Hayat istediğini verecek – Bölüm 10

Gonca elini duvarda oturan Semih’in omuzuna koydu konuşurken. Hiç kimselere dokunmayan ve dokundurtmayan Semih’in yüzündeki mutluluk ifadesi iyice çileden çıkardı Alparslan’ı. Gidip suratına bir yumruk indirmek istiyordu Semih’in şimdi ama bunu nasıl bir gerekçeye bağlayacağını bilmiyordu. Okulun kapanmasına çok az kalmıştı. Biraz daha dişini sıkarsa kurtulacağı tek şey sevdiği kadını en yakını arkadaşına kaptırdığını gösteren bu manzaralar olacaktı. O ise hiç sevmediği bir kadınla bir ömür geçirmek üzere hazırlıklara devam edecekti. Bu düşünce iyice yaktı canını. O Nihal’i sevmiyordu, sevdiği tek kişi Gonca’ydı. Onu da Semih ile paylaşmaya hiç niyeti yoktu.

Oturduğu yerden hızla kalkıp telefonunu çıkardı ve birileri ile uzun bir konuşmaya daldı.  Konuşması  bittiğinde Semih ve Gonca az önceki yerlerinde değildiler.

Terasta her zamanki yerlerindeydiler şimdi. Çıkarken Alparslan’ın onları takip edeceği ikisinin de aklına gelmemişti.

“Biliyor musun,” dedi Semih, “Anneannem bana her zaman ‘hayat istediğini verecek’ der.”

“Yani?”

“Baş harfleri yani HIV’in ‘hayat istediğini verecek’. Ona göre bu hastalığı henüz bebekken yenip kurtulmuş olmam hayatın bana istediğim her şeyi vereceğinin bir işateti imiş.”

“Ne güzel bir düşünce” dedi Gonca gülümseyerek.

“Evet o da bunu güzel algılamam için uydurmuştu herhalde.”

“Demek gizli buluşma yeriniz burası ikinizin” diyen Alparslan’ın sesine döndüler ikisi birden.

“Bakıyorum hiç zaman kaybetmemişsiniz ikiniz.”

Semih öfkeyle bir adım attı Alparslan’a, Gonca tuttu kolundan.

“Ne demek istiyorsun?”

“Yani siz ikiniz hep birlikteydiniz değil mi? Fazla yakındınız”

“Saçmalıyorsun.”

“Nişanlanıp dönen  sen değil miydin?” dedi Semih yine öfkeyle.

“Artık nişanlı değilim ve sevgilimi geri almaya geldim” dedi Alparslan ona meydan okuyarak sonra Gonca’nın ellerinden  tuttu gidip,

“Dinle beni sana dürüst davranmadım biliyorum ama babam beni Nihal ile evlenmeye zorluyordu daha okula başladığım ilk yıldan beri. Seni tanıyana kadar bunun kötü bir fikir olduğunu sanmıyordum ben. Yani içimde her zaman olan o koca boşluğun kimseyi sevememiş olmamdan olduğunu anlamıyordum anlıyor musun? Ama şimdi doğruyu farkettim. Artık nişanlı değilim.”

Gonca şaşkınlıka dinliyordu Alparslan’ı şimdi. Bu teras herkesin birbirine dürüst davranmadığını açıkladığı garip bir yere dönüşmüştü bir anda. Ben  de sana dürüst davranmadım diyerek dünü tekrarlamanın bir anlamı olmadığını düşündü Gonca. Ona böyle bir dürüstlük borçlu değildi. Çekti ellerini onun  ellerinden.

Alparslan yeniden  yakaladı ellerini, “Lütfen bir hata yaptım biliyorum sana başından beri sözlü olduğumu söylemem gerekiyordu. Bir şans daha istiyorum, sana söz veriyorum bir daha seni asla bırakmayacağım Gonca!”

Gonca Semih ile göz göze geldi bir an için, onun yenilgiyi kabul edişini izledi yüzünde. İçinde yükselen duygunun ona karşı duyduğu bir aşk mı yoksa acımak  mı olduğunu sordu kendine. Yunan tanrısı hatasından dönmüş ve onun için ailesine karşı gelmişti anlaşılan.

Annesi gibi bu ulaşılmaz tanrının sahibi olabilirdi, tıpkı hayal ettiği gibi, tıpkı anne ve babası gibi bu imkansız aşkı bir ömür sürdürebilirdi onunla.

“Sen annen değilsin!” dedi halasının  sesi zihninin içinden.

Ellerini bir kez daha Alparslan’ın ellerinden çıkarıp, gözlükleri çıkardı gözünden. Alparslan bu geri derinliğe kapılıp gitti yeniden. Sonra ellerini ağzının içine götürüp telleri çıkarmaya uğraştı. Bu her seferinde midesini bulandırdığı için öğürdü bir kaç kez.

Alparslan onun anlamadığı bu tavrı karşısında gülmeye başladı birden, sinirleri bozulmuş olmalıydı onunda, “Yine mi kusacaksın yoksa?”

Telleri zar zor çıkardı Gonca gülmeden.

“Ben de sana dürüst davranmadım.” dedi bir önceki gün Semih’e söylediği gibi.

“Anlamadım?” diye yanıt verdi Alparslan’da tıpkı Semih gibi.

“Kendime de dürüst davranmadım aslında,” diye devam etti Gonca, “Sen tıpkı babama benziyordun ve ben de anneme benzemeye uğraşıyordum. Seninle tıpkı annem ve babam gibiydik. ”

Alparslan hiç bir şey anlamıyordu Gonca’nın söylediklerinden.

Sonra Semih’in yanına gitti Gonca, “Ama ben annem değilim” dedi başını onun omuzuna yaslayarak.

“Tüm bunlar ne demek oluyor şimdi?” dedi Alparslan şaşkınlıkla.

Semih’te şaşırmıştı Gonca’nın tepkisine. Yine de onu  yalnız bırakmak istemedi bu  sahnede ve kolunu onun omuzuna doladı.

Alparslan artık hırsını yenemiyordu daha yeni ayrılmışlardı Gonca ile aslında ayrıldıkları da söylenemezdi. Bir sürü yanlış anlaşılma olmuştu üst üste. O şimdi hepsini telafi edecekti. Her şeyi göze almış gelmişti buraya. Bu kadar çabuk mu olmuştu Semih ve Gonca arasında her şey. Onlar mı Alparslan’ı kandırmışlardı yoksa aylar boyunca.

Birden kontrolünü kaybedip bir yumruk savurdu Semih’in suratına. Semih acıyla tuttu burnunu, elinin kenarından kan akıyordu. Kan bulaşmayan eliyle o da bir yumruk savurdu Alparslan’a. Gonca ikisinin arasına girmiş durdurmaya çalışıyordu şimdi onları.

“O mu ben mi cevap ver?” dedi Alparslan hırsla ona dönüp.

“Sen değil!” dedi Gonca kısa bir tereddütten sonra.

Alparslan hırsla çıkıp gitti sürgülü kapıdan. Semih’in burnu kanamaya devam ediyordu. Gonca hemen iki parmağıyla onun burnunu tutarak başını öğe eğmesini istedi. Bunu öyle hızlı yapmıştı ki Semih elinin kana değmesine engel olamamıştı kızın. Söylediğini yaptı sadece bir kaç dakika sonra kanama kesilmişti.

Gonca elini indirdiğinde “Elinde açık bir yara yoksa, bir şey olmaz merak etme!” dedi tedirginlikle.

Sadece gülümsedi Gonca, “Haydi gel senin yüzünü benim de ellerimi yıkayalım önce.”

O gün terasta olanların ne anlama geldiğini soramamıştı Semih, sonraki bir kaç gün Gonca’da hiç bir şey olmamış gibi davranmaya devam edince, zorlamanın bir işe yaramayacağına karar verdi. En azından dostlukları devam edebilirdi böyle.

Alparslan o günden sonra gözükmedi ortalıkta, Serhat ve  Okan onun ailesinin yanına döndüğünü ve mezuniyet törenine geleceğini söylediler.

Gonca Semih’e belli etmese de sürekli kendi ile mücadele ediyordu içinde. Zihnin ona HIV ile ilgili kötü şeyler hatırlatmasına ve olabilecek kötü şeyleri sıralamasına engel olamıyor sonra internette okuduğu yazıları ve halasının söylediklerini düşünüyordu.

“Bu karmaşayı bu kadar yoğun yaşadığına göre Yunan tanrısını değil de o çocuğu seviyor olmalısın gerçekten” dedi halası kahvaltıda onu düşüncelere dalmış görünce.

Bu sorunun ardından aslında Semih’i seviyor olduğunu kendine itiraf etmeden ‘neden onunla bir ömür geçirmenin doğru bir karar olup olmadığına takıldığını sordu’ o da kendi kendine. Önce onu sevip sevmediğini sorması gerekmiyor muydu?

“Sence ben onu seviyor muyum hala?” dedi çaresizce.

“Bunu kendine sormaya  bile gerek duymadığına göre, öyle olmalısın tatlım” diye cevap verdi halası.

“Peki eğer ben onunla..”

“Bu senin hayatın Gonca, babana da çok şaşırmıştık anneni ilk bizimle tanıştırdığında. Yani biz onun bir model ile falan beraber olacağını sanıyorduk hep. Dört gözlü kısa boylu çirkin bir kızla değil. Nedense aslında çok yargılıyız insanlar konusunda. Dış görünüşleri bazen içlerindeki hazineden çok etkiliyor bizi. Güzeller iyi, çirkinler kötü gibi bir şekilciliğe takılıp kalmışız. Güzellik ve çirkinlik nedir ki aslında, gözün gördüğü ile yüreğin gördüğü arasında dağlar kadar fark var.”

“Yani?”

“Yani sizin konunuz elbette güzellik ve çirkinlik değil, en azından senin için değil. O seni çirkinken bile sevdi aslında. Yani olduğun kadar güzel olmadığında diyelim. Seni sevilmeyi istediğin gibi sevdi.”

“Sevilmeyi istediğim gibi evet!” dedi Gonca anahtarı bulmuş gibi sevinçle. Kalkıp halasının boynuna sarıldı.

Halası hâlâ içi tereddüt dolu olsa da en doğru kararı Gonca’nın vereceğini biliyordu. Kimseyi mahkum etmek ona düşmezdi. Bu güne değin onun için elinden gelen her şeyi yapmıştı ama sevilmeyi istediği gibi sevilmekte o kadar az bulunan bir şeydi ki. O hiç bulamamıştı örneğin. Kimse onu sevilmeyi istediği gibi sevememişti.

Derin bir iç  geçirdi sevinçle çantasını alıp kapıdan çıkan yeğenin ardından bakarken.

O gün okulun son günüydü, bir hafta sonra geçekleşecek mezuniyet töreninden  sonra herkes kendi yoluna gidecekti. Bir hafta süresince de dersler devam etmeyeceğinden görüşmek için sadece mezuniyet günü kalıyordu geriye.

Semih Gonca’nın  bir cevap vereceğinden umudu kesmişti artık ama yine de son ana kadar bekliyordu yüreği. İkna olmuyordu bir türlü onu bırakmaya. Kaybedecek bir şeyi olmayacaktı aslında bir kez daha sorsa. Zaten her şeyi anlatmıştı ve en azından dostlukları devam ediyordu. Bir kez daha sormakla onu kaybetmeyeceğini biliyordu artık. Sadece emin olacaktı böylece. Bundan sonraki hayatlarında dost kalabileceklerinden emin olacaktı en azından.

Yine de günün sonunu bekledi sorabilmek için. Geçirecekleri bu bir günü başından bozmak istemiyordu şimdi. Törenden sonra böyle uzun vakit geçirmek için fırsatları olup olmayacağından emin değildi.

Gonca bütün gün bir kez bile girmemişti konuya, bu kez teras yerine, kenarına çakıllar döşenmiş küçük bahçenin banklarında oturuyorlardı. Artık oraya çıkıp gizlice konuşmalarına  gerek olacak bir durum yoktu zaten.

Gonca’da Semih’in bir daha konuyu açmamasını bir çeşit vazgeçiş olarak değerlendirmeye başlamıştı kendi içinde. Kim bilir belki o yense bile bu HIV korkusunu, o hiç yenemeycekti. İkisinden birinin yenemediği durumda zaten bu korku ile mutlu olmaları da mümkün değildi. Bu yüzden açmıyordu konuyu.

“Sormak zorundayım” dedi Semih sıkıntıyla.

İçinden kelebekler havalandı Gonca’nın.

“Benimle evlenir misin?”

Beklediği bu kadar ciddi bir adım değildi Gonca’nın. Sonra onu sevmesini istediği gibi seven adamın gözlerinin içine baktı bir süre. Semih nefesini tutmuş bekliyordu cevabını.

“Hayat istediğini verecek” diyerek sarıldı onun boynuna, “İkimize de verecek.”

SON

Bölüm 1

https://gulserenkilincyazar.com/2018/08/23/hayat-istedigini-verecek-bolum-1/

Bölüm 2

https://gulserenkilincyazar.com/2018/08/24/hayat-istedigini-verecek-bolum-2/

Bölüm 3

https://gulserenkilincyazar.com/2018/08/25/hayat-istedigini-verecek-bolum-3/

Bölüm 4

https://gulserenkilincyazar.com/2018/08/26/hayat-istedigini-verecek-bolum-4/

Bölüm 5

https://gulserenkilincyazar.com/2018/08/27/hayat-istedigini-verecek-bolum-5/

Bölüm 6

https://gulserenkilincyazar.com/2018/08/28/hayat-istedigini-verecek-bolum-6/

Bölüm 7

https://gulserenkilincyazar.com/2018/08/29/hayat-istedigini-verecek-bolum-7/

Bölüm 8

https://gulserenkilincyazar.com/2018/08/30/hayat-istedigini-verecek-bolum-8/

Bölüm 9

https://gulserenkilincyazar.com/2018/08/31/hayat-istedigini-verecek-bolum-9/

Bölüm 10

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/01/hayat-istedigini-verecek-bolum-10/

 

 

 

 

 

 

Hayat istediğini verecek – Bölüm 10’ için 5 yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s