Bir Kahvelik Okumalar

Yıldızlar

Elini gökyüzüne kaldırıp; “Görüyor musun?” dedi dedem.

“Bütün yıldızlar ve gezegenler kendilerini gizleme gereği duymadan, öylece duruyorlar gökyüzünde. Biz onların gündüz gidip, gece  geri geldiklerini sanıyoruz.  Oysa hep oradalar.”

Gözlerimi gökyüzünden ayıramadan sordum; “Nasıl yani?”

“Güneş bizim yarım küremize geldiğinde,  onun ışığını bastıracak kadar parlayamıyorlar. Aydınlığın efendisi gelince onların ışıkları sönükleşiyor.  Güneş dünyanın diğer yanını aydınlatmaya gittiğinde, sahne  onlara kaldığından görünür oluyorlar. Oysa gezegenlerin bir ışığı bile yok. Onlar ışığı doğrudan güneşten alıp yansıtıyorlar. Dünyamız gibi. ”

Büyük babam herşeyi öyle güzel anlatıyordu ki, söylediği her şeyi büyük bir merakla dinliyordum.

“Peki, güneş onun ışığını çalan  bu gezegenlere kızmıyor mu hiç?”

“Hayır kızmıyor.” dedi büyük babam gülümseyerek.

“Şöyle düşün. Öğrendiğimiz bilgiler birer ışıktır. Bizler de bilgiyi bir kaynaktan alırız, tıpkı gezegenlerin ışığı güneşten aldığı gibi.  Okuldan, ailemizden, kitaplardan ve daha bir çok kaynaktan. Her bilgi  bizi büyütür, aydınlatır. Bilgiyi almaya ve kullanmaya başladığımızda, ilk önce gezegenler gibi aldığımız kaynağın ışığını kendimizce yansıtmış oluruz. Tıpkı gezegenlerin farklı ışıkları olması gibi. Bak mesela şu gezegeni görüyor musun? Onun adı Mars. Diğerlerine  göre daha kızıl bir ışığı var. Bir süre sonra öğrendiğimiz bilgileri kendi aklımız ve tecrübelerimizle birleştirip kendi ışığımızı yaymaya başlarız. İşte o zaman bir yıldıza benzeriz ve bir kaynak oluruz.”

“Yani güneş ve yıldızlar gibi her şeyi bilen biri var ve tüm bilgileri o mu söylüyor  bize?”

“Hayır, hayır elbette öyle değil. Bilgiyi üreten pek çok kaynak var. Bilim insanları, filozoflar, araştırmacılar, tecrübe sahipleri.  Tek bir kaynağa mahkum değiliz biz gezegenler gibi. Daha şanslıyız. Okuldaki öğretmenlerini düşün. Okulda ve okuduğun kitaplarla kendi ışığını yayabilecek bilgiyi alıyorsun. Ailen ve arkadaşların da sana pek çok şey öğretiyorlar. Yaşadıklarında öyle.”

“Ama bazı geceler yıldızlar görünmüyorlar, o zaman yaramazlık yapıyorlar ve güneş onlara ceza mı veriyor?”

“Eğer gökyüzünde çok bulut varsa, o zaman yıldızlar  parlasalar bile biz onları göremiyoruz. Çünkü bulutlar bize yıldızlardan daha yakınlar ve  onların önüne geçiyorlar. Tıpkı bir sinemada, önünden biri geçtiğinde filmi göremediğin gibi. Evrende hiç bir şey, diğer bir şeye ceza vermez, bunu sakın unutma. Ceza insanların öğrenmeye katkı sağladığını sandığı hatalı bir yöntemdir.. Sadece korku yaratır. Korkarak öğrendiği şeyleri sorgulayamaz insan. Sorgulayamadığında ise kendi ışığını üretemezsin, sadece yansıtırsın. Birine vurarak ya da korkutarak bir şey öğretirsen, o da başkasına vurarak ve korkutarak öğretmeyi öğrenir. Öğrenilen bilgi değildir o zaman. Sadece ezber olur. Ezberler insanı aydınlatmaz. Kolayca unutulduğundan kullanılmaz olurlar.”

“Annem bana ceza veriyor ama!”

“Annen doğru yapmadıklarını farketmen için sana hatırlatıcı olaylar yaratıyor sadece. Bunlar tam olarak ceza sayılmaz. Böylece onu bir daha yapmak istediğinde, o olay aklına geliyor.  Bu hatırlatıcı olaylar sayesinde, sen annenin yeniden uyarmasına gerek kalmadan o hataları bir daha tekrarlamıyorsun. Tıpkı ateşe elini uzattığında, elinin yanması gibi.”

“Hiç böyle düşünmemiştim, Bazen unutuyorum ama!”

“O zaman öğrenene kadar annen farklı yöntemlerle, aklından çıkmamasını sağlayacaktır.”

“Ondan adım gibi eminim” dedim gülümseyerek. Annem bu konuda gerçek bir uzmandır.

Dedemle sohbet etmeyi çok seviyordum ama tutamayıp esneyince saatine baktı ve;

“Hadi bakalım küçük hanım, uyku vakti geldi, hava da serinledi. İçeriye girelim artık. Yarın yine devam ederiz.” dedi sevgiyle.

İstemeyerek kalktım sandalyeden.

“Demek öğrenmek bu yüzden bu kadar önemliymiş. Eğer öğrenmez veya sadece ezberlersek o zaman hep karanlıkta kalırız.  Şimdi anladım neden bazı insanlara “aydın” denildiğini.  Dedem gerçekten çok akıllı bir adam.  Acaba yıldızlara gidenler o parlaklıktan rahatsız olmuyor mu? Neyse onu da yarın sorarım artık.”

2 replies »

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s