Sözsüz Ütopya

Kelimeleri unutmuştu insanlar. Çok önceleri, insanların birbirlerini anlamak, konuşmak denilen eylem için çıkardıkları ses gruplarıydı onlar. Sesle ifade edilebildikleri gibi, yazı ile de ifade edilebiliyorlardı. Eskilerde kalmıştı bu yöntem. Artık kimse konuşmuyordu. Yazmak için ise semboller vardı. Dillerde kalmamıştı bu yüzden. Eskisi gibi, bir nesne için, her dilde başka kelime kullanılmıyordu. Tüm insanlar belirlenen ortak… Read More Sözsüz Ütopya

Parkta bir sabah

Gözlerini kapatmış bankta öylece oturan kadına bakıyordu dakikalardır. Yüzünde herhangi bir ifade yoktu. Sanki zamanın içinden çıkmış ve bulunduğu anda donup kalmış bir heykele benziyordu. İlk bakışta gözlerini uzakta bir noktaya sabitlemiş  gibi dursa da, bulunduğu yerden gözlerinin kapalı olduğunu seçebiliyordu. Gölgesinde oturduğu ağacın rüzgarda savrulup dökülen yapraklarına inat kıpırtısızdı. İşe gitmeden önce bir sigara… Read More Parkta bir sabah

10 Kasım 

Şans, dünyanın örnek aldığı büyük bir önderin kurtardığı ülkede doğmaktır.  Sevgi, nesiller boyu yılların eksiltemediği bir sevgiyle, hiç görmediğin bir insanı yüreğinin en güzel yerinde taşımaktır.  Umut, sadece yapıcı, akılcı, sevgi ve insan üzerine kurulu düşüncelerin asla ölmediğine şahit olmaktır.  Ölümsüzlük, düşünceleriyle, sevgisiyle, sözleri, kahramanlıkları, dehası, öngörüleri ve anılarıyla kendi milletine ve tüm dünya milletlerine… Read More 10 Kasım 

Peter Pan

Arka bahçede oynarken rastlamıştı ona, çalıların arasına girmiş ürkek gözlerle onu seyrediyordu. O sırada tahta sıraya oturmuş bebeğinin saçlarını tarıyordu. Bebeğin saçları çok dolaştığı için tarak bir türlü aşağı doğru kaymıyor, her defasında tarağın üzerinde naylon saçlar birikiyordu. Gözlerindeki ürkekliği onun bu halini görmesine bağlamıştı. Henüz yavruydu ve elindeki şeyin tüylerini yolan bir canavar olduğunu… Read More Peter Pan

Ağaç

Bu olur olmaz yerlerde ortaya çıkan heyecanı, ona hep zor anlar yaşatırdı. İşte yine koltuk altları ve alnı terliyor, muhtemelen yüzündeki pembelik de giderek artıyordu. Aldığı notları okuyup, tekrarlamaya çalışırken, kağıdı tutan elinin titremesine engel olamıyordu. Eğer sakinleşmeyi başaramassa, sesi de titreyecekti muhtemelen. Serinlemek için not kağıtlarını yüzüne doğru yelpaze gibi sallayarak, derin bir “Ohh!”… Read More Ağaç

Bibi

“Mutluluk koşarak yakalanmaz, öyle sadece yorulursun!” derdi bibisi ona. Büyüme çağındaydı o zamanlar, her şeye kalbi kırılıyor, alınıyor, çabuk sinirleniyordu. Anne ve babasıyla anlaşabildiği bir dönemde değildi. O günlerde konuşabildiği tek kişiydi bibisi. Bibinin aslında “hala” demek olduğunu çok sonra öğrenmişti. Nedense çocukluğu boyunca “bibi” nin halasına özgü bir takma ad olduğunu düşünmüştü. Bibi ile… Read More Bibi

Hasta değilim

Derisinin altında küçük karıncalar geziyor gibi hissediyordu, öyle çok ve ağırdıkar ki acı veriyorlardı. Boğazı bir bacanın ağzında beklemiş gibi yanıyordu. Dudaklarının derileri kuruyor, dili, damağı ve dişleri arasında durduğu her zamanki yerine yapışıp kalıyordu kuruluktan. Arada bir etine bıçak saplayan ağrılarda gelince iyice çekilmez oluyordu. Onca dikkatine rağmen yine nasıl yapmışsa üşütmeyi başarmıştı. Her… Read More Hasta değilim

Bu gece TRT Radyo 1’de Kulağınız Bizde olsun

Yapımcılığını Haluk Gurkan Arig’ın,sunuculuğunu Zafer Elgin’in gerçekleştirdiği TRT Radyo-1’de 23.00 haberlerinden sonra canlı olarak yayınlanan “GECENİN İÇİNDEN” programı,5 Kasım.2017 PAZAR günü yine dopdolu… —Gülseren Kılınç’ın ilk romanı “İKİ HAYAT” Eylül 2017’de okuyucusuyla buluştu… Yazar şöyle diyor : ”Umut ve hayallerim öyle birikti ki, bu elinizde tuttuğunuz kitabı yazmak ve hayatta ben de varım, sizinle yaşıyorum,… Read More Bu gece TRT Radyo 1’de Kulağınız Bizde olsun

Sınırsız

İçinde bir şehir dolusu insan vardı onun. Bir ülke, bir dünya belki de. Hepsine de benziyordu üstelik. Tüm insanlara benziyordu. Hatta bazen kedilere, köpeklere, kuşlara, ağaçlara, bulutlara bile benziyordu. Toprağa da benziyordu, güneşe de.. Bu evrendeki her şeye benziyordu. Bazen o kadar çok ortak yön buluyordu ki, her şeyle arasında, kendisini kaybediyordu. Hem herşeyle bütün,… Read More Sınırsız

Aşkın şiir hali

Bin yıllardır, her aşığın kurduğu hayallerden kuruyordu o da. Şiiri aşk doğurmuş olmalı diye düşünüyordu. Sevince, sevdiğine erişemeyince ya da sevilen gidince, insanın şair olması çok güzeldi aslında. Katil olan da vardı. Şiir çok güzeldi gerçekten, her güzel şey şiire dönüşebilirdi. Hatta güzel kelimesi, şiir ile değiştirilmeliydi. Hayat çok şiirdi mesela, sevdiği de çok şiirdi.… Read More Aşkın şiir hali