Yazılarım

Sevdanın yakışmadığı kadınım ben şimdi

121742068000sen içindeki gel-gitlerden yorgun, ben bekleten zamana dargın
zamansız bakışlar ve anlık dokunuşlara tav olmuş yüreğim
bir çift gözün hapsine düşkün..

 

Sırası savılmış heyecanları özlüyor ruhum seninle.. Geçti bizdenlerde dolanıyor düşüncelerim. İlkbaharları tüketmiş sonbahara dönüyorken yaşam, hicaz makamında esiyor rüzgarlar. Cevabını bilmediğim bir bilmeceyi çözmek gibisin bazen, bilinmeyenin peşinde dolanmaya hevesli ruhumu döndüremiyorum senden bu yüzden..

 

Albümlerde sakladığım günlerim oldu oysa benim, rüştümü ispat ettim artık hayata, ödünsüz özgürlüğümü sakladım hep içimde, durulması gereken yerde durmayı, beklenmesi gereken yerde beklemeyi öğrendim, ödülsüz esaretler zincirinde. Bedelini ödedim yaftalandığım tüm rollerin.
Yeni sevdalara çoktan mühürledikleri gönlüme söz geçiremediğimi kime diyebilirim ki şimdi. Prangalarımın ağırlaştığını nasıl anlatabilirim ki bir çift gözün hapsinde. Aslında olmadığı yerlerde dururken bedenim, ruhumun sana doğru bir adım atıyor olduğunu kim hoşgörür bu saatten sonra. Durmakla devam etmek arasındaki gel gitlerimi kime dilllendireyim ki şimdi sen söyle.
Giyilmemiş bir gelinlik gibi hüzünlü ve güzel düşlerime veda etmek istemiyor işte gönlüm. Belki bir gün diye sımsıkı sarılasım geliyor inadına. Günlerdir kapalı kalmış kapılardan gün sızıyor içeri, ısıtıyor bedenimi, yüreğimi.
Ezelinden, kimseden korkmadığım kadar korkuyor gözlerim bu yüzden takılıp kalmaktan gözlerine. Tesadüfe gizlenmiş, kaçamak dokunuşlarına karşılık vermek için çırpınıyor oysa bedenim. Başka hayatlardan koparıp almak istiyor yüreğim seni. Sahibin olmak istemiyorum oysa, ellerin, gözlerin ve yüreğin yeter bana. Başkalarının çizdiği haritaları, yazılmış tarihleri bozmakta değil gönlüm.
Ruhundaki savaşı izliyorum sessizce, bazen sabırlı ve sakin, bazense hırçın ve meydan okuyan yüreğime rağmen izliyorum çaresiz. Çaresizliğim bilmediğimden değil, sabrımın yetmediğinden olsa da gözlerine bakıp daha derinlerine inememenin sancısını hissediyorum sadece.
Öyle garip şeylere hayran kalıyor ki yüreğim, seyrettiğim güzel yüzünde bazen. Ağzımdan çıkan anlamsızların ardındaki düşüncelerimi bilebilsen, heyecanlandığındaki o kopuşları mı yaşarsın, yoksa korkar uzaklaşır mısın bilmiyorum.
Belki kendi kendine kaybolup gidiverecek bu da bir gün içimde, uzanıp da tutamadığım pek çok şey gibi. Sende anılarımdaki güzel düşler kısmında yerini alacaksın belki kimbilir. Oysa keşke yaşansalarla tükenmek istiyor ömrüm bu ara.
Herhangi bir günün, herhangi bir vaktinde aklıma geldiğinde yüreğimden havalanan martıların çığlıklarını duyacaksın sanıyorum. İçimde kalacakların yası çöküyor sonra yüreğime. Sahip olmadıklarıma, hiç sahip olamamanın korkusu var içimde sadece.

 

Oysa biliyorum kabul görmüş hayat hikayelerimizdeki, iğreti bir ayrık otu olarak yok olacak avuçlarımda bu sevda.

 

Çünkü sevdanın yakışmadığı kadınım ben şimdi.

 

30/07/2008

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s