Ben varım – Bölüm 6

Tam uyumuş ve kendini iyi hissetmiş olmayı beklerken olan bu olay Füsun’un sinirlerini bozmuştu. Odada özür dileyen gözlerle bakan Murat’la göz  göze geldi. Ona kızabilirdi ama neden kızacaktı ki bu onun suçu değildi. Türkan ve o bu odayı onun için ayarlayıp kendilerini riske atmışlardı.

“Neyse boş ver” dedi gülümsemeye çalışarak.

Murat odadan çıktıktan sonra balkonun kapısını açıp, odayı havalandırdı. Adamın parfümü olduğu gibi sinmişti içeriye. Bu kadar parfüm sıkmakta neyin nesiydi sahi? Yüzünü yıkayıp biraz açılmak  için banyoya girdiğinde adamın ayakkabılarının orada olduğunu gördü. Sinirden çoraplarıyla gitmiş olmalıydı odadan. Birden bir gülme geldi adamın çoraplarıyla ortalıkta gezdiğini düşününce.

İyi de bu adam odaya nasıl girmişti dün gece?

Uyumadan önce sadece böcekleri kontrol ettiğini ve odayı kilitlemediğini hatırladı sonra. Burası bir oteldi elbette uyumadan kontrol etmesi gerekiyordu ama o kadar yorgun ve uykusuzdu ki bir an önce yatağa gömülmek istediğinden aklına bile gelmemişti. Hızla kapıya gidip kilitledi bu  kez. Saat erkendi ama o kadar  uyumuştu ki şimdi yeniden yatmak istemiyordu. Bir duş alıp, kahvaltıya inebilir ve ardından ders çalışabilirdi. İşe öğleden sonra gidecekti.

Kahvaltısını ettikten sonra ders çalışırken, kafasını artık toplayabildiğini farketti ve mutlu oldu. İşe gidince biraz avans isteyecekti patronundan buradan çıkıp eve gidince bir böcek ilaçlama firması çağıracaktı ve böceklerin nereden çıktıklarını bulmalarını ve orayı sonsuza kadar kapatmalarını isteyecekti. Bunun için ay sonunu bekleyecek  hali kalmamıştı. Yine de burada bir gece daha kalabilecek olması hoşuna gidiyordu. İlaçlama firmasını bu gün arasa eve döndüğü gün gelirlerdi belki.

İşe gitmek için giyinmeden firmayı aradı. İstedikleri para alacağı maaşın üçte ikisine denk geliyordu ama bunu göze alabilirdi.

İş çıkışı yeniden otele döndüğünde Vedat beyin onu odanın kapısında beklerken buldu.

“Ne o? Yine mi burada uyuyacaksınız yoksa?” dedi ters ters. Sabah  ona karşı imalarını affetmiş değildi.

“Hayır” dedi adamda aynı aksi ses tonuyla ve elindeki fotoğrafı salladı Füsun’un burnuna doğru.

Fotoğraf karşı binaların birinden çekilmiş olmalıydı. Adam iç çamaşırı ile odanın ortasında duruyor, Füsun’da hemen onun karşısında balkonun önünde dikiliyordu.

“Bu da ne böyle?” dedi. Bu adam şantajcı falan mıydı yoksa?

“Neye benziyor? Senin ve benim sabah çekilmiş fotoğrafımız görmüyor musun?”

“Ne yani para mı isteyeceksin şimdi de benden buna karşılık?”

“Sen ne aptal bir kızsın, bu bir gazete fotoğrafı küçük hanım. Yarın ikimizde bu fotoğrafla gazete de olacağız makul bir açıklama bulamazsak.”

“Ne  gazetesi Allahaşkına! Üçüncü sınıf izbe otelin balkonlarını gözetleyip haber yapan bir gazete mi var? Şaka mısın sen?”

“Hayır ama Satranç şampiyonunun kaldığı yeri bulup fotoğraflarını çekmeye can atan bir sürü gazeteci var.”

“Ne şampiyonu?” dedi Füsun küçümser gibi adama bakarak.

“Satranç küçük hanım, sizin zekanızın asla yetmeyeceği bir oyun”

Füsun bu saçmalıkları daha fazla dinlemek istemiyordu. Adam belli ki normal değildi.

“Satranç şampiyonuymuş, ben de Napolyonum zaten” diyerek odanın kapısını açıp içeri girdi ve doğruca banyoya gidip adamın ayakkabılarını aldı. Geri dönüp ona vereceği sırada adamın da peşinden odaya girdiğini farketti.

“Yok artık! Odayı birlikte kullanmaya kararlısın herhalde, şimdi arayacağım resepsiyonu yine?” dedi öfkeyle.

Adam Füsun’un elinden ayakkabılarını alıp, “Teşekkür ederim” dedi önce ve sonra tekrar elindeki fotoğrafı gösterip, devam etti konuşmaya.

“Şimdi sen bana kim olduğunu söyleyeceksin?”

“Neden böyle bir şey yapacak mışım?”

“Çünkü bana bu fotoğrafı ulaştıran değerli gazeteci dostuma makul bir açıklama yapmam gerek ki, yarın ikimizi de bütün ülke tanımasın anladın mı?”

“Sen önce kim olduğunu söyle bence doğruca?” dedi Füsun.

“Adım Vedat Sancak!”

Füsun telefonunu çıkarıp Google’a yazdı bu ismi, Vedat Sancak isimli Türk’ün satrançtaki başarıları ile ilgili haberler ardı ardına sıralandı. Birine tıklayıp, fotoğrafları inceledi. Gerçekten de karşısında duran adam bir satranç şampiyonuydu.

“Araştırman sona erdiyse konuşabilir miyiz?” dedi Vadat sabırsızlıkla.

“İyi de senin ne işin var bu otelde?” dedi şaşkınlıkla Füsun, “Gidip pahalı otellerden birinde kalıp benim başımı belaya sokmasan olmaz mıydı?”

“Peşimde birilerinin olmasından hoşlanmıyorum tamam mı?”

“Başkalarının odasında uyumaktan hoşlanıyorsun ama?”

“Şimdi beni iyi dinle!” dedi Vedat ayağa kalkarak, gerginliğinin giderek  arttığı belli oluyordu.

Sonra derin bir nefes alıp, oturdu yatağın üzerine, “Neyse şimdi senin o kalın kafana bir şeyler sokmakla uğraşmak istemiyorum. Bana kısaca kim olduğunu anlatırsan ben de uygun  bir hikaye uyduracağım ikimiz için.”

“Bir şey uydurmana gerek yok, gerçekleri söylesen yeter!”

Vedat durup yüzüne baktı Füsun’un umutsuzlukla.

“Tamam sana para vereyim” dedi sonra.

Bu cürretkar teklif iyice sinirlendirdi Füsun’u, “Defol git bu odadan!” diyerek kapıyı gösterdi ona. Öfkeden titriyordu artık. Bu adamın bu aşırı özgüveni ve haddini bilmemesi iyice delirtmişti onu.

Vedat Füsun’u duymamış gibi düşünceli düşünceli halıyı seyrediyordu. Yerinden bile kıpırdamadı önce, sonra sakince ayağa kalktı.

“Tamam, umarım açıklamak zorunda olduğun bir eşin veya ailen  yoktur” diyerek kapıya doğru yürüdü.

Füsun babasını ve Talip’i düşündü birden bire. O ana kadar aklına onlar gelmemişti. Tek istediği bu adamdan bir an önce kurtulmak istediğiydi. Eğer babası gazetelerde bu haberi görürse, ki görecekti anlaşılan, o zaman yıllardır söylediği her şeyde haklı çıkmış olacaktı. Yine de bu adamı durdurup ortak bir  plan yapmayı gururuna yediremiyordu şimdi.

Tam sesleneceği sırada çaldı Vedat’ın telefonu, kapının ağzında durup telefonuyla konuşmaya başladı.

“Senin nereden haberin oldu büyükanne? Hayır düşündüğün gibi değil. Hayır lütfen gelme!”

Peşpeşe sıraladığı sözlerin ardından karşı tarafın kapattığı belli olan telefona baktı bir süre ve sonra çaresiz bir yüz ifadesiyle Füsun’a döndü yeniden.

“Üzgünüm ama bir plan yapmak zorundayız, büyükannem buraya geliyormuş.”

“Büyükannen mi?” dedi şaşkınlıkla Füsun. Gazetecilerden daha korkucu bir büyükkannesi mi vardı yani bu ukalanın bir de.

“Evet ne  yazık ki!” diyerek odaya geri döndü Vedat ve az önce yatağın üzerinde oturduğu yere çöktü yeniden.

“Birileri ona da yollamış aynı fotoğrafı, o da buna  çok sevinmiş. Şimdi buraya geliyor.”

Füsun hiç bir şey anlamıyordu Vedat’ın söylediklerinden, az önce gazetelere manşet olmaktan korkmaları gerekirken, şimdi buna sevinen bir büyükanne çıkmıştı ortaya.

“Biraz açıklamak ister misin?” dedi kollarını kavuşturup.

“Bana yardım etmen gerekiyor, karşılığında ben de sana yardım ederim. Söz veriyorum.”

“Yardıma ihtiyacım olduğu sonucuna nasıl vardın acaba?”

“İzbe bir  otelde tek başına kalıyorsun, bu kadar derin uyuduğuna göre çokta yorgun olmalısın. Üzerindekiler ve bulunduğun yer çok zengin olduğun hissi vermiyor. Üstelik çeneni tutamıyorsun ve geçimsizsin. Yardıma ihtiyacın olduğu açık.”

Tam yeniden bağırmaya başlayacaktı ki babası aklına gelince vazgeçti Füsun.

“Anlaştık” dedi dişlerinin arasından. Madem yardıma bu kadar gönüllüydü o zaman şu böcek konusunu çözebilirdi belki. O zaman o da hayatına istediği gibi ve kendi çabasıyla devam edebilirdi.

“Ne istiyorsun?” dedi Vedat gülümseyerek “Baştan konuşalım, yapamayacağım bir şeyse seni boşuna umutlandırmak istemem.”

“Evimdeki böceklere bir çare bulacaksın!” dedi Füsun ellerini beline koyarak.

Kocaman bir kahkaha attı Vedat “Yani sen evinde böcek olduğu için mi buradasın?”

“Evet”

“Tamam o kolay, başka?”

“Başka bir şey yok!”

“Şuradaki koca böceği görmeden uyumuş olman ilginç” dedi Vedat parmağıyla, Füsun’un arkasındaki duvarı göstererek.

Bir çığlık atarak odanın öbür tarafına sıçradı Füsun ve duvara baktı panikle. Duvarda böcek falan yoktu.

(devam edecek)

Bölüm 1

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/20/ben-varim-bolum-1/

Bölüm 2

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/21/ben-varim-bolum-2/

Bölüm 3

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/22/ben-varim-bolum-3/

Bölüm 4

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/23/ben-varim-bolum-4/

Bölüm 5

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/24/ben-varim-bolum-5/

Bölüm 6

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/25/ben-varim-bolum-6/

Bölüm 7

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/26/ben-varim-bolum-7/

Bölüm 8

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/27/ben-varim-bolum-8/

Bölüm 9

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/28/ben-varim-bolum-9/

Bölüm 10

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/29/ben-varim-bolum-10/

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s