa hep oradalar.” Gözlerimi gökyüzünden ayıramadan sordum; “Nasıl yani?” “Güneş bizim yarım küremize geldiğinde,  onun ışığını bastıracak kadar parlayamıyorlar. Aydınlığın efendisi gelince onların ışıkları sönükleşiyor.  Güneş dünyanın diğer yanını… Read More Yıldızlar

Hayal içinde hayal

Gölün yanına vardığında, her zamanki kayanın üzerine tırmanıp, ayakkabılarını ve çoraplarını çıkardı hemen. Dört mevsim geldiği bu kaya parçasına oturup, ayaklarını suya değdirmek en sevdiği şeydi.  Sabah trafiğini aşıp, koşturmacanın sakin br huzura dönüştüğü bu anları seviyordu. Ayak parmaklarından, bileğine kadar hissetti gölün soğukluğunu.  Yine her zamanki gibi dingin, huzurluydu göl. Gözlerini kapatıp, hayal içinde… Read More Hayal içinde hayal

Çok güzel doydum

Tenefüs zili çalınca arkadaşı Tahir’le hemen bahçedeki özel yerlerinde buluşup, oturdular taşın üzerine. Her gün yemek tenefüsünde burada buluşurlar çantalarından çıkardıkları yemeklerini birlikte yerlerdi. Tahir o gün arasına salça sürülmüş bir ekmek getirmişti. Hemen yarısını bölüp uzattı Hasan’a. Arkadaşının ekmeğini mutlulukla alan Hasan, elini çantasının içine daldırıp, sabah annesinin hazırladığı paketi çıkardı heyecanla. Paketten yine… Read More Çok güzel doydum

Söz hakkımı kullanıyorum

Hayatı önde olan insanlarla, haberlere konu olup hayatın önüne itilen insanlar hakkında, yakın çevremizden daha çok şey biliyoruz bazen. Belki elimizi uzatacağımız mesafede yaşayan insanlardan haberimiz yokken, onların hayatlarının en azından bir kesitinin tüm detaylarını hafızamıza yerleştirmek için çaba harcıyor haberci ve magazinciler. Hal böyle olunca ister istemez, onlar hakkında önyargı da denilebilecek düşünceler geliştiriyor… Read More Söz hakkımı kullanıyorum

Bir bebeği bekliyorum..

Koridorun sonundaki camdan dışarı seyrediyordu. İnsanlar, taksiler, ambulanslar büyük bir hızla geçip gidiyorlardı binanın önünden. Elinden tutukları ya da kucaklarında getirdikleri, halsizlikleri her hallerinden belli çocukları için endişelenen anne babalar vardı. Kimi küçük kollarını dolamış boynuna, babasının omuzunda uyuyor. Kimi etinden et koparılıyormuş gibi ağlıyordu. Kırmızı elbiseli küçük kızın, kızaran burnunu siliyordu annesi bir mendille.… Read More Bir bebeği bekliyorum..

Can suyu

Ne kadar ağır olabilir ki bir yaprak, düşünce onca ses çıkarmasıyla bölsün sessizliğimi, susuz kalan bir sen misin diyecek dermanım olsa, döneceğim ardıma ama, biliyorum tek tek düşmeye devam edecek bir tas su için. Duymazlığa geliyorum, masanın üzerinde çoğaldıkça yapraklar. Sessizliğime inat düşüyorlar sanki tek tek. Cansuyu bekliyoruz vazodaki çiçekle ben öylece. Bakalım hangimiz daha… Read More Can suyu

Pansiyon Ev

Dün akşam oğlunu okuldan almaya gittiğinde, ortaokulda aynı sınıfta okuduğu bir arkadaşına rastlamıştı. O yıllardan beri hiç görmediği arkadaşı ismini seslenip el salladığında tanımamış, kadıncağız yanına kadar gelip kendini ona hatırlatmak zorunda kalmıştı. Ayak üstü kısacık bir konuşma yapıp, sonra görüşmek üzere telefon numaralarını almışlardı birbirlerinden. Onun da iki çocuğu vardı. Kendisinin dört çocuğu olduğunu… Read More Pansiyon Ev

Bırakın…

Sizin kalıplarınıza, kafanızın içindeki hesaplı, o küçücük kurnazlıklarınıza sığmam ben diye haykırmak geliyordu içinden artık. Yorulmuş, bıkmıştı, insanların onu zihinleri ve algıları kadar olan küçük hapishanelerinden seyredip yorumlamasından. Yürekleri ile dinlemeyi biliyor olsalar, çoktan kurmuşlardı köprüleri. Onlar sadece kendi seslerini duyabilecek kadar bencildiler. Onun ağzından çıkan kelimeler, onların zihinlerinde anlamlarını kaybediyor. Yollarını bulamıyor. Girmeleri gereken… Read More Bırakın…

Değişen bir şey yok

Yepyeni bir güne uyanmış olmayı dileyerek açtı gözlerini o sabah, ama evden çıkana kadar yaşanan koşturmacanın dozunu aşması ile gerilen ruhunu sakinleştirmeye çalışıyordu sokağa çıktığında. Dışarıda henüz soğumaya başlayan havanın kararsız serinliği vardı. Bir yandan parlayan güneşe karşı kısmak zorunda kaldığı gözleri, öte yandan ıslak bir serinliğin nefesinden ciğerlerine doluşu ile ürperdi. Her sabah gözü… Read More Değişen bir şey yok

Düşleri beklerken

Başımı alıp gitmek istiyorum diye geçirdi içinden, dinlediği müziğin etkisinde. Ama öyle geri dönüşü olmayan gidişlerden değil bu defa, bir süreliğine, bir kereliğine belki. Bir yenilenmeye, bir gözden geçirişe, bir kabullenişe ihtiyacı vardı ruhunun. Yeni farketmişti, daima eskisinin yerine bir yenisini aramıştı hayatı boyunca pek çok şey için, ama şimdi yenisini istese de kaybetmek istemediği… Read More Düşleri beklerken