Minik bir yürek – Bölüm 6

Berna Koray’ın yanından çıktıktan sonra doğruca Soner beyin yanına geldi ve telefonunu kullanıp kullanamayacağını sordu. Soner bey düşünmeden uzattı cep telefonunu. Berna telefonla bahçeye doğru yürürken o da Koray ile konuşup ikna etmek için oğlunun odasına gitti. “Ona annesini araması gerektiğini söyledim” dedi Koray babasını görünce. Bunu söylerken sesi titreyip gözleri dolmuştu. Soner bey ikisinin… Read More Minik bir yürek – Bölüm 6

İlk kar

Yılın ilk karı yağarken dışarı çıktığında, henüz hava tam aydınlanmamıştı. Gökyüzünde koyu gri bir pus vardı. Güneşli günleri daha şimdiden özlemişti. Apartmandan çıkınca yüzüne vuran ayaza karşı montunun fermuarını yukarı kadar çekip, keşke bir bere taksaydım diye düşündü. Dün geceden yağan yağmurun üzerine düşen kar, henüz tutmamıştı. Yerler ıslaktı. Yapraklarından soyunan ağaçlar, karanlıkta rüzgarın etkisiyle… Read More İlk kar

Beklenmedik yarınlara doğru (Bölüm 5)

Evet, benim hayat hikayem böyle başlamıştı. Zavallı anneme anneannem sahip çıkmamış olsaydı, daha neler yaşardı kim bilir? Anneannemin bana anlattığına göre, annem o kadar sarsılmıştı ki, uzun bir süre kendine gelemedi. Yönetim kurulunda olan anneannem sınavlara dışarıdan girebilmesi için ona bir rapor ayarlamıştı. Kalan iki ayı okula devam etmeden geçirip diplomasını aldı. Bütün bu zaman… Read More Beklenmedik yarınlara doğru (Bölüm 5)

Didar’ın Kısmeti – Bölüm 2

O bunları düşünürken, Ares uykuya dalmıştı çoktan. Saatlerdir bir türlü beklediği ilgiyi göremeyen Medusa bacaklarına dolaştı, gelip. “O güzel prensesim, canın mı sıkıldı yoksa? Ne yazık ki bu gece evimize gidemeyeceğiz.” dedi onu kucağına alıp. Kedi beklediği ilgiyi görmekten memnun mırıldandı keyifle. Didar onu her gün ev ve klinik arasında taşıyıp duruyordu. Aslında evde bırakabilirdi… Read More Didar’ın Kısmeti – Bölüm 2

Yüreğimin sahibi – Bölüm 4

“Annem Poyraz’ı uyutuyor, buyurun gölgede dinlenin biraz o gelene kadar.” diyerek kameriyeyi gösterdi adam ona. Güneş gerçekten o kadar yakıyordu ki, kısacık bir mesafe yürümüş olsa da, kan ter içinde kalmıştı. Kameriyenin gölgesi iyi geldi oturunca, “Size soğuk bir şey ikram edeyim.” diyerek kayboldu adam ortadan. Az önce oturduğu tahta platform gibi, bir platform vardı… Read More Yüreğimin sahibi – Bölüm 4

Yüreğimin sahibi – Bölüm 3

Otobüsten indiğinde yüzüne çarpan sıcak hava ile sarsıldı birden, klimalı uzun bir yolculuğun ardından, Antalya’nın nemli ve sıcak havası nefesini kesmişti aniden. Kalbinin annesi onu otogardan alabileceklerini söylese de, o adresi alıp kendisinin geleceğini söylemişti. Bu yolculuğun onu çağırdığını düşünüyordu zaten başından beri, bu yüzden mümkün olduğunca kendi başına kalmak, kendi başına hareket etmek isteği… Read More Yüreğimin sahibi – Bölüm 3

Yüreğimin sahibi – Bölüm 2

Eve çıkalı neredeyse bir ay olmuştu, fiziki olarak artık eskisinden çok daha iyiydi. İki günde bir gittiği kontrollerinde artık ona nakledilen kalp için bir risk kalmadığı söyleniyordu. Tek eksilmeyen gecelerine çöken o ağlama sesiydi hâlâ. Artık terapiye devam etmek istemediği için, psikoloğa rüyaların sona erdiğini söylemişti, çünkü Murat fiziki sağlığının iyi olmasına rağmen hala psikoloğa… Read More Yüreğimin sahibi – Bölüm 2

Kimin cenneti? – Bölüm 6

“E Osman? İyice dinlenebildin mi? Çocuklar uçurtma uçurduğunu söylediler senin.” Cevap vermedi Osman, Ertuğrul’a. Adam parlak takımının içinde bir yılana benziyordu gerçekten. Osman şakasına gülmeyince ciddileşti Ertuğrul, “Artk işimize bakalım o zaman, bu defa büyük bir iş var Osman, becerebilirsen.” “Ne vereceksin?” “Cenneti satın alabileceğin kadar çok para!” diyerek kahkaha attı Ertuğrul. “Sen cenneti nereden… Read More Kimin cenneti? – Bölüm 6

Bir küçük aşk masalı Bölüm 6

Tam mahallenin başına geldiklerinde Murat tutuvermişti elini yeniden, Melek’in bir serçe gibi çırpınacağını anlayınca, daha sıkı tuttu. Artık mahalleliden saklamaya gerek yoktu ki, Murat’ın en büyük hayaliydi bir gün sevdiğinin elinden tutup yürümek bu sokaklarda. Mahallenin en güzel kızı ve en yakışıklı delikanlısı bir araya gelmişti işte, tam da beklendiği gibi olmuştu herşey. Onları el… Read More Bir küçük aşk masalı Bölüm 6

Bir küçük aşk masalı Bölüm 4

Restoranın kapısına gelince ilk gün geldiği gibi derin bir nefes aldı önce, kafası allak bullaktı. Bu onu son görüşü olacaktı, yapabilse şimdi içeri girer olan biteni tüm çıplaklığı ile anlatırdı ama, Tolga o onun bir yalancı olduğunu anladığında, yaşanılan herşeyin bir oyun olduğunu duyduğunda, hissettiklerinin gerçek olduğuna inanır mıydı? Ayrıca onun gibi varoşta büyümüş bir… Read More Bir küçük aşk masalı Bölüm 4

Bir küçük aşk masalı Bölüm 3

Melek son iki günde İnci kimliği ile hayatında yaşamadığı duyguları tadıyor ve gidemeyeceği yerlere gidiyordu. Tekne için Tolga’nın verdiği adrese vardığında, onun ışıltılı simsiyah gözlerinin içinde yelken açmıştı zaten. İkisinin arasında bu tarif edemedikleri çekim sadece iki günde sanki yıllardır ve berabermişler de, bir daha hiç ayrılmayacaklarmış gibi hissetmelerine neden oluyordu. O  gün tanıştığı insanları… Read More Bir küçük aşk masalı Bölüm 3

Bir küçük aşk masalı Bölüm 1

Bulutların üzerinden bakıldığında neredeyse görünmeyecek kadar olan küçük mahalle, yaklaştıkça şehirin yanına iliştirilmiş küçük bir çakıl taşı gibiydi. Sanki oraya ait değilmiş de bir yapbozun kaybolan parçasının yerine eklenmiş kadar eğreti görünmesine rağmen, bütünün bir parçasıydı işte. Bu küçük mahallenin küçük evlerinde yaşayan insanlar her gün dar sokaklardan geniş caddelere geçiyor, sonra kendi çakıl taşından… Read More Bir küçük aşk masalı Bölüm 1

Koşulsuz Aşk

Size “Ne tür insanları seversiniz ya da sevmezsiniz?” diye sorsam, eminim her biriniz, uzun listeler hazırlayabilirsiniz bana. Sevgi, içinde pek çok anlam ve duyguyu barındıran bir kelime aslında. Bu sorunun içinde kastedilen sevgi, seçim yapabileceğiniz ya da koşul koyabileceğiniz durumlar için geçerlidir çünkü. Örneğin içki içen insanları sevmeyen birinin, anne veya babası alkolik olabilir ama,… Read More Koşulsuz Aşk

Böcek!

Sıçrayarak uyandı uykusundan, kan ter içinde kalmıştı yine. Çocukluğundan beri tekrarlanan kabusu bölmüştü uykusunu. Ciddi bir böcek fobisi geliştirmesine neden olan bu kabus yüzünden çoğu gece aynı şeyi yaşıyor, sonra uzun süre uyuyamıyordu yeniden. Her defasında kendisini önce rahat bir yatakta uyurken görüyor, sonra tavandan kocaman bir delik açılıp siyah, badem büyüklüğünde antenli böcekler cızır… Read More Böcek!

ÇIKMAZ

Konuşurken doğrudan gözlerimin içine bakıyordu, bunu yıllardır ilk kez yaptığına şahit oluyordum. Çoğunlukla benden mümkün olduğunca uzak durmaya çalıştığını hissettirirdi bana. Dostluğunu esirgemezdi ama, fiziksel olarak aramıza bir mesafe koyar, ya da sohbetlerimiz yüreklerimize dokunmaya başladığında günlerce ortadan kaybolurdu. Bu kaçışına öyle alışmıştım ki, uzaklaşmasın diye sesimi hiç istemediğim bir tona ayarlayıp, mümkün olduğunca bizden… Read More ÇIKMAZ

Kiraz Senfonisi Allegro (Bölüm 4)

“HER AN ÖLÜMÜ YAŞAYAN KUTSAL AĞAÇ SAKURA” Tam üç yıl geçmişti aradan, üç yıl ikisi benim aracılığımla haberleşmelerine rağmen hiç bahsetmediler bu konudan bir daha, ne arkadaşım “ne zaman?” diye sordu, ne o bir şey söyledi. Ruhları hazırlanıyor gibiydi sadece, ikisi de hazırlanıyordu hissediyordum. Ben de bekledim sessizce, tanıklık ettiğim evrenin bu en sadık çiftine… Read More Kiraz Senfonisi Allegro (Bölüm 4)

Kiraz Senfonisi Andante (Bölüm 2)

“HER AN ÖLÜMÜ YAŞAYAN KUTSAL AĞAÇ SAKURA” Onun danseden bedenine takıldı gözlerim bir süre, öyle dans ediyordu ki, sanki ruhunu salıvermiş içi boş bir kukla gibiydi. Mutluluğun değil deö kaybolmaya yeminli bir insanın dansıydı bu, rastgele, başı boş hareket eden bir bedendi o sadece bu cennetin içinde, kaybettiği ruhunu bir kadehin içinde arıyor, kadehin ona… Read More Kiraz Senfonisi Andante (Bölüm 2)

Kiraz Senfonisi Allegro (Bölüm 1)

“HER AN ÖLÜMÜ YAŞAYAN KUTSAL AĞAÇ SAKURA” Ilık rüzgarın müziği ile kiraz ağaçlarının üzerine konmuş pembe  kelebekler gibi uçuşan çiçeklere takıldı gözü, yolun kenarına sırayla dizilmiş ağaçlar dalgalanan pembe bir hayal denizini andırıyordu. İnsan bir masalın içinde olmak istese ancak böyle bir yer seçebilirdi herhalde. Saçlarını belli belirsiz okşayan rüzgara karşı kapattı  gözlerini yine de,… Read More Kiraz Senfonisi Allegro (Bölüm 1)

Kalenin son tuğlası düşmeden.. “İZ”leri takip edin sevgili yöneticiler

“Adam yorgun argın tamamladıkları günün ardından geldikleri durakta, elindeki kartını cihazdan okutarak, karısına “Sen bin git, ben yarım saat oyalanır, süre dolunca biner gelirim” dedi. Kadın eşiyle birlikte çıktıkları işlerinden birlikte binip, evlerine gidemiyor olmalarını anlamlandıramıyor olsa da, biliyordu ki, şehrin yönetiminin aldığı karar buydu. Toplu ulaşımda kullanılan kartları iki kişi aynı anda kullanamıyordu, aradan… Read More Kalenin son tuğlası düşmeden.. “İZ”leri takip edin sevgili yöneticiler

İzin ver, yüreğinde varsa bir yerim, kapladığım maviliği bilmeden ölmeyeyim

Şarap rengi bir zaman girdabının içinde masmavi deniz düşlerim, sonsuz maviliğe çekiyor beni insafsızca. Satırlar dolusu döküleceğim kadehten, kızıl bir sel olup akacağım az sonra sana. Öyle sınırsızım ki kendimle, bir kadeh kırmızıda yelken açıyorum ufka, açık bir denizin en derin yerinde, kendi sesimden başka bir insan sesinin olmadığı yerde fısıldıyorum ismini. Bir ben biliyorum,… Read More İzin ver, yüreğinde varsa bir yerim, kapladığım maviliği bilmeden ölmeyeyim

Otomatik Pilotta Yaşamak

Size de olur mu bilmem ama, bazen beni heyecanlandıran durumlar varsa ve eğer bu heyecanımı gizlemek zorundaysam, beynim öyle bir “sıradan davranmaya” kodlanır ki, aslında mutluluk, takdir ya da teşekkür gerektiren olumlu durumlara bile tepki veremez olurum. Hiç bir şey olmamış ya da duyduğum şey karşısındaki memnuniyetim yokmuş gibi seri halde konuşmaya devam ederim. Bu… Read More Otomatik Pilotta Yaşamak

Koca bir şehirde sadece bir çöp olmak

Hava o kadar soğuktu ki titreyen bedenini ısıtacak bir kuytu aramaktan yorgun düşmüştü. Dünden beri bir şey yememişti, Sokaklarda ısınacak bir yer, ağzına atacağı bir lokma için dolanıp duruyordu. Bu sabah, bir şeyler bulma umuduyla çöp torbalarını kurcalerken, köpeklerin saldırısından zor kurtulmuştu. Kaçarken, az kalsın bir arabanın altında kalıyordu. Açlık vücut ısısını iyice düşmüştü. Motoru… Read More Koca bir şehirde sadece bir çöp olmak

Mutluluk içinizde

Tüm varlıklar bir arada mutlu olduklarında dünya yaşamayı dilediğimiz o güzel yere dönüşecek 🎄 Eğer siz de benimle aynı fikirdeyseniz yeni yılın her varlığa mutluluk ve huzur getirmesi için yapabileceklerinizi esirgemeyin 🙏🏻 Bu gece sokakta veya tek başına çok canlı olacak. Bir cenette yaşamak istiyorsak, o cenneti yaratacak gönüllü meleklere ihtiyacımız var 👱‍♀️👱👦 Sevginin yaratacağı… Read More Mutluluk içinizde

İçinizdeki çocuğa bir oyun teklifim var!

Yeni yıl yaklaşırken, her şeyin başlangıcında olduğu gibi umutları tazeleniyor insanın. Çoğu insan zamanla hayata dair coşkusunu ve umudunu kaybettiğini söylese de, aslında her birimizin göğüs kafesinde yer alan sonsuz sevgi kaynağı, yeniden ışıldamak ve içinizde kelebekler uçurmak için sadece ve sadece sizden bir izin bekliyor. Bunu tek başına yapmak zor geliyorsa, isterseniz hep birlikte… Read More İçinizdeki çocuğa bir oyun teklifim var!

Kadınlar neden geç hazırlanır?

Erkeklerin en büyük şikayeti, bir yere gidileceği zaman kadınların hazırlıklarının bitmemesi yüzünden bekletilmektir. Bunu büyük bir hakmış gibi gerine gerine söylerken, arka planda kadınların yaşamında olanlar ve bu geç hazırlanma konusu arasındaki bağı pek düşünmezler. Kadınları zaten hiç anlamadıklarını söyleyen beyler için, ben de bu sorunun cevabını kendimce ve kendimden yola çıkarak özetlemek istedim. Bir… Read More Kadınlar neden geç hazırlanır?

Sabret!

“Sabır” kelimesinin birden çok durum veya anlam yüklendiğini anlamıştı yaşı ilerledikçe. Belki de kelimeler önce  kafamıza yerleştiriliyor, sonra tecrübelerimize göre birden çok anlam yükleniyorlardı. Çoğu zaman insanlar  çok “sabırlı” olduğunu söylemesine rağmen, kendisi hep bir “sabırsızlık” içinde içinde olduğunu hissediyordu. Bunun “sabır” denilen o bekleme sürecinin nasıl işlediği ile ilgisi vardı daha çok. Sabretmek çoğu… Read More Sabret!

Hayaller kırılıncada, nazar çıkar mı?

Sonbaharda ağaçların sararıp solduğu gibi solmuş. Tüm renkleri dökülmüş. Toprak gökkuşağının tüm renklerini sonraki bahara kadar içine saklamış gibi hissediyordu. Her şeyin güzel olacağını hayal ederek yaşamak güzeldi de, hayaller kırılınca insanın canı çok yanıyordu gerçekten. Hayal kurup, kırılınca da mutlu olmanın bir yolu var mıydı acaba? Bir bardak çayda çok güzeldi, düşüp kırılırsa ikinci… Read More Hayaller kırılıncada, nazar çıkar mı?

Ben sizin kızınızım! 

Çocukluğunda çevresindekilerin ailede kimseye benzemediğini söylemesi ile başlayan kafa karışıklığı eğlenceli bir maceraya neden olmuştu. Henüz okula başlamadığı yıllarda, bu söylemlerin yarattığı  endişeyle annesine; “Ben neden size hiç benzemiyorum?” diye sormuş. Annesi ise yorgun bir günün ardından beklemediği bu soru karşısında; “Seni çingenelerin torbasından aldık!” deyivermişti. Annesinin bu geçiştirme cümlesi ile başlattığı  macerayı tahmin etmesi… Read More Ben sizin kızınızım! 

Çatışmalar

İnsanlarla herhangi bir ortamda bir araya geldiğimizde, çoğunlukla gülen yüzlerine, olabildiğince iyi hallerine tanıklık eder, bu halleriyle hafızalarımıza yerleştirir, çok yakından tanımıyorsak, hayatlarında olan biteni ve bunların onlarda yarattığı etkiyi farketmeyiz bile.  Gülümseyerek selamlaşmak herkes için etkili bir davranış olsa da, bu selamların arkasındaki yaşamların ne olduğunu bilmemiz çok zordur. Çevremizdeki herkesin yaşamının içinde, ya… Read More Çatışmalar

Çocukluğumun mahallesinde 

Boş hafta sonunu, büyüdüğü mahallenin sokaklarını gezmek için ayırmıştı. Hava biraz serin olduğu için evden çıkmadan sıkıca giyinmişti. Yürümeyi her zaman çok severdi ama bu kez çocukluğunun ayak izlerinin peşinden gideceği için heyecanlıydı. Aslında yıllardır böyle bir hayali vardı. Bir türlü sırası gelmemişti. İşte bu gün anılarla dolu bir gün için ayrılmıştı. Saat henüz sabah… Read More Çocukluğumun mahallesinde