Can Borcu – Bölüm 18

Kapıyı açan kadın belli ki bulaşığı bırakmış gelmişti, bileğine kadar köpüğe sarmış ellerini sıkıca tuttuğu pötükare beze silip duruyordu merakla Ferhat beye bakarken. “Buyurun?” “Merhaba ben Mehmut beye bakıyordum?” “Niye?” “Bir kaç şey soracaktım ona” “Ne için?” “Bu evde mi oturuyor Mahmut bey?” “Evet ama şimdi işte!” “Ne zaman gelir?” “Akşama, borcu mu var size?”… Read More Can Borcu – Bölüm 18

Minik bir yürek – Bölüm 6

Berna Koray’ın yanından çıktıktan sonra doğruca Soner beyin yanına geldi ve telefonunu kullanıp kullanamayacağını sordu. Soner bey düşünmeden uzattı cep telefonunu. Berna telefonla bahçeye doğru yürürken o da Koray ile konuşup ikna etmek için oğlunun odasına gitti. “Ona annesini araması gerektiğini söyledim” dedi Koray babasını görünce. Bunu söylerken sesi titreyip gözleri dolmuştu. Soner bey ikisinin… Read More Minik bir yürek – Bölüm 6

Düşler treni – Bölüm 5

Hemşire çıkar çıkmaz masada bıraktığı kalemi aldı İniti, hemşirenin yazdığı kağıtlalrın arkasını çevirip, hali olduğunca “Sizi duyabiliyorum!” yazdı kağıda kocaman harflerle ve perdeye doğru gidip açtı yeniden ve cama kalemi vurmaya başladı. Adamın cama vurulduğunu anlayıp başını yeniden çevirmesi bir kaç dakika aldı. Hemen yazdığı kağıdı cama dayadı. Adamın sesi zihnince çınladı yine, “Sizi duyuyorum!”… Read More Düşler treni – Bölüm 5

Gülseren’in Perileri : Kolye 2

Bu modelin yapımında metal, yapıştırıcı, plastik ve boya kullanılmamıştır. Sipariş alınır. El yapımı ve çevre dostudur. Ödeme banka hesap numarası aracılığı ile yapılır Kargo alıcıya aittir (PTT Kargo) Size ulaşabilmemiz için aşağıdaki formu doldurunuz. HEMEN SİPARİŞ VERMEK İSTİYORUM 🌼Peşin Fiyatı : 25 TL 🌼  Kredi Kartı ile alışveriş için buraya tıklayınız. Gülseren Kılınç’ın “Perili kız” isimli… Read More Gülseren’in Perileri : Kolye 2

İlk kar

Yılın ilk karı yağarken dışarı çıktığında, henüz hava tam aydınlanmamıştı. Gökyüzünde koyu gri bir pus vardı. Güneşli günleri daha şimdiden özlemişti. Apartmandan çıkınca yüzüne vuran ayaza karşı montunun fermuarını yukarı kadar çekip, keşke bir bere taksaydım diye düşündü. Dün geceden yağan yağmurun üzerine düşen kar, henüz tutmamıştı. Yerler ıslaktı. Yapraklarından soyunan ağaçlar, karanlıkta rüzgarın etkisiyle… Read More İlk kar

Beklenmedik yarınlara doğru (Bölüm 5)

Evet, benim hayat hikayem böyle başlamıştı. Zavallı anneme anneannem sahip çıkmamış olsaydı, daha neler yaşardı kim bilir? Anneannemin bana anlattığına göre, annem o kadar sarsılmıştı ki, uzun bir süre kendine gelemedi. Yönetim kurulunda olan anneannem sınavlara dışarıdan girebilmesi için ona bir rapor ayarlamıştı. Kalan iki ayı okula devam etmeden geçirip diplomasını aldı. Bütün bu zaman… Read More Beklenmedik yarınlara doğru (Bölüm 5)

Beklenmedik yarınlara doğru (Bölüm 4)

O gece eve döndükten sonra annesini düşündü uzun uzun, Nurdal Hanım gibi güzel bir insanla tanışmak, ondan destek görmek çok güzeldi ama yine de bu mutluluğu annesiyle paylaşmayı çok isterdi. Kadıncağız hiç gün yüzü göremeden göçüp gitmişti bu dünyadan, tek tutar dalı biricik kızı Zuhal’iydi. Babası onu köyden kaçırıp büyükşehire getirdiği için, ailesi onu hiç… Read More Beklenmedik yarınlara doğru (Bölüm 4)

Akide şekerleri – Bölüm 5

Betül balayından mutluluk içinden döndükten sonra eve girip, her şeyi kırık dökük görünce paniğe kapıldı. Zehra hanım gözyaşları içinde olanları anlatınca iyice üzüldü. Demek ki Nihal bundan sonra onlar için fiziksel tehlike de oluşturabilirdi. Kadıncağız Betül gelmeden  evi elinden geldiğince toplamış, tamir edilecek eşyaları salonun bir köşesine yığmıştı. Duvarlarda Nihal’in öfkeyle sapladığı makasın izleri vardı.… Read More Akide şekerleri – Bölüm 5

Meteorolojinin Sesi Radyosu’nun Konuğu Olduk

10 Temmuz 2018 Salı günü Meteorolojinin Sesi Radyosu, “Gelin tanış olalım” programında, değerli sunucu Zeynep Köşker’in konuğuyduk. Bu güzel yayında bizi konuk ettikleri için başta Sayın Zeynep Köşker, Sayın Emine Ertürk Karaaslan ve yapımda, yayında emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. İlk göz ağrımız radyodan sesimizi duyurmak unutulmaz bir deneyim oldu bizim için. Gülseren Kılınç’ın Eylül… Read More Meteorolojinin Sesi Radyosu’nun Konuğu Olduk

Biraz eksik, biraz fazla – Bölüm 12

Ertesi gün yine akşama kadar kulübede vakit geçirmişler, konuşa konuşa dönüyorlardı, kapının önünde park etmiş bekleyen arabayı görünce şaşırdılar ikisi de. Beyza hanım ve Hamza bey gelmiş, ikisinin birden eve olmadığını anlayınca, arabada beklemeye karar vermişlerdi. Onları karanlıktan, Kemal’in kolu sargılı gelirken görünce, Beyza hanımın yüreği ağzına geldi, “Ay bir şey mi olmuş yoksa?” dedi… Read More Biraz eksik, biraz fazla – Bölüm 12

Biraz eksik, biraz fazla – Bölüm 11

Gamze içinden gelen dürtüye hakim olamayıp, elini uzattı onun yüzünün hüzünlü tarafına, parmaklarını hafifçe gezdirdi koyalaşan teninde, derisinde oluşan çizgileri ve o çizgilerin içinde biriken hüznü hissetti içinde. “Anne?” diyerek açtı gözlerini Kemal, karşısında annesi yerine Gamze’yi  görünce irkildi birden, “Ne yapıyorsun?” dedi elini yakalayarak. “Hiç!” dedi Gamze, “Sakladığın hazineyi keşfediyordum sadece” “Ne hazinesi?” dedi… Read More Biraz eksik, biraz fazla – Bölüm 11

Didar’ın kısmeti – Bölüm 10

Didar ve Levent nihayet başbaşa bir gün geçirme fırsatı buldukları için çok mutluydular, bu sırada Sultan hanım, Sema hanımdan yüz bulamayınca iyice gerilmiş, bütün huzuru kaçmıştı. Kahvaltıdan sonra Oğuz beye, Sema hanımın son günlerde ne kadar ilgisiz va kaba olduğunu anlattı durdu. Onlar hakkında çok yanılmıştı, baştan iyi insanlar olduklarını sanmıştı ama zaman geçtikçe aslında… Read More Didar’ın kısmeti – Bölüm 10

Baban giderse

Baban giderse;Başı dumanlı dağın giderAtan gider, sırtın giderçınar ağacın gider yaslanacak yer bulamazsın…Baban giderseDarda sana yetişen elin giderAklın gider , canın giderŞu dağlanmış yüreğindeÇocuk kalan yanın giderBaban giderseÖpülecek elin giderBayram gider…Can Baba’dan daha güzel kelimelerim yok babam için, onun bir kelimeye sığdırdığı bin anlamın ötesine geçemem biliyorum. Ama bir insanın babası giderse ne hisseder biliyorum.… Read More Baban giderse

Didar’ın kısmeti – Bölüm 4

Samet’in de işten fırsat buldukça dahil olduğu güzel  bir akşam geçirdiler birlikte, Levent, Didar ve Medusa’yı eve bırakırken yeniden denedi şansını, “Gelmez misin gerçekten?” Gözlerinin içine bakarak o kadar güzel sormuştu ki bu soruyu, Didar aslında gitmetyi çok istediğini farketti bu bakışların ardından ama, hiç doğru bir davranış olmazdı bu şimdi. “Hayır ama, bence sen… Read More Didar’ın kısmeti – Bölüm 4

Didar’ın Kısmeti – Bölüm 2

O bunları düşünürken, Ares uykuya dalmıştı çoktan. Saatlerdir bir türlü beklediği ilgiyi göremeyen Medusa bacaklarına dolaştı, gelip. “O güzel prensesim, canın mı sıkıldı yoksa? Ne yazık ki bu gece evimize gidemeyeceğiz.” dedi onu kucağına alıp. Kedi beklediği ilgiyi görmekten memnun mırıldandı keyifle. Didar onu her gün ev ve klinik arasında taşıyıp duruyordu. Aslında evde bırakabilirdi… Read More Didar’ın Kısmeti – Bölüm 2

Didar’ın Kısmeti – Bölüm 1

Didar kliniği kapatmaya hazırlanıyordu, saate baktı, yedi buçuğa geliyordu. Bu gün çocukların getirdiği ayağı kırılmış köpeği muayene etmişti en son. Zavallı hayvan o kadar korkuyordu ki insanlardan, kırık ayağına rağmen çocuklara da direnç göstermiş,  bir battaniyenin içine sarıp taşımak zorunda kalmışlardı. Bacağına bakabilmek için ona biraz sakinleştirici yapıp beklemeleri gerekmişti, başını battaniyeden çıkarmanın yolunu bulduğu… Read More Didar’ın Kısmeti – Bölüm 1

Yüreğimin sahibi – Bölüm 4

“Annem Poyraz’ı uyutuyor, buyurun gölgede dinlenin biraz o gelene kadar.” diyerek kameriyeyi gösterdi adam ona. Güneş gerçekten o kadar yakıyordu ki, kısacık bir mesafe yürümüş olsa da, kan ter içinde kalmıştı. Kameriyenin gölgesi iyi geldi oturunca, “Size soğuk bir şey ikram edeyim.” diyerek kayboldu adam ortadan. Az önce oturduğu tahta platform gibi, bir platform vardı… Read More Yüreğimin sahibi – Bölüm 4

Yüreğimin sahibi – Bölüm 2

Eve çıkalı neredeyse bir ay olmuştu, fiziki olarak artık eskisinden çok daha iyiydi. İki günde bir gittiği kontrollerinde artık ona nakledilen kalp için bir risk kalmadığı söyleniyordu. Tek eksilmeyen gecelerine çöken o ağlama sesiydi hâlâ. Artık terapiye devam etmek istemediği için, psikoloğa rüyaların sona erdiğini söylemişti, çünkü Murat fiziki sağlığının iyi olmasına rağmen hala psikoloğa… Read More Yüreğimin sahibi – Bölüm 2

Yüreğimin sahibi – Bölüm 1

Kan ter içinde gözlerini açtığında, hala hastane odasında olduğunu görünce rahatladı biraz, geçirdiği ameliyattan beri, her gece, kendini labirent gibi karanlık bir yerde görüyor, duyduğu bebek ağlamasına ulaşmak için, uzun koridorlarda koşuyor ama, bir türlü bebeğe ulaşamıyordu. Doktor kalp nakli ameliyatlarının ardından stresin normal olduğunu söylemiş, hastanenin terapisti ile her  gün düzenli olarak görüşme ayarlamış… Read More Yüreğimin sahibi – Bölüm 1

Kimin cenneti? – Bölüm 6

“E Osman? İyice dinlenebildin mi? Çocuklar uçurtma uçurduğunu söylediler senin.” Cevap vermedi Osman, Ertuğrul’a. Adam parlak takımının içinde bir yılana benziyordu gerçekten. Osman şakasına gülmeyince ciddileşti Ertuğrul, “Artk işimize bakalım o zaman, bu defa büyük bir iş var Osman, becerebilirsen.” “Ne vereceksin?” “Cenneti satın alabileceğin kadar çok para!” diyerek kahkaha attı Ertuğrul. “Sen cenneti nereden… Read More Kimin cenneti? – Bölüm 6

Ben acıdan güçlüyüm! – Bölüm 16

Kapıyı çekip çıktı evden, anahtarı emlakçıya bıraktıktan sonra, bir otobüse binip, doğduğu eve gitti yeniden. Evin bahçe kapısındaki sarmaşıklar temizlenmişti ve kilitli değildi. Ev tadilattan geçirilmiş ve tıpkı çocukluğunda olduğu gibi görünüyordu şimdi. Bahçe de düzenleme yapılmış, yeni ekilmiş çimenler minicik yeşil uçlar vermişlerdi. O kadar güzel olmuştu ki, o sonlara tanıklık eden ev gitmiş,… Read More Ben acıdan güçlüyüm! – Bölüm 16

Ben acıdan güçlüyüm! – Bölüm 14

Alkan hala tam olarak toplayamadığı zihnine rağmen, elinden gelen bütün dikkati vererek dinledi Hüseyin beyi. Bir yıl için bile olsa, aynı evde yaşamak ve bir uçurumdan kurtarmak için can attığı kıza baktı yeniden. Onun başından beri annesiyle iş birliği içinde olup olmadığını düşündü. Belki de sonradan, vicdana gelip, tüm bunları yapmış ya da eve sahip… Read More Ben acıdan güçlüyüm! – Bölüm 14

Ben acıdan güçlüyüm! – Bölüm 10

Ambulansın gelmesi, Alkan’ı apart topar hastaneye götürmeleri, anne ve babasının gözyaşları hepsi bir anda olup bitivermişti. Hüseyin bey aniden kapıda beliren ambulansı görünce paniğe kapılmış, Ahucan içerideyken Alkan beye bir şey olduğunu sandığı için, hiç itiraz etmeden kapıları açmıştı. Sonradan gördüğü Alkan beyin anne ve babasının bir anda nasıl orada oluverdiklerini bir türlü aklı almasa… Read More Ben acıdan güçlüyüm! – Bölüm 10

Ben acıdan güçlüyüm! – Bölüm 9

Ahucan’ın yüreği Alkan mutfağa doğru yürümeye başlayınca daha hızlı çarpmaya başladı, eliyle cebindeki ilacı yokladı yeniden. İçecekler geldikten sonra bir fırsatını bulup, onun bardağına damlatmalıydı yeniden. Bu arada geçen süre boyunca, onu şüphelendirmemek için ise, anlaşmayı okuyup yorum yapması gerekiyordu ama, bir türlü dikkatini elindeki dosyaya veremiyordu. Geldiğinden beri, Alkan’ın bileğinde daha önce görmediği bileklikle… Read More Ben acıdan güçlüyüm! – Bölüm 9

Ben acıdan güçlüyüm! – Bölüm 8

Ahucan, karısının göğsünde kendinden geçmiş ağlarken, adam titreyen elleriyle bir kartvizit uzattı ona. “Bu Alkan’ın doktorunun numarası, istersen aç onunla da konuş kızım. Oğlumuzu bize o geri verecek, eğer sen istediğimiz şeyi yaparsan.” Ahucan burnunu çekerek doğruldu kadının göğsünden, “Tamam, yapacağım!” dedi burnunu çekerek. Bu insanlara yardım edecekti, ona hiç kimse yardım etmemişti, aile acısının… Read More Ben acıdan güçlüyüm! – Bölüm 8

Ben acıdan güçlüyüm! – Bölüm 3

Saat henüz iki olmadan evin önüne gelmişti bile, arabayı yolun kenarına parkedip beklemeye başladı. Evin büyük demir kapısını saran sarmaşıklar yüzünden içeri girip, giremeyeceklerinden emin olamadı, inip kapıyı açmayı düşünse de, şoförün ev sahibi gibi davranmasının normal olmadığa karar vererek vazgeçti. Kız geldiğinde kapıyı birlikte açıp girerlerdi nasılsa. Dikiz aynasından Hüseyin beyi kontrol etti. Onun… Read More Ben acıdan güçlüyüm! – Bölüm 3

“ANNELER GÜNÜ” DEĞİL, “ANNE SEVGİSİ” FARKINDALIK GÜNÜ OLSUN BUGÜN (0.10 hertz)

“Eğer evrenin gizemini anlamak istiyorsanız; enerji, frekans ve titreşim yasalarıyla düşünün!” Nikola Tesla “Anne sevgisi”nin,  iki veya daha çok varlığın karşılıklı olarak üretebildiği, yeryüzünün en büyük ve şifalı kollektif gücü olduğunu düşündünüz mü hiç? Düşünmediyseniz veya biraz sonra anlatacağım pencereden hiç bakmadıysanız, gelin bir farkındalık günü yapalım bu güzel günü hep birlikte. Bir varlıktan diğerine, neredeyse koşulsuz sunulabilen çok az… Read More “ANNELER GÜNÜ” DEĞİL, “ANNE SEVGİSİ” FARKINDALIK GÜNÜ OLSUN BUGÜN (0.10 hertz)

Yıldız kayması Bölüm 2

Işıl adamın pis bakışı ve imasından, az çok anlamıştı ne demek istediğini, şimdi nereden çıkmıştı bu. “Işıl’ı mı sordu?” dedi annesi merakla. “Evet, oğlunun karısı öldü biliyorsun bir kaç ay önce, adam yalnız kaldı. Kız küçük, hastalığı, mastalığı yoksa iyi de başlık parası veririm dedi” dedi Murtaza dilini şaklatarak. “Altmış yaşında o adam.” dedi Işıl… Read More Yıldız kayması Bölüm 2

Yıldız kayması Bölüm 1

“Merak ediyorum da, acaba bir gün herkes kendi yıldızını bulabilsin diye mi parlaktır bütün yıldızlar? Bak! Bu benim gezegenim, tam üstümüzde, ama ne kadar da uzak!” Küçük Prens Sert döşeğinde, yorganın altına kıvrılmış, her  gün uyumadan önce yaptığı gibi, küçük prens kitabının artık ezberlediği sayfalarını karıştırıken,  kitabı ona veren kadının söylediği sözleri düşünüyordu. Küçük prensin yazarı, bu kitabı… Read More Yıldız kayması Bölüm 1

Balıkçının kızları

Zamanın ve yerin önemi olmayan bir hikayenin içinde, üç kızı ile balık tutarak geçimini sağlayan bir balıkçı varmış. Her sabah gün doğmadan denize açılır, akşama tuttuğu balıkların bir kısmını evine ayırır, kalanını da balık pazarında satar ve aldığı erzaklarla evine dönermiş. Balıkçının büyük kızı, çok güzel dikiş dikermiş, evdeki herkesin kıyafetlerini o diker, yaşadıkları köyün… Read More Balıkçının kızları