Yazılarım

Kiraz Senfonisi Allegro (Bölüm 4)

“HER AN ÖLÜMÜ YAŞAYAN KUTSAL AĞAÇ SAKURA”

Tam üç yıl geçmişti aradan, üç yıl ikisi benim aracılığımla haberleşmelerine rağmen hiç bahsetmediler bu konudan bir daha, ne arkadaşım “ne zaman?” diye sordu, ne o bir şey söyledi. Ruhları hazırlanıyor gibiydi sadece, ikisi de hazırlanıyordu hissediyordum. Ben de bekledim sessizce, tanıklık ettiğim evrenin bu en sadık çiftine eşlik ederek bekledim.

Kitap aynı gördüğümüz gibi bir kapakla yayınlandı. Büyük bir kapı vardı kapağında, kitapta insanlığın geçmişinden bugüne boyutsal yolculuğu anlatılıyordu bir kurgunun içinde. Kitabın ilk baskısını eline aldığı gün “Kapı açıldı” dedi sadece, o kadar.

Kitabın yayınlandığı hafta sarı güller buldu kapısının önünde, ayrılık çiçeği her zaman onların çiçeği olmuştu, ikisi de sarı gülleri çok seviyordu. Aynı hayattalarken uyandığında sarı güller bulurdu penceresinde, gece sessizce gelip aşkla bırakılmış çiçeklere uyanırdı.

O gittiğinde onun için sarı güller ekmişti her yere, her sarı gül gördüğünde içi dağlanmış, düşüncelere dalmıştı. Yolda yürürken gördüğü güllere bile anlam yüklüyordu yıllardır. “Buradayım, hiç gitmedim” dediğini düşünüyordu.

Son üç yılda eski benliğine, onunla olduğu yıllara, özüne daha çok dönmüş, yılların ondan alıp götürdüğü her şey geri gelmiş gibiydi, enerjisinden saçının şekline kadar her şeyi o gittiğinde olduğu gibi yapmıştı yeniden. Evinin olduğu sokakları gezmiş, rastladığı yüzlerde onu görmeyi beklemişti. Sessiz ama derin bir heyecan duyuyor ama hiç bir şey söylemiyordu.

O sabah kapısına bırakılmış sarı gülleri gördüğünde geldiğini anladı, kalbi yerinden çıkacakmış gibi elleri titreyerek aldı onları. Sarıldı, kokladı, gözyaşları titreyerek aktı güllerin üzerine.

Kapıyı kapatıp içeri girdi. Gülleri hiç bir yere bırakamıyordu, yüzyıllardır gerçekleşmeyen buluşma olmak üzereydi. Nereden ve nasıl geleceğini bilmiyordu ama bu güller artık zamanın geldiğini gösteriyordu.

Güllerin üzerinde bir işaret olabileceğini düşündü. Saydı önce, yedi taneydiler, yedi ayrı yaşam için özür gibi. Gülümsedi, bunu düşünerek yaptığına emindi, Yedi yaşam sonra yeniden ama bu kez hata yapmasına izin vermeden sımsıkı tutacaktı onu.

Güllerin arasındaki karta ilişti gözü, titreyen parmaklarını uzattı karta. Çevirip okudu, sadece bir isim yazıyordu üzerinde.

Beni aradığında ağlıyordu, öyle ağlıyordu ki ne dediğini anlamakta zorluk çekiyordum.

“Sana söylemiştim, o olabileceğini söylemiştim.” dedi burnunu çekerek.

“Yeniden doğamazdı, yapabileceği tek şeyi yaptı ve onun bedenini aldı ve yıllardır zaten yapıyordu bunu, biliyordum ondan anlamlandıramadığım bu vazgeçemeyişlerimin bir nedeni olduğunu biliyordum”

Evet, çocukluk arkadaşının adı yazıyordu o kağıtta, onun sarı gülleri, zaten hayatında olupta hisettiği bağı çözemediği o adamdan gelmişti. Bunu zaten o banktaki sohbeti ona ilk anlattığımda çözmüştü. Yanılmamıştı bir kez daha. Onların ruhlarının ne aynı yerde, ne de aynı zamanda olmaya, ne de bana ihtiyacı yoktu aslında, birbirleri ile ilgili her şeyi biliyorlardı. Çoğu zaman iki ayrı ruh olduklarından bile şüphe ediyordum bu yüzden.

Şimdi bunu sadece üçümüz ve bedenini bu büyük aşk için feda eden o gizemli ruh biliyor. Düşünsenize dünyaya sadece emanet bir beden taşımaya gelmiş olmak için nasıl yüce bir ruh olmak gerekiyor.

Çok mutlular, o kadar mutlular ki, ondan başkasını sevemeyeceğini bilen onca insan, çok şaşkın bu mutluluğa, onu unuttuğunu sanıyorlar bu yeni bedende.

Gerçeği sadece üçümüz biliyoruz.

Başkasının bilmesine de gerek yok, ruhum öyle huzurlu ki, bu hikayenin içinde anlatıcı ve aracı olmakta benim görevim oldu.

Hangi şey nedensiz ki hayatınızda?

Kitap mı? Çok satıyor, tüm ısrarlarıma rağmen bu hikayeyi arkadaşım yazmak istemedi, “Sen yazmalısın” dedi bana. Bu bizim hikayemiz, ama sen olmasan asla gerçek olmazdı.

Büyükanneme bir kez daha teşekkür ediyorum bana miras bıraktıkları için, sevginin ve aşkın gücüne şahit olma şansına sahip olamazdım başka türlü.

Bir masal mı sandınız, ya değilse?

SON

2 replies »

  1. Okurken kalbimde biseylerin canlandigini hissedebiliyorsam ne mutlu,oyle icten oyle samimi oyle sicak bi enerjiniz var ki,ellerinize yüreğinize sağlık
    ilhaminiz bol olsun🌸🌺🙏

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s