Yüreğimdeki açılışa davetlisiniz

15.05.2007 İlkin bir aday başvurusu, sonra işe yeni başlamış bir yabancı, derken “günaydın-iyiakşamlar” ikilisinden sıyrılarak gelişen paylaşımların ardından, duvar panosundaki bir ses olmak; rekabete dayalı bir düzen içinde kaybolduğun ainandığımız sosyal paylaşımların, aslında ne kadar basit ve maliyetsiz yöntemlerle ortaya çıkarılabileceğinin göstergesidir diye düşünüyorum.   Bundan dolayı, şu anda okuduğunuz satırlar çalışma arkadaşlarım tarafından bana… Read More Yüreğimdeki açılışa davetlisiniz

Yine de seni tanımak güzel..

Herşeyden emin olup da mı çıkmalı her zaman yola, yoksa bazen salıverilmeli gonul olurdu olmazdı demeden hayata… Hoş ben salsam sen salar mısın, onu bile bilmeden düşünüyorum tüm bunları..   Yaşamaya korkmak mı, yoksa yaşamamaya kestiremiyorum bu yüzden bazen. Bir gün tam yanıbaşımda, her şeyinle teslim olmuş, ertesi gün yan yana ama çok uzaklarda gibisin… Read More Yine de seni tanımak güzel..

Yarına Allah Kerim

Nefes nefese kalmıştı koşturmaktan.  Bütün gün ona verilen işleri bitirmiş, her akşam olduğu gibi amirinin odasına yevmiyesini almaya zor yetişmişti. Kapıda beş kişi daha bekliyordu. İçeriden amirinin yükselen sesine bakılırsa, bir şeyler doğru gitmemişti. İçeride paylanan arkadaşlarının durumuna düşmekten korkan diğerleri, sessizce bekliyorlardı. Her akşam oluyordu böyle şeyler. Mutlaka birileri yaptıkları işten şikayetçi oluyorlardı. O… Read More Yarına Allah Kerim

Çünkü çok özledim seni

Uzun süredir rölantiye almıştı yüreğini, bekliyordu. Aslında iyi gelmişti bu ara ona, dinlememişti hiç yüreğini başka şeylerin peşine düşmüştü bir süreliğine, merak ediyordu ne olacağını. Hissettikleri gerçek miydi, anlık hevesler miydi sadece? “Bugüne kadarmış .” dedi, akşam olmak üzereydi. O tanıdık hasret ve yanlızlık hissi kapladı yine yüreğini. Görüşmemişlerdi de ne zamandır zaten. “Hani gözden… Read More Çünkü çok özledim seni

Çocuk

Bütün gün dışarı çıkarılmak için beklemişti, annesinin evdeki işleri bir türlü bitmeyince, burnunu otuzuncu kattaki evlerinin camına dayamış, bahçeyi görmeye çalışmıştı. Ne kadar uğraşsa da, bir türlü gözükmüyordu aşağısı, yandaki evlerin pacereleri, balkonları gözüküyordu tabi ama, onun görmek istediği oyun parkıydı. Pencereye öyle yapışmıştı ki görebilmek için, alnının ve nefesinin bıraktığı iz çıkmıştı cama. Zaten… Read More Çocuk

Bir zamanlar

Hayatta hiç bir şey insana gerçek biri olmadığını anlamak kadar ağır gelemez herhalde. Milyonlarca şey yaşarsın sessizce içinde kopan fırtınalar, dışarıdan görünen sakin nefes alışlarında karışır gider havaya. Düşünmenin bile son buldugu garip dönemler yaşarsın. Yine boyut değiştirmek, belkide hayatın içinde bir hologram gibi kaybolup giden seni yaşamak istersin yine. Aslında olmayan ama herkesin adınla… Read More Bir zamanlar

Aşkı Ticarete Dökenler

14.05.2007 Sevilmek insanın doğumundan ölümüne dek en temel ihtiyaçlarından biridir. Sevilmeye “Hayır” diyecek bir yürek tasiyana rastlayamadim henüz. Bu kadar sevilmeyi arzulayan biz insanlar nedense, iş sevmeye gelince cimrileşiveririz. Oysa sevmek “alınanı vermek”, “sahip olunandan eksiltmek” değildir. Tam aksine sevmek verildikçe çoğalan yeryüzündeki en tükenmez hazinelerden biridir. Herhangi bir maddi bedel, fiziksel güç gerektirmez, oturduğumuz… Read More Aşkı Ticarete Dökenler

Kırmızı noktalı musluk

O gün ilk kez annesinin  çalıştığı eve gidecekti. Annesinin hiç yaptığı şey değildi çalıştığı eve onları götürmek  ama o gün öyle gerekmişti işte. İyi ki de öyle gerekmişti. Hayatında ilk kez akrabaları dışında  başka bir evine gidecekti. Sabah erkenden uyanıp, annesinden önce giyindi. “Hayırdır oğlum, ne bu telaş?” dedi annesi yataktan başını kaldırınca. Zaten tek… Read More Kırmızı noktalı musluk

Marka mı, kalite mi?

Yıllar önce bir film izlemiştim. Adını hatırlamaya çalıştım ama bulamadım. Çok ünlü bir kadın giyim markasının, genç moda tasarımcısı kadın, tasarladığı kıyafetler milyon dolarlara satıldığı halde kapışılınca, patronundan zam istiyordu. Ona göre marka onun tasarımları ile milyonlar kazanıyordu ve onun payına düşen de şimdi eline geçenden daha fazla olmalıydı. Patronu onu sonuna kadar dinliyor ve… Read More Marka mı, kalite mi?