Hayal içinde hayal

Gölün yanına vardığında, her zamanki kayanın üzerine tırmanıp, ayakkabılarını ve çoraplarını çıkardı hemen. Dört mevsim geldiği bu kaya parçasına oturup, ayaklarını suya değdirmek en sevdiği şeydi. 

Sabah trafiğini aşıp, koşturmacanın sakin br huzura dönüştüğü bu anları seviyordu. Ayak parmaklarından, bileğine kadar hissetti gölün soğukluğunu. 

Yine her zamanki gibi dingin, huzurluydu göl. Gözlerini kapatıp, hayal içinde hayal yaşamaya başladı. Daha ayak parmağını değdirdiği anda, göl onu tanıdık bir kucaklaşma gibi sarıyor, bedenini yavaşça kendine katıp, suyun huzurlu sakinliğini yaşatıyordu. Az önce birer bulut gibi geçip giden düşünceler, şimdi birer balık olmuş yüzüyorlardı çevresinde. Kendi cennetiydi burası.

 Suyun hafızası taptazeydi hala, daha dün üzerinde getirdiği bulutların yansıması az ileride ona bakıyordu. Belki yeniden kavuşmak istiyorlardı zihnine, belki yeniden sinir hücrelerinden bedeninin her noktasına erişip, baştan ayağa gölgeler yapmak istiyorlardı, şimdi arınan ruhuna, ama hiç şansları yoktu gerçekten. Bu günün gölgelerinden yeni arınıyordu daha. Onları bir fırtına için biriktirmek gibi bir niyeti yoktu. 

Su sakince doldu tüm hücrelerine, öyle ki bedenin sınırları kaybolmuştu artık. Yüzüyor muydu, yoksa suyun ta kendisi mi olmuştu ayırdedemiyordu. 

Her zaman bu kadar kolay olmuyordu kendini aşıp, bu kadar suya dahil olmak. Tadını çıkardı, uzun uzun. Gölün sazlıklarına bir rüzgar değdi. Ninni gibi yayıldı suyun üzerinde melodisi. Kuşların şarkıları cevap verdi sazlığa. 

Derken o tanıdık ses geldi uzaklardan, derin derin çalan bir ney sesi. Ney huzurun anahtarıydı onun için. Bir hayalden uyanmanın çağrısıydı aynı zamanda. Özür dileyerek ayrıldı gölün kollarından. Gözlerini açtı, neyin sesi biraz daha yakındaydı şimdi. Ayaklarını sudan çekerken teşekkür edip, vedalaştı gölle. Acele etmeden giydi çorapları ve ayakkabılarını. Dikkatle indi, tırmandığı kayadan. Hayal içinde hayal bitmişti bu günlük.
Tekrar açtı gözlerini, tatlı ney sesiyle onu gerçek hayata çağıran telefonunu susturdu eliyle. Artık çalışması gerekiyordu. Kalkıp ofisinin kapısını açtı. Ofistekiler kapı kapalıyken içeri girmemeleri gerektiğini çoktan öğrenmişlerdi. Kapı açıldığında ona dönen yüzlere gülümsedi mutlulukla.
Hiç biri az önce nerede olduğunu bilmiyordu. Günün en güzel anları son bulmuştu şimdilik.

Dönüp bilgisayarının başına geçti. Bir hafta sonra gerçekleşecek ihalenin dosyalarının bitmesi gerekiyordu.

Hayal içinde hayal’ için 2 yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s