Kiraz Senfonisi Allegro (Bölüm 4)

“HER AN ÖLÜMÜ YAŞAYAN KUTSAL AĞAÇ SAKURA” Tam üç yıl geçmişti aradan, üç yıl ikisi benim aracılığımla haberleşmelerine rağmen hiç bahsetmediler bu konudan bir daha, ne arkadaşım “ne zaman?” diye sordu, ne o bir şey söyledi. Ruhları hazırlanıyor gibiydi sadece, ikisi de hazırlanıyordu hissediyordum. Ben de bekledim sessizce, tanıklık ettiğim evrenin bu en sadık çiftine… Read More Kiraz Senfonisi Allegro (Bölüm 4)

Kiraz Senfonisi – Andante (Bölüm 3)

“HER AN ÖLÜMÜ YAŞAYAN KUTSAL AĞAÇ SAKURA” Anlattığım her şeyi sessizce dinledi sonuna kadar ve “Biliyor musun, hep geçmişe gitmek istiyordum onu yeniden görebilmek için, ama artık istemiyorum” dedi sakince. “Ben yine de oraya gitmeni istiyorum” dedim. Onu görmesi konuşmasını istiyordum artık. “Hayır” dedi kendinden çok emindi. “Geçmişte sadece acı var görmüyor musun? Neden hatırlamadığım… Read More Kiraz Senfonisi – Andante (Bölüm 3)

Kiraz Senfonisi Andante (Bölüm 2)

“HER AN ÖLÜMÜ YAŞAYAN KUTSAL AĞAÇ SAKURA” Onun danseden bedenine takıldı gözlerim bir süre, öyle dans ediyordu ki, sanki ruhunu salıvermiş içi boş bir kukla gibiydi. Mutluluğun değil deö kaybolmaya yeminli bir insanın dansıydı bu, rastgele, başı boş hareket eden bir bedendi o sadece bu cennetin içinde, kaybettiği ruhunu bir kadehin içinde arıyor, kadehin ona… Read More Kiraz Senfonisi Andante (Bölüm 2)

Kiraz Senfonisi Allegro (Bölüm 1)

“HER AN ÖLÜMÜ YAŞAYAN KUTSAL AĞAÇ SAKURA” Ilık rüzgarın müziği ile kiraz ağaçlarının üzerine konmuş pembe  kelebekler gibi uçuşan çiçeklere takıldı gözü, yolun kenarına sırayla dizilmiş ağaçlar dalgalanan pembe bir hayal denizini andırıyordu. İnsan bir masalın içinde olmak istese ancak böyle bir yer seçebilirdi herhalde. Saçlarını belli belirsiz okşayan rüzgara karşı kapattı  gözlerini yine de,… Read More Kiraz Senfonisi Allegro (Bölüm 1)

Kalenin son tuğlası düşmeden.. “İZ”leri takip edin sevgili yöneticiler

“Adam yorgun argın tamamladıkları günün ardından geldikleri durakta, elindeki kartını cihazdan okutarak, karısına “Sen bin git, ben yarım saat oyalanır, süre dolunca biner gelirim” dedi. Kadın eşiyle birlikte çıktıkları işlerinden birlikte binip, evlerine gidemiyor olmalarını anlamlandıramıyor olsa da, biliyordu ki, şehrin yönetiminin aldığı karar buydu. Toplu ulaşımda kullanılan kartları iki kişi aynı anda kullanamıyordu, aradan… Read More Kalenin son tuğlası düşmeden.. “İZ”leri takip edin sevgili yöneticiler

İzin ver, yüreğinde varsa bir yerim, kapladığım maviliği bilmeden ölmeyeyim

Şarap rengi bir zaman girdabının içinde masmavi deniz düşlerim, sonsuz maviliğe çekiyor beni insafsızca. Satırlar dolusu döküleceğim kadehten, kızıl bir sel olup akacağım az sonra sana. Öyle sınırsızım ki kendimle, bir kadeh kırmızıda yelken açıyorum ufka, açık bir denizin en derin yerinde, kendi sesimden başka bir insan sesinin olmadığı yerde fısıldıyorum ismini. Bir ben biliyorum,… Read More İzin ver, yüreğinde varsa bir yerim, kapladığım maviliği bilmeden ölmeyeyim

Herkesin sırları

“Bundan on veya on beş yıl önce birileri çıkıp, bugün neredeyse hayatımın normali haline gelen şeyleri söyleseydi kesinlikle inanmazdım herhalde” diye düşündü kendi kendine. Gerçekten son on beş yılda hayatına öyle farklı şeyler eklenmişti ki, çoğu insana bunları anlatacak olsa delirdiğini düşünebilirlerdi. Çocukluğundan beri bir şeylerin farklı olduğunu hissediyordu, babası ona bakkala gitmesi için para… Read More Herkesin sırları

Otomatik Pilotta Yaşamak

Size de olur mu bilmem ama, bazen beni heyecanlandıran durumlar varsa ve eğer bu heyecanımı gizlemek zorundaysam, beynim öyle bir “sıradan davranmaya” kodlanır ki, aslında mutluluk, takdir ya da teşekkür gerektiren olumlu durumlara bile tepki veremez olurum. Hiç bir şey olmamış ya da duyduğum şey karşısındaki memnuniyetim yokmuş gibi seri halde konuşmaya devam ederim. Bu… Read More Otomatik Pilotta Yaşamak

Beyaz Atlı Gelin

Köyün Elf anasıydı büyük annesi.  Onlar gibi şehire gelmemiş, köyünü terketmemişti. Torunlarını özlüyordu., Yaz geldiğinde, anneleri beşini birden gönderip onu yormak istemediği için, sırayla gidiyorlardı Elf Ana’nın yanına. Bütün yaz sıranın ona gelmesini beklemişti.  Köyde büyükannesi ve dedesiyle geçirdiği vakitler, hayatının en güzel günleri oluyordu. Çok soru sorup, her şeyi kurcaladığı için Elf anayı kızdırsa… Read More Beyaz Atlı Gelin

Oppa!

Oturduğu banktan etrafı seyrediyordu. Buraya şehrin “aşıklar parkı” denildiğini öğrenmişti. Neden her defasında gelip, bu banka oturduğunu  açıklayamasa da, etraftaki insanlara bakıp, ağaçları seyretmekten büyük bir mutluluk duyuyordu. Uyandığında, yine burada olmayı çok isterdi. Her rüyaya dalışında, bu parkta buluyordu kendini. Etraftaki insanlara baktığında bir Asya ülkesinde olduğunu tahmin ediyordu. Parkın yanıbaşında, gökyüzüne dokunacakmış gibi… Read More Oppa!