Aşkın şiir hali

Bin yıllardır, her aşığın kurduğu hayallerden kuruyordu o da. Şiiri aşk doğurmuş olmalı diye düşünüyordu. Sevince, sevdiğine erişemeyince ya da sevilen gidince, insanın şair olması çok güzeldi aslında. Katil olan da vardı. Şiir çok güzeldi gerçekten, her güzel şey şiire dönüşebilirdi. Hatta güzel kelimesi, şiir ile değiştirilmeliydi. Hayat çok şiirdi mesela, sevdiği de çok şiirdi.… Read More Aşkın şiir hali

Adam

İçinden geçen tüm duyguları söyleyebiliyordu dili, gizlisi saklısı yoktu kimseden. Zerre kötü niyeti yoktu sözlerinin aslında. Yine de ya anlaşılmıyor ya da yanlış anlaşılıyordu. Aklına binbir fikir geliyordu yapacağı ne iş olsa. Tek başına yapabildikleri oluyordu arada, bayılıyorlardı o işlere. Yardım lazım olduğunda herkesin işi çıkıyordu nedense. Sözlerini derleyip, toplayıp yazıyordu bir yerlere. Bir gün… Read More Adam

Aile Tiyatrosu

Hep sessizdi artık, konuşulacak ne kalmıştı ki aralarında. Her gün aynı yatakta, başka düşlerin peşinde ve içinde uyuyorlar, her sabah aynı koğuşun askerleri gibi selamlaşıp günlük görevlerine başlıyorlardı.  Tek getirisi minik kızlarıydı bu görevin. Onun bir babaya ihtiyacı olduğunu düşünmeseydi, zaten sessizliğini en azından “Ayrılalım!” demek için bozardı ama, olmazdı şimdi, bir tek kendisini düşünemezdi.… Read More Aile Tiyatrosu

Bir bebeği bekliyorum..

Koridorun sonundaki camdan dışarı seyrediyordu. İnsanlar, taksiler, ambulanslar büyük bir hızla geçip gidiyorlardı binanın önünden. Elinden tutukları ya da kucaklarında getirdikleri, halsizlikleri her hallerinden belli çocukları için endişelenen anne babalar vardı. Kimi küçük kollarını dolamış boynuna, babasının omuzunda uyuyor. Kimi etinden et koparılıyormuş gibi ağlıyordu. Kırmızı elbiseli küçük kızın, kızaran burnunu siliyordu annesi bir mendille.… Read More Bir bebeği bekliyorum..

Can suyu

Ne kadar ağır olabilir ki bir yaprak, düşünce onca ses çıkarmasıyla bölsün sessizliğimi, susuz kalan bir sen misin diyecek dermanım olsa, döneceğim ardıma ama, biliyorum tek tek düşmeye devam edecek bir tas su için. Duymazlığa geliyorum, masanın üzerinde çoğaldıkça yapraklar. Sessizliğime inat düşüyorlar sanki tek tek. Cansuyu bekliyoruz vazodaki çiçekle ben öylece. Bakalım hangimiz daha… Read More Can suyu

Değişen bir şey yok

Yepyeni bir güne uyanmış olmayı dileyerek açtı gözlerini o sabah, ama evden çıkana kadar yaşanan koşturmacanın dozunu aşması ile gerilen ruhunu sakinleştirmeye çalışıyordu sokağa çıktığında. Dışarıda henüz soğumaya başlayan havanın kararsız serinliği vardı. Bir yandan parlayan güneşe karşı kısmak zorunda kaldığı gözleri, öte yandan ıslak bir serinliğin nefesinden ciğerlerine doluşu ile ürperdi. Her sabah gözü… Read More Değişen bir şey yok

Düşleri beklerken

Başımı alıp gitmek istiyorum diye geçirdi içinden, dinlediği müziğin etkisinde. Ama öyle geri dönüşü olmayan gidişlerden değil bu defa, bir süreliğine, bir kereliğine belki. Bir yenilenmeye, bir gözden geçirişe, bir kabullenişe ihtiyacı vardı ruhunun. Yeni farketmişti, daima eskisinin yerine bir yenisini aramıştı hayatı boyunca pek çok şey için, ama şimdi yenisini istese de kaybetmek istemediği… Read More Düşleri beklerken

Çünkü çok özledim seni

Uzun süredir rölantiye almıştı yüreğini, bekliyordu. Aslında iyi gelmişti bu ara ona, dinlememişti hiç yüreğini başka şeylerin peşine düşmüştü bir süreliğine, merak ediyordu ne olacağını. Hissettikleri gerçek miydi, anlık hevesler miydi sadece? “Bugüne kadarmış .” dedi, akşam olmak üzereydi. O tanıdık hasret ve yanlızlık hissi kapladı yine yüreğini. Görüşmemişlerdi de ne zamandır zaten. “Hani gözden… Read More Çünkü çok özledim seni

Bir zamanlar

Hayatta hiç bir şey insana gerçek biri olmadığını anlamak kadar ağır gelemez herhalde. Milyonlarca şey yaşarsın sessizce içinde kopan fırtınalar, dışarıdan görünen sakin nefes alışlarında karışır gider havaya. Düşünmenin bile son buldugu garip dönemler yaşarsın. Yine boyut değiştirmek, belkide hayatın içinde bir hologram gibi kaybolup giden seni yaşamak istersin yine. Aslında olmayan ama herkesin adınla… Read More Bir zamanlar