Hayat istediğini verecek – Bölüm 1

Anneannesi Semih’i uyandırmak için odasına girdiğinde, onun çoktan giyinmiş olduğunu gördü.

“Günaydın, kahvaltın hazır!” dedi gülümseyerek her sabah yaptığı gibi.

Kitaplarını çantasına yerleştirmeye uğraşan Semih “Günaydın!” diyerek gülümsedi anneannesine.

Dört yaşından beri anneannesi ile yaşıyordu. Anne ve babasını kaybettikten sonra kadıncağız tüm hayatını ona adamıştı. Geçen yıl hazırlığı tamamladığı üniversitenin ilk günüydü bu gün. Çocukluğundan beri hayal gücü geniş bir çocuk olduğu için sanatın pek çok dalına ilgi duymuştu. Başlangıçta müziğe çok ilgi göstermiş olsa da, sonradan yaptığı çizimleri farkeden resim öğretmeni onun mutlaka bu alanda eğitim görmesi gerektiği konusunda ısrar etmişti. Müzik ile hayatı boyu ilgilenmeye devam edebilirdi. Çizim yeteneğini ie mesleğine katarak çok iyi yerlere gelmesi mümkündü.

Çevresinde sevilen bir  çocuk olmasına rağmen, sessiz bir çocuktu Semih. Bu yüzden arkadaşlarının çoğu spora yönelirken o bireysel olarak yapabileceği şeylere eğilim göstermişti daima. Notaların sihirli dünyasını keşfetmiş, piyano ve keman çalmayı öğrenmişti. Kitap okumayı çok severdi, tek başına bisiklete biner saatlerce sürerdi müzik dinleyerek.

Kendinden büyük insanlarla daha kolay iletişim kurardı bu ağır başlılığı sayesinde. Eski mahallelerinde beraber büyüdükleri İlhan’ın babaannesi de çok severdi Semih’i bu yüzden. İlhan evde olmasa bile onu çağırır, kurabiye ve limonata ikram eder birlikte sohbet ederlerdi. Gülsen hanım bir otacıydı aynı zamanda. Semih’in otlara ve şifalara karşı gösterdiği ilgiyi görünce ona da bildiklerini öğretmeye başlamıştı ayrıca. Böylece Semih kendine kurduğu dünyanın  içine bir de şifacılığı eklemişti ama İlhan dışında hemen hiç bir arkadaşı bilmiyordu  bu özelliğini.

Anneannesinin romatizmaları için Gülsen hanımdan öğrendiği karışımları hazırladığında inanamamıştı Feriha hanım torunun bu yeteneğine.

“Sen gerçek bir hazinesin, hayat istediğini verecek daima göreceksin” diyerek sarılıp ağlamıştı boynuna.

İçe dönük bir insan olduğu için çok fazla da sırdaşı yoktu Semih’in. Gösterişli bir delikanlı olmuştu giderek. Siyah saçları, beyaz teni ve ela gözleriyle kızların çoğunun dikkatini çekiyordu ama hiç birini yanına yaklaştırmadığı için hiç sevgilisi de olmamıştı henüz.

Lise son sınıftalarken İlhan’ın kız kardeşi Semiha ona aşık olduğunu söylemişti bir akşam üzeri. Yüzü kıpkırmızı olup hiç cevap verememişti kıza. Semiha çok güzel bir kızdı, neşeliydi, akıllıydı ve pek çok hayranı vardı. Anlam verememişti reddedilişine, en yakın arkadaşının kardeşi olduğu için diye düşünmüştü en  son ama Semih buna da cevap vermemişti.

Ondan sonra eskisi kadar sık gitmemişti Gülsen hanımların evine, öğrendiklerini geliştirmeye kendisi devam etmişti kitaplar okuyarak ve internetten araştırmalar yaparak.

Zaten bir yıl sonrada taşınmışlardı o mahalleden. Anneannesi kazandığı üniversiteye yakın bir yerde oturmanın daha uygun olacağını söylemişti nedense. Oysa Feriha hanımın da tüm çevresi o mahalledeydi, yıllarca yaşamıştı o insanlarla.

Torununun farklı ortamlara girip, farklı insanlarla tanışmasını istiyordu biraz. Semih onun düşüncelerini anlasa da bir şey söylemiyordu.

Hazırlık sınıfında tanıştığı ve daha  okulun ilk gününden kaynaştıkları üç arkadaşı daha vardı. Onlar Semih’e göre daha dışa dönük ve hareketliydiler. Okulun ilk günü dördü aynı gruba denk gelince başlamıştı aralarındaki dostluk. Bir yıl boyunca hep birlikte takıldıkları için okulda onlara Kartallar diye isim takmışlardı. Diğerleri de Semih gibi uzun boylu, siyah saçlı ve yakışıklı çocukları. Dördü birden  okulun koridorlarında yürümeye başladıklarında tüm gözler onlara çevriliyordu.

Semih daha önce böyle popüler bir grupta yer almadığından geride duruyordu biraz. Okan, Serhat ve Alparslan’ın kızlara bakışları, sataşmaları ve eğlenceli tavırlarına çok dahil olmuyordu. Yine de Kartallar’ın üyesi olduğu için onun da epeyce hayranı vardı çevresinde. Bir yılda pek çok kız arkadaş değiştiren arkadaşlarına rağmen o henüz hiç kimse ile birlikte olmamıştı.

Semih’in ağırbaşlılığı, yetenekleri ve elbetteki sağlam dostluğunu seviyordu diğerleri. Onda kendilerinde olmayan bir şey olduğunu hissetmişlerdi daha ilk tanıştıklarında. Onlarda tüm cakalarına rağmen  iyi çocuklardı, sadece ilgi hoşlarına gittiği için daha çok şamata yapıyorlardı Semih’ten. İlgi arttıkça şamatanın boyutu da yükseliyordu.

Yaz boyu haberleşseler de bir araya gelememişlerdi dördü. Alparslan’da Semih gibi bu şehirde yaşasa da, Okan ve Serhat başka yerlerden gelmişlerdi zaten.

Artık mesleklerini edinebilmek için derslere başlayacakları yıla gelmişlerdi. Paralı bir üniversite idi gittikleri. Yetenek sınavı ile giriş yapılıyordu, sınavda başarılı olan öğrencilere tam burs verilse de, bu bursu kazanabilen öğrenci sayısı senede bir veya ikiyi geçmiyordu. Dördü de paralı okuyorlardı bu  yüzden.

Kahvaltısını bitirdikten sonra Feriha hanım onun etrafına dualar okuyup üfledi ve her zaman ki gibi “Hayat istediğini verecek!” diyerek gönderdi onu okula.

Feriha hanımın ısrarına rağmen bir araba istememişti Semih, her  yere olduğu gibi okula da bisikleti ile gitmeyi seviyordu.

Okula vardığında Kartallar’ın çevrelerindekki hayran grubu ile bahçede oturduklarını gördü. Çocuklar onu görür görmez el sallayıp yanlarına çağırdılar.

Kartallar’ın tamamlanması ile birlikte Semih’in de hayranları kalabalığa dahil oldu. Yetenek ve hazırlık sınavını geçerek o yıl gelenler grubun dışında bahçenin farklı yerlerinde daha küçük gruplar halinde dersin  başlamasını bekliyorlardı.

“Bu yıl burslu biri gelmiş!” dedi Okan “Bir kız!”

Hepsi birden  başlarını yeni gelenlere çevirdiler.

“Baksana şu ağacın altında duran sarışın olabilir mi? Çok zeki bakıyor, özellike de sana Alparslan!”

Grupta bir kahkaha koptu, hepsinin kendine baktığını farkeden  kız sarı saçlarını savurarak döndü arkasını. Kartallar’ın hayranı olan kızlar da saçlarını savurup döndüler kıza arkalarını.

Bahçede farklı yerlerde kümelenmiş olsalarda bu sene hazırlık okuyanlar ve okumayanlar aynı sınıfta olacaklardı.

Alparslan’a babası yeni bir araba almıştı, okulun içine araç sokmaya izin vermedikleri için düşündüğü kadar havalı bir giriş yapamamıştı ama Semih’de gelince, “Haydi size arabamı göstereyim diye kaldırdı onları oturdukları yerden.”

Hep birlikte okulun dışındaki otoparka doğru yürümeye başladılar. Ders saatinin başlamasına henüz olduğu için daha yeni gelenler de vardı bahçeye.

Karşıdan gelen kısa saçlı ve kalın gözlüklü kıza sert bir omuz attı Alparslan geçerken. Gruptakiler kıkırdalılar.

“Herhalde bir özür dileyeceksin!” dedi kız diklenerek. Konuşunca dişlerindeki teller de ortaya çıkmıştı.

Elindeki suyu kızın omuzundan üzerine  boşaltarak güldü Alparslan “Böyle dilesem olur mu gazoz şişesi, sen o şişe dibi gözlüklerle beni görmemiş olmayasın!”

Grup bu sefer daha  büyük bir kahkaha attı. Bir tek Semih grubun  arkasında olanları izliyordu sessizce.

Kız kendinden  beklenmeyen bir cesaretle Alparslan’ın burnunun dibine kadar girip, “Bana iyice bak! Bu yüzü unutma!” dedi hırsla ve  üzerindeki suları silkeleyerek yürüyüp gitti.

Tehdit edilmeye, hele ki kızlar tarafından tehdit edilmeye hiç  alışık olmayan Alparslan, “Hadi oradan gazoz şişesi!” diye seslendi arkasından ve arabasına doğru yürümeye devam etti. Grupta peşi sıra yürüdü.

Semih kızın hırsından yerde unuttuğu küçük çantasını görünce, devam etmedi onlarla. Çantayı alıp yürüdü kızın peşinden.

“Çantanızı bıraktınız” dedi nazikçe.

Az önce dişlerindeki tellerin arasından tıslayan kız, yine beklenmedik bir nezaketle aldı çantayı Semih’ten ve teşekkür ederek gülümsedi.

“Gonca!” dedi sonra elini uzatarak.

“Semih!” dedi o da karşılık vererek.

“İçeride görüşürüz!” diyerek yürüdü Gonca  yeniden okula doğru, Semih’de dönüp yetişti arkadaşlarına.

(devam edecek)

Bölüm 1

https://gulserenkilincyazar.com/2018/08/23/hayat-istedigini-verecek-bolum-1/

Bölüm 2

https://gulserenkilincyazar.com/2018/08/24/hayat-istedigini-verecek-bolum-2/

Bölüm 3

https://gulserenkilincyazar.com/2018/08/25/hayat-istedigini-verecek-bolum-3/

Bölüm 4

https://gulserenkilincyazar.com/2018/08/26/hayat-istedigini-verecek-bolum-4/

Bölüm 5

https://gulserenkilincyazar.com/2018/08/27/hayat-istedigini-verecek-bolum-5/

MUTLU VE HUZURLU BİR BAYRAM GEÇİRDİĞİNİZİ UMARIM ❤️

Hayat istediğini verecek – Bölüm 1’ için 9 yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s