Ben varım – Bölüm 8

Şoför Vedat’ın söylediği gibi kapıda onu bekliyordu ama Vedat ortada gözükmüyordu. Okula vardıktan sonra “Sizi kaçta gelip alayım?” diyen adamcağıza, “Gerek yok bu gece evimde kalacağım” dedi nazikçe.

Madem büyükanne evleneceklerini sanıyordu o halde, sürekli olarak onlarda yaşamasının da doğru bir davranış olmayacağını bilirdi herhalde. Ayrıca Vedat böcek konusunu çözeceğine söz vermişti. Bu gece biraz uykusuz kalma pahasına evine dönüp, yarın da ondan böcekleri halletmesini isteycekti.

Otobüse binerken ona  nasıl ulaşacağını bile bilmediği geldi aklına. İnternette yaşadığı yerin adresine dair bir şeyler bulurdu herhalde. Nasılsa eve bir  kez gitmişti.

Evinin kapısına geldiğinde, ev sahibinin kapının önünde birileri ile konuştuğunu  gördü. Arkalarındaki kamyonetin üzerinde kocaman harflerle “Böcek Avcıları” yazıyordu. Anlaşılan Vedat sözünü çoktan tutmuştu bile ama adresi nereden bulmuştu?

Ev sahibi onu görünce gülümseyerek yanına geldi, “Benden hiç ücret talep etmeden bu evdeki böcek sorununu halletmiş olmanıza teşekkür ederim. Yıllardır bu yüzden çok kiracı kaybettim”

“Rica ederim” dedi Füsun’da gülümseyerek. Bir bilseydi bu işin nasıl hallolduğunu acaba ev sahibi onun hakkında ne  düşünürdü.

“Evinizde bir daha böcek olacağını sanmıyoruz ancak pencerelere tel yaptırmanızda fayda var” diyerek ayrıldı ilaçlama yapanlarda.

Keyifle çıktı merdivenleri bu kez Füsun. İlk kez böceksiz bir gece geçirecekti bu evde. Ayrıca Vedat’ın sözünü böyle çabuk tutmuş olmasına da memnun olmuştu ki telefonu çaldı. Evden ayrıldığından beri bilmediği numaraları açma gibi bir alışkanlığı yoktu. Nehir’in oynadığı onca  oyundan sonra babasına yetiştirmek için onun açığını kollamaya devam edeceğini biliyordu.

Az sonra mesaj sesini duyunca yeniden baktı telefona “Telefonu açmayacak mısın? Vedat” yazıyordu. Bu az önce arayan numaraydı. Demek telefonunu da bulmuştu bir yerlerden. Nasıl bir adamdı bu  böyle.

Tam numarayı kaydedip arayacağı sırada kapı çaldı ve bir mesaj daha geldi aynı numaradan.

“Kapıdayım.”

Yeniden aşağı indi ve kapıyı açtı.

“Ne işin var burada?”

“Seni almaya geldim.”

“Ben artık evimde kalacağım.”

“Tamam geri getiririm, büyükannem bizi yemeğe bekliyor”

“Bekle de giyineyim” diyerek geri yukarı çıktı Füsun. Yarın öğlen bir sınavı daha vardı ve ona çalışmaya henüz vakti olmamıştı. Ayrıca yarın işe sabahtan gitmesi gerekiyordu. İki günlük izni sona ermişti artık.

“Demek böcekli ev burası, fena değilmiş” dedi Vedat’ın sesi, arkasından yukarı kadar çıkmıştı. Artık  tuhaf gelmediğini farketti Füsun onun bu davranışlarının.

“Alay etmeyi kes” dedi sadece, “Adresimi ve telefonumu nasıl buldun söylesene” diye seslendi giyinirken. Vedat’ın onun eşyalarını karıştırdığını duyabiliyordu.

“Murat’tan aldım iyi bir bahşiş karşılığında”

Füsun bu defa evden getirdiği güzel elbiselerinden birini giyinmiş, biraz da makyaj yapmıştı. Madem bir oyuna dahil olmuştu, bari kadıncağız torunu şişko ve bakımsız bir ucubeyle birlikte olduğu için üzülmesindi.

“Başka bilgiler de aldın mı?” dedi içeri geri döndüğünde.

“Evet aldım, hazırsan çıkalım”

Murat’ın bülbül gibi her şeyi anlattığına emin olmuştu Füsun. Muhtemelen artık evden kaçmış kocaman bir kız olduğunu da biliyordu Vedat, ilerleyen günlerde koz olarak kullanabileceği daha çok şeyi de olacaktı büyük ihtimalle de.

Talip, artık mesajlarına da cevap veremeyen Füsun’a içerlemeye başlamıştı. Yıllardır gözü ondan başka kimseyi görmemişti, onun için her  şeyi yapmaya hazırdı ama o şimdi öfkesinden onu bile hayatına dahil etmiyordu. Füsun’un üzerine gitmenin hayatı boyu yapacağı en  büyük aptallık olduğunu biliyordu çünkü o zaman bütün öfkesini Talip’e yönlendirecekti. Sakince beklemeye çalışsa da günler geçtikte morali iyice bozulmaya başlamıştı. Acaba Füsun bu gidişi  ondan kaçmak için de bir bahane olarak mı kullanacaktı.  Füsun gittiğinden beri belki haber alırım düşüncesiyle bir kaç kez Nehir’i aramıştı. Rakibi ortadan kalkan Nehir elbetteki bu  fırsatları değerlendirmekte gecikmedi. Birden bire Talip’in en büyük destekçisi oluvermişi. Her gün onu teselli ediyor, eskiden Füsun ile sohbet ettikleri ağaçların altına gidip onu dinliyordu.

Füsun Talip’e haksızlık ettiğini biliyordu, aslında onu aramak istiyordu ama şu Vedat olayını çözüp ondan kurtulması gerekiyordu bir an önce. Aksi halde Talip’e bile bunu nasıl açıklayacağını bilemiyordu. Bir gece aynı odada uyumakla başlayan bu maceranın sonunun gerçekten evlilikle sonuçlanacağını düşünmüyordu elbette ama yine de bu oyunun içinde bir de Talip’i idare edemezdi. Tüm bunlardan kurtulduktan sonra ona  her  şeyi anlatacaktı.

Mediha hanımın evine yaklaşırken aklından geçenleri okuyormuş gibi “Nişanlına ne söyleyeceksin?” dedi Vedat.

Murat epeyce detay vermiş olmalıydı para karşılığında. Ona kızmıyordu çünkü gerçekten onlarında paraya ihtiyaçları vardı.Hatta belki iyi bile olmuştu, böylelikle onlara karşı borcunu  da bir şekilde ödemiş sayılırdı.

“Hiç bir şey söylemeyeceğim.” dedi canının sıkıldığını belli ederek.

“Dürüst olman gerek miyor mu?”

“Sen mi söylüyorsun bunu?”

“Evet, elbette ben biriyle evlenecek olsam ona dürüst olmak isterdim. Onun da bana olmasını isterdim elbette.”

“Senden kurtulduktan sonra ona her şeyi anlatacağım”

“O zamana kadar başkasını bulmazsa tabi”

“Bunu da nereden çıkardın şimdi?”

“Kimse bulunmaz hint kumaşı değildir öyle değil mi?”

Bu sırada evin önüne geldikleri için Füsun’un bir şey söylemesine fırsat bırakmadan indi arabadan Vedat ve dönüp onun kapısını da açtı nazikçe.

Mediha hanım onları görünce tatlı gülümseyişi ile kucakladı ikisini de. Yine masa hazırlanmıştı, kahvaltıda oturdukları şekilde yerleştiler.

“Babanla konuştum” dedi Mediha hanım, Vedat’a bakıp.

“Ve?”

“Ve önümüzdeki ay nikahınızı yapmaya karar verdik, eviniz eşyalarını hepsi hazır olacak. Siz sadece düğünde ne giyeceğinize karar verin.”

Füsun ağzını açacaktı ki, Vedat bakışlarıyla susturdu onu.

“Keşke bu kararı bize bıraksaydınız Mediha sultan, Füsun’un ailesi henüz bu kararımızı bilmiyor”

“Söyleyin o zaman” diye yine tatlı tatlı gülümsedi Mediha hanım.

Füsun bu  ailedeki herkesin aynı huya sahip olduğundan emindi artık ve Vedat’ın ailesinin hakkında anlattıklarının doğru olduğundan da emindi.

Mediha hanım konuyu değiştirince hiç biri yeniden açmadı. Füsun ertesi gün bir sınavı olduğunu belirterek izin istedi erkenden ve Vedat onunla birlikte çıktı dışarıya.

“Şimdi ne olacak?” dedi fısıltıyla ona bakıp.

“Nişanlınla konuşsan iyi olur”

“Ne demek nişanlınla konuşsan iyi olur. Anlaşmamızda bu  kadarı yoktu. Böcek ilaçladın diye seninle evlenecek değilim.”

“Senine evlenmeye bayılıyormuşum gibi mi duruyor oradan?”

“O zaman gidip aileni beklemeleri için ikna et” dedi ve bekleyen arabaya bindi Füsun.

Diğer kapıdan da Vedat bindi.

“Ne yapıyorsun?”

“Nişanlı mı eve bırakıyorum”

Bir süre ikisi de hiç konuşmadılar.

“Baksana,” dedi Füsun, “ailen benim gibi bir kızla evlenmene nasıl razı oluyor. Yani siz çok zengin bir ailesiniz, sen neredeyse ünlü bir adamsın.”

“Kemal beyin  kızı  ile evlenmemde neden bir sakınca görsünler ki?”

Babasının adını duyunca irkildi Füsun birden, “Anlamadım?” dedi hayretle.

“Büyükannem elbette seni araştırmış, Murat’a bahşiş veren tek kişinin ben olduğumu sanmıyorsun herhalde. Seni ilk günden o restorana götürmesi boşuna mı sandın. Şimdi göründüğün gibi biri olsaydın zaten bir çok yerde nasıl  davranılacağını bilmiyor olman gerekirdi ama sen  biliyordun. Mediha Sultan asla yaş tahtaya basmaz.”

“Yani o da mı herşeyi biliyor?”

“Büyük ihtmalle babam da biliyor”

“Size gerçekten inanamıyorum. Babama da söylerler herhalde!”

“Hayır, Mediha Sultan’ı duydun biz söylemek zorundayız”

“Seninle evlenmek istemiyorum! Seninde bunu istediğini sanmıyorum neden o büyük zekanı çalıştırıp bir çaresine bakmıyorsun. Paran ve zekanla kendine daha güzel bir gelin de bulabilirsin.” dedi Füsun sertçe.

“Kilon seni rahatsız ediyorsa neden diyet, spor falan yapmıyorsun?”

“Çünkü etmiyor?”

“O zaman neden güzel bir gelin imasında bulundun, kendini beğenmiyor musun?”

“Beğeniyorum.”

“O halde sorun yok, senin kendini beğenmen önemli değil mi? Benim ne düşündüğüm kimin umurunda? Senin umurunda mı?”

“Hayır!”

(devam edecek)

Bölüm 1

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/20/ben-varim-bolum-1/

Bölüm 2

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/21/ben-varim-bolum-2/

Bölüm 3

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/22/ben-varim-bolum-3/

Bölüm 4

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/23/ben-varim-bolum-4/

Bölüm 5

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/24/ben-varim-bolum-5/

Bölüm 6

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/25/ben-varim-bolum-6/

Bölüm 7

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/26/ben-varim-bolum-7/

Bölüm 8

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/27/ben-varim-bolum-8/

Bölüm 9

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/28/ben-varim-bolum-9/

Bölüm 10

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/29/ben-varim-bolum-10/

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s