arkası yarın

Yüreğimin sahibi – Bölüm 1

Kan ter içinde gözlerini açtığında, hala hastane odasında olduğunu görünce rahatladı biraz, geçirdiği ameliyattan beri, her gece, kendini labirent gibi karanlık bir yerde görüyor, duyduğu bebek ağlamasına ulaşmak için, uzun koridorlarda koşuyor ama, bir türlü bebeğe ulaşamıyordu. Doktor kalp nakli ameliyatlarının ardından stresin normal olduğunu söylemiş, hastanenin terapisti ile her  gün düzenli olarak görüşme ayarlamış olmasına rağmen, kabus her gece randevusuna gelmeye devam ediyordu on gündür.

Derin bir nefes alıp, kabusun etkisinden kurtulmaya çalıştı bir süre, saat henüz sabahın altısıydı. Biraz sonra hemşire gelirdi, her sabah olduğu gibi onu kontrol edecek, yemesine izin verilenlerden oluşan kahvaltısını bırakacaktı. Arkasından Murat on gündür, her gün yaptığı gibi belirecekti kapıda.

Murat ile aynı mahallede büyümüşler, hayatları boyu birbirlerinden hiç ayrılmamışlardı. Zamanla aralarında ki duygusal bağ güçlenince, aileleri ve çevrelerinin de baskısıyla nişanlanmışlar, ama Seda’nın kalp sorunları olduğu ortaya çıkınca, nikah için ameliyat sonrasını beklemeye karar vermişlerdi.

Doktor ilk kez kalp naklinden bahsettiğinde, Seda bunun çok korkutucu olduğuna karar vermiş ve istemediğini söylemişti ama, Murat her zaman ki, şefkatli ve iyi yaklaşımları ile onu ikna etmişti. Bir başkasının kalbi ile yaşamak çok tuhaf bir fikirdi ama, önemli olan o kalbin taşıdığı beden demişti annesi de. Eğer nakil gerçekleşmesse hayat kalitesi giderek kötüleşecek ve ölüm riski ile karşı karşıya kalacaktı. Kalp naklini kabul etmekten öte, uygun bir kalbin bulunması da ayrı riskli bir süreçti.

Organları bağışlanmış uygun bir donörden, ölümünün ardından geçen dört saat içinde kalbi alınacak ve Seda’ya nakledilecekti. Bu süreç tamamlana kadar, süreyi geçirmemeleri için Seda’nın telefonu sürekli açık olacak, arandığı anda da hemen hastaneye gelecekti. Bütün bunların artık geride kaldığını düşününce biraz rahatladı.

Gerçekten korkutucu olan böyle bir operasyon öncesi, her an aranmayı ve ameliyata gitmeyi beklemek korkunç bir süreçti. Murat ve ailesi onun her zaman yanında olmasaydı, bu süreci yaşamaktansa ölmeyi çoktan göze alırdı. Şansı vardı ki hayat onun etrafını sevgi dolu ve iyi insanlarla çevrelemişti.

Ameliyatın üzerinden on gün geçmiş, vücudu yeni kalbi rededecek herhangi bir tepki vermemişti henüz ama, bu da risklerden bir diğeriydi. Yeni kalbin vücuduna uyum sağlaması için belirli bir süreç gerekiyordu. Bu süreç boyunca da, en az bir kaç hafta hastanede kalacaktı.

Hemen hastaneye gelmesi için onu aradıkları sabah, neredeyse korkudan ölecekti. Beklenen telefona karşılık eşyaları her zaman hazır olduğundan, hemen Murat’ı aramışlar, o da gelip arabayla hepsini hastaneye götürmüştü. Ameliyata girene kadar Seda’nın elini bırakmayan Murat “Sen bu ameliyat sonrası her nerede olursan ol, ben yanında olacağım sakın unutma!” demişti. Aslında ölme ihtimali olduğunu da, kapsayan bu söz, Seda’yı iyice germişti operasyon öncesi ama, Murat’ın güzel kalbinin kötü bir niyeti olmadığı biliyordu. O sadece onu hiç bırakmayacağını anlatmaya çalışıyordu ama, Seda öyle hassas bir dönem yaşıyordu ki, düzgün söylenilenleri bile, doğru anlayabilecek durumda değildi zaten.

Neyseki, dört saatlik operasyon başarılı geçmiş, bir kaç gün yoğun bakımda kaldıktan sonra onu bu odaya almışlardı. Şimdi sadece, vücudunun bu yeni kalbe alışması ve kabul etmesi gerekiyordu. Sonra eskisinden daha sağlıklı olarak Murat ile kuracakları yeni yaşamına dönecekti.

Tam da düşündüğü gibi, hemşirenin gelip gitmesinin ardından, Murat kapıda belirdi.

“Günaydın hayatım!” diyerek girdi içeri, onu tanıdığı ilk günden beri yüzünün iki yanında kocaman gamzeler oluşturan gülüşü hiç değişmemişti. Hayatının her döneminde, en zorları da dahil, bu  güzel yürekli insan daima onun yanında olmuş, her ne yaptıysa onu desteklemiş, en çekilmez olduğu zamanlarda bile bırakıp gitmemişti.

“Merhaba canım!” dedi Seda yorgun bir sesle. Aslında yıllarca kardeşi gibi gördüğü bir insana nasıl olupta duygusal bir şeyler beslemeye başladığını kendi de çözememişti ama, seçeceği eş için Murat’dan daha iyi bir aday olacağını da sanmıyordu gerçekten.

“Gelmeden doktorunla konuştum yine, bir hafta on gün sonra eve gidebileceğini söyledi.”

“İnşallah!” dedi Seda iç çekerek, hala kendini o kadar yorgun hissediyordu ki, bir gün bu yataktan kalkıp, eski enerji dolu haline geri dönebileceği fikrini kabul edemiyordu beyni.

“Bak sana ne getirdim!” diyerek arkasında sakladığı paketi uzattı Murat ona, paketin üzerinde ağzı emzikli küçük bebek resimleri vardı.  Hastane gecelerini çığlıkları ile dolduran bu ziyaretçinin resimlerini paketin üzerinde görünce, göğsünün tam ortasına bir hançer saplanmış gibi hissetti Seda. Rengi birden bembeyaz olmuştu.

“Seda? İyi misin?” dedi Murat endişeyle.

Seda yorgun kollarını uzatarak aldı paketi Murat’ın elinden. Açmaya gücü yetmeyince, Murat yardım etti ona, bir yandan da Seda’yı inceliyordu endişeyle. Kalp nakli fikri onu da çok korkutmuştu duyunca ama, sevdiği kadının bir ömür yanında kalması için bu zor sınavı atlatmaları gerekiyordu. Bu yüzden teşhis konulup, bu aşamaya gelene kadar korkularını hep saklamıştı Seda’dan. Onun her şeyine ortak olabilirdi ama, eğer korkularına ortak olursa, o zaman kaybedeceğini biliyordu.

Yoğun bakımdan çıktığından beri tuhaftı Seda, eskisinden daha uzak, daha dalgın, daha mutsuzdu sanki. Bu kadar ağır bir operasyonun ardından böyle olmasının normal olduğunu bilse de, bir an önce onun neşeli ve enerji dolu haline geri dönmesi için gün sayıyordu artık.

Oyuncakları çok severdi Seda, çocukluklarından beri gözü hep vitrinlerdeki oyuncak bebeklerde olurdu. Nişanlandıktan sonra da ilk konuştukları şey, kaç çocuk istedikleri olmuştu. Onu önlerinde uzanan mutlu geleceğe yeniden tutundurmak için de oyuncak bir bebek almıştı Murat. Neredeyse bir yenidoğandan farkı olmayan bu güzel  bebeği, kendisi de vitrinde görünce içi erimişti zaten. Seda ve onun bebeği olana kadar, hayallerinin somut bir göstergesi olarak kalmasını istiyordu yanlarında. Hatta neredeyse isim bile düşünmüştü bebeğe, kız olursa Mercan, erkek olursa Çınar koyarız demişti kendi kendine. Tabi böyle bir kararı Seda’ya sormadan almazdı ama, içinden geçenlerdi bunlar. Hem belki bir kız, bir de oğulları olurdu kim bilir. Seda şu hastaneden bir çıkarsa, o zaman tüm hayallerini yaşamak için devam edeceklerdi hayata.

Seda paketin içinden çıkan oyuncak bebeği görünce iyice sarsıldı bir anda, Murat onun gözlerinden inen yaşların mutluluk ve minnet ile ilgili olduğunu düşündü. Oysa Sevda kendine bile açıklayamıyordu bu halini. Sanki göğsüne yeni bir kalp takarken, kocaman da bir boşluk eklemişlerdi. O boşluk öylesine  büyüktü ki, bazen yeni kalbiyle beraber bütün bedenini de yutuverecekmiş gibi garip bir korkuya kapılıyordu.

“Beğendin mi?” dedi Murat sevgiyle ağlayan nişanlısının saçlarını okşarken.

“Beğendim.” dedi Seda, gözlerini bebekten ayırmadan, Murat’ın onun bebeklere olan zaafını bildiğini biliyordu elbette ama, kabuslarından haberi olmadığı için, yaraya tuz  basar gibi bir hediyeyle gelmiş olduğunu bilse kesin çok üzülürdü.

Bebeğin pembe tulumu ve aynı renkteki şapkasının üzerinde küçük kalpler vardı. Elleri, ayakları o kadar sahici yapılmıştı ki, plastik gözlerini olmasa uzaktan gerçek bir bebek olduğu sanılabilirdi. Onu sanki emzirecekmiş gibi kolunun üzerine dayadı Seda, ve göğsüne yaklaştırdı.

Onun annelliğe hasta haliyle bile bu kadar yakıştığını gören Murat’ın da gözleri doldu bu sefer.

“İnşallah kendi evlatlarımızı kucaklayacağız böyle!” dedi yüksek sesle.

Seda bebeğe baktı hüzünle, “Evet, inşallah!” dedi.

Hastaneden çıkabileceğini duydukları o güne kadar bebek, Seda’nın başucunda durdu öylece, kabuslarını bilen psikolog bebeği görünce, onu kaldırabileceğini söylese de, bunun Murat’ı çok üzeceğini düşünen Seda izin vermedi. Psikolga göre nişanlısına bu kabusları anlatmalıydı, o zaman Murat’ın ona daha fazla destek olabileceğinden, davranışlarını anlayabileceğinden şüphesi yoktu ama, Seda niyeyse bunları onunla paylaşmak istemiyordu. İçinden de gelmiyordu garip bir şekilde. Bu süreçte anlaşılmaz olanın Murat değil, kendisinin olduğunun farkındaydı ve doktorlara göre de bu durum gayet normaldi. Biyolojik olarak iyileşme sürecinin tamamlanacağı gibi, bu süreçte tamamlanacaktı zamanla.

Seda’ya kalbini verdikleri kadının ailesi, bir kaç kez onu ziyaret etmek istemişlerdi hastanede ama, doktorlar Seda’nın psikolojisinin bundan olumsuz etkilenebileceğini söyleyerek biraz beklemelerini rica etmiş, Seda’ya da bundan bahsetmemişlerdi. Hastaneden çıkmalarına bir kaç gün kala, nihayet Seda’nın aklına geldi, kalbin kimin olduğunu düşünmek. Ona trafik kazasında hayatını kaybeden genç bir kadına ait olduğunu söylediler sadece.

Bir ölünün kalbini göğsünde taşıma fikri başını döndürdü Seda’nın, öyle ya yaşayan birinin kalbini söküp kendine takacak halleri yoktu ama, yine de o kadının isteksiz ayrıldığı bu dünyada, kalbinin kendi bedeninde atması tuhaftı. Kadın sağlığında kendi isteğiyle bağışlamıştı organlarını. Bu nedenle Seda’nın kendini kötü hissetmesine gerek yoktu. Organ bağışı çok önemli özveriydi. Hatta isterse Seda’da organlarını bağışlayabilirdi hastaneye. Psikologla organ bağışı üzerine yaptıkları bir saatlik sohbetin ardından, biraz daha kendini iyi hissetmişti Seda. Yine de kadının yaşamı hakkında daha çok bilgi sahibi olmak gibi bir merak hissediyordu içinde.

Hastaneden çıkacağı gün, bu merakından bahsetti Murat’a. Murat kadını araştırmanın veya ailesi ile görüşmenin şimdilik iyi bir fikir olmayacağını düşünüyordu. Belki sonraki zamanlarda ikisi birlikte gidip aileyi ziyaret edebilirlerdi ama.

Zaten sağlığı şimdilik evden çıkmasına müsade etmeyeceği için Seda itiraz etmedi Murat’ın tavrına ama, tam olarak iyileştiğinde kadının ailesi ile tanışıp, onlara en azından bir teşekkür etmeyi aklına koymuştu çoktan.

(devam edecek)

 

 

6 replies »

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s