Hayat istediğini verecek – Bölüm 9

“Aklından hastalıkla ilgili bir sürü düşünce geçiyor öyle değil mi?” dedi Semih fısıldar gibi, “Yani şimdi bana sarıldığında bunları düşünüyorsun.”

Gonca sessizce geri çekildi, “Evet düşünüyorum ama bu şimdi öğrenmenin şaşkınlığı ile oluyor. Başından beri biliyor olsaydım her şey daha farklı olurdu.”

“Nasıl farklı olurdu?”

“Yani biliyor olurdum işte zaten, hastalıkla ilgili düşünceler tedirginlik hissetmem ile ilgili değil. Yani tedirgin değilim demek istiyorum. Sandığın gibi değil.”

Gülümsedi Semih, “Seni suçlamıyorum, ben de olsaydım bir sürü şeyi düşünürdüm. Zaten normal olanda bu. Bu  yüzden saklamam gerekiyordu herkesten. Yani bu hastalık insanların gözünde bilinmezlerle dolu ve kötü hikayeleri olan bir hastalık. Babamın da kimden kaptığını bilmiyoruz zaten ama benim ailemi yok etti. Beni de edecekti belki ama nasıl olduysa edemedi işte. Üstelik kanımdan çıkıp gitti de, yine de kendimi hep uzak tuttum insanlardan, fiziken ve yürek olarak. Ta ki seni tanıyana kadar.”

Gonca bir kez daha baktı Semih’in gözlerine, söylemek istediğinin bir zamanlar taşıdığı virüsü itiraf etmekten fazlası olduğunu henüz anlamaya başlamıştı.

“Yani sen?”

“Ben seni seviyorum” dedi Semih önüne bakarak, “Kendimle çok mücadele ettim. Tutmaya çalıştım. Alparslan aslında bu anlamda iyi bir kalkan oldu aramızda, mecbur kaldım ama şimdi..”

“Ama şimdi onunla birlikte değilim.” diye tamamladı Gonca.

“Evet. Sana karşı dürüst davranmadım belki başından beri kimseye davranmadım. O gün seni kaybetmektense dürüst davranmış olmayı isterdim. Yani doğum günümde ama yapamadım.”

“Ben de sana dürüst davranmaya karar vermiştim o gün.” dedi Gonca gülerek.

“Anlamadım?”

“Ben de sana o gün aslında fakir ama başarılı bir kız olmadığımı, bu aptal gözlükleri ve telleri sırf inadımdan dört yıl boyunca taktığımı. Bunun  da anneme benzemek istememle ilgili bir takıntı olduğunu anlatacaktım” diyerek gözlüklerini çıkardı önce, “Tellerimi de çıkarmak isterdim ama şimdi iğrenç görünür bunu yaparsam” diye bir kahkaha attı sonra.

“Peki neden böyle bir şey yaptın?” dedi Semih şaşkınlıkla.

“Çünkü annem gibi beni ben olduğum için seven birini bulmak istiyordum. Babam çok yakışıklı bir adammış. Annem ise kısa saçlı gözlüklü ve tanıştıklarında diş telleri olan bir kadınmış.”

“Mış derken şimdi neredeler?”

“İkisi de öldü.”

“Bilmiyordum çok üzüldüm.” dedi Semih bir benzerlikleri daha vardı demek ikisinin.

“Ben biraz daha büyüktüm öldüklerinde, bir trafik kazası. Babam bir illüstratördü. Yani şu çizgi film çizenlerden. İşinde çok iyiydi ve bir gün benim de çok başarılı bir çizer olacağımı söylerdi. Bu bölümü tercih etmemin tek nedeni de buydu zaten.”

“Sen gerçekten çok yeteneklisin”

“Babamdan gelen bir özelliğim, ayrıca piyano da çalabilirim. O da annemden geliyor. Bu okula gelmeden önce belime kadar uzun saçlarım ve pahalı marka elbiselerim vardı. Halam annem gibi olmama karar verdiğimde bana çok kızdı başlangıçta ama o da şimdi alıştı sanırım bu halime. Ben de alıştım. Halamla yaşıyorum ben de bu arada.”

İkisi de bir anda birbirleri hakkında öğrendiklerinin şaşkınlığını yaşıyorlardı şimdi. Dört yıldır pek çok özeli paylaşmış konuşmuşlar ama yaşamlarından hiç bahsetmemişlerdi.

“İşte o gün doğum  gününde sana çok özel bir şey yapmak istemiştim, yani sana verdiğim değeri gösterebilecek bir şey. Halam ‘dürüst ol o zaman’ dedi. Haklıydı ben seni, Alparslan’ı okuldaki diğer herkesi kandırıyorum ama sadece sana bu kısım hariç her şeyi dürüstçe anlatıyordum. Eksik kısmıda o gün tamamlamanın çok özel olacağını düşünmüştüm. Ama sen beni öyle, yani sen öyle söyleyince ne olduğunu anlayamadım. Alparslan yüzünden olduğunu düşündüm.”

“Değildi.”

“Biliyorum, yani şimdi biliyorum.”

“Çok özür dilerim beni affedebilecek misin?”

“Asıl ben özür dilerim kendi çocukça inadım yüzünden sana sahte davrandım, senin kendi sırrını saklaman için nedenlerin varken benim ki çok komik görünüyor aslında.”

“Yani Alparslan gerçek seni hiç öğrenemeyecek” dedi Semih bir anda gülerek.

“Evet aslında öyle.” dedi Gonca’ya da komik gelmişti bu fikir.

“Peki ya biz?” dedi sonra Semih yeniden onun  gözlüklerin sakladığı gözlerine bakarak. Alparslan’ın gördüğü o gri derinliği o da şimdi yakından görebilmişti. O merdivenler yine oradaydılar ama Alparlsan’ın inebildiği gibi o da inebilecek miydi Gonca’nın yüreğine  bilmiyordu.

Gonca cevap veremedi bu soruya, aslında başından beri doğru kişinin Alparslan değil Semih olduğunu daha şimdi anlıyordu ama her şey bir anda gelişmişti. Aslında itiraf edemese de şu virüs kafasını kurcalıyordu.

“Dur şimdi cevap verme!” dedi Semih “Dilediğin kadar düşün, bunun kolay olmadığını biliyorum. Ben, yani sen eğer istersen seninle ömrümü geçirmek istiyorum sadece bunu bil. İstersen tüm tahlilleri senin istediğin her doktorda yeniden yeniden yaptırırım. İstersen bir ömür sana elimi bile sürmem ama yanında olurum.”

Gonca bir kez daha gidip sarıldı bu güzel adama. Semih bunun bir cevap olup olmadığını biliyordu. Bedeni titreyerek doladı o da kollarını Gonca’ya.

“Biraz zamana ihtiyacım olacak” dedi Gonca gözlerinden yaşlar inerek. Semih’in göz yaşları takip etti onunkileri. Sessizce ayrılıp indiler aşağıya.

Suzan hanım şok geçirmişti yeğeninin anlattıklarını duyunca.

“Aman tanrım! HIV taşıyormuş da ne demek? Sen aklını mı kaçırdın?”

“Hala taşıyormuş demedim, sadece öyle doğmuş!”

“Ya çocukları da öyle doğarsa! Dur sen dur! Hakan’ı arayacağım o bilir. Doktor o bilir kesin. Ona soracağım!” diyerek içeri telefonunu aramaya gitti telaşla.

Döndüğünde biraz sakinleşmişti. Gonca mutfak masasında yemeğini yemeye devam ediyordu o içeride Hakan dediği doktora bin bir soru sorarken.

“Kanında yoksa bundan sonra da bir şey olmaz dedi Hakan.” diyerek masaya oturdu, “Yine de test yaptırmak lazım ama.”

Gonca cevap vermedi zaten Semih’e de bir cevap vermiş değildi. Sessizce halasının HIV ile savaşını izliyordu sadece. Kendi içindeki savaşın bu boyuta gelmemiş olmasına seviniyordu yine de.

Ertesi gün Suzan hanım bir kaç kişiyi daha  arayıp sorular sordu Gonca’ya söylemeden. HIV ile doğan çocuklar genellikle hayatlarını kaybediyorlardı. Küçük yaşta olmasa da ileri yaşta mutlaka. Semih gibi örnekler çok azdı. Erken farkedilip müdahale edildiği için ve yüksek dozda ilaç virüsü kandan tamamen temizleyebiliyordu bunun  tek örneği değildi Semih.

Sabah “Kendini hiç onun yerine koydun mu?” demişti çıkarken Gonca onun tereddütlerini yenemediğini hissettiğinden.

Evet elbette Semih’in yaşadıklarını anlayabiliyordu ama o kardeşini ve karısını kaybetmişti, yeğenini büyütmek zorunda kalmıştı. Bunu severek ve isteyerek yapıyordu tabi ki Gonca’yı canından çok seviyordu şimdi nasıl olupta hayatına HIV girmiş birine teslim edebilirdi ki. Gonca kendini onun yerine koyabiliyor muydu acaba?

Semih o gün Gonca’nın yanına gitmedi hemen, onun nasıl bir davranış içinde olacağını bilmiyordu henüz. HIV annesi ve babasını aldığı gibi belki şimdi hayatı boyu direnemediği tek aşkını da alacaktı elinden. En azından  ondan uzakta tutacaktı. Bunun için onun suçlamaya hiç hakkı da yoktu üstelik.

Gonca onu görür görmez yanına geldi. Alparslan Semih’in tehdidinden sonra ikisini yan yana görünce gerilmişti. Uzaktan ikisini izliyordu şimdi.

(devam edecek)

Bölüm 1

https://gulserenkilincyazar.com/2018/08/23/hayat-istedigini-verecek-bolum-1/

Bölüm 2

https://gulserenkilincyazar.com/2018/08/24/hayat-istedigini-verecek-bolum-2/

Bölüm 3

https://gulserenkilincyazar.com/2018/08/25/hayat-istedigini-verecek-bolum-3/

Bölüm 4

https://gulserenkilincyazar.com/2018/08/26/hayat-istedigini-verecek-bolum-4/

Bölüm 5

https://gulserenkilincyazar.com/2018/08/27/hayat-istedigini-verecek-bolum-5/

Bölüm 6

https://gulserenkilincyazar.com/2018/08/28/hayat-istedigini-verecek-bolum-6/

Bölüm 7

https://gulserenkilincyazar.com/2018/08/29/hayat-istedigini-verecek-bolum-7/

Bölüm 8

https://gulserenkilincyazar.com/2018/08/30/hayat-istedigini-verecek-bolum-8/

Bölüm 9

https://gulserenkilincyazar.com/2018/08/31/hayat-istedigini-verecek-bolum-9/

Bölüm 10

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/01/hayat-istedigini-verecek-bolum-10/

 

Hayat istediğini verecek – Bölüm 9’ için 7 yanıt

  1. Keşke gerçek hayattada insanı kusurlarıyla sevseler yargısız bir yanık yarası yüzünden aşağılamadan üzmeden sadece hikayelerde yaşanıyor böyle mutluluklar yüreğiniz dert görmesin yazılarınız çok ötesi güzel

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s