Ben varım – Bölüm 3

İki ailenin ısrarlarına rağmen davetlilerin olduğu bir nişan törenini kabul etmedi Füsun. Aile arasında bir yüzük takma merasimi yeterliydi. Evlilik günü belli olduğunda diledikleri kadar misafir çağırabilirlerdi nikaha çünkü düğünde istemiyordu. Talip her zaman olduğu gibi sevdiği kadının yanındaydı bu düşüncesinde. Çocukluğundan beri hayal ettiği bir masal yaşıyordu, öyle mutluydu ki bunu kimsenin bozmasına izin vermeye niyeti yoktu. Füsun ne istiyorsa öyle olacaktı her şey. Öyle de oldu. Okulun kapanmasına az bir zaman kala yüzükler bir akşam Füsun’ların evinde takıldı ve bir yemek yendi birlikte.

Kemal bey evlilik kararından sonra Füsun’u karşısına alıp, “Evleniyorum diye harcamalarının artmasına izin vereceğimi düşünme, ayrıca evlendikten sonra bu hallerine devam edersen Talip’le iş birliği yapacağımdan da şüphen olmasın küçük hanım” dedi büyük bir ciddiyetle.

O evden gittikten sonra Nehir’in harcamalarını onun üzerine atamayacağından nasılsa foyası meydana çıkacaktı. Gülümseyerek dinledi babasının sözlerini bu yüzden. Babası kızının yüzündeki bu sinir bozucu gülümseyi farklı algıladı elbette ve nutuk sonunda sert cümlelerle biten tek taraflı bir  kavga ile sona erdi.

Onun genlerini taşıması, aynı evde yaşamalarına rağmen tanımıyordu babası onu. O  bile dışarıdan bakabiliyordu Füsun’a ve gördüğü tek şey kilolu, başına buyruk, savruk bir kızdı sadece. Öyle bile olsa onu karşısına alıp bunların nedenlerini sormayı düşünmüyordu örneğin. Sadece sonuçlarla ilgileniyordu. Zaten ona yabancı olan herkesin ilgilenme şekliydi bu ama insanın babası bir yabancı gibi davranınca ağır geliyordu gerçekten. Annesini anlıyordu bu yüzden. Kendini evin dışındaki dünya ile oyalamayı seçmişti o. Aptal ya da yetersiz bir kadın olduğu için değil, babasının onu baskılaması ve kendi kalıpları içinde yaşatmaya çalışmasının sonucuydu bu. Sonunda kadından geriye bir şey kalmamıştı işte. Konuşmuyordu, ilgilenmiyordu, bu eve bir beden olarak geliyor ve dışarıda yaşıyordu aslında. En azından onun sınırlamıyordu Kemal bey her nasıl oluyorsa. Belki kadıncağız o kadar silinmişti ki bu evden, onu ne  yaptığının bile farkında değildi adam. Onun farkettiği tek şey Nehir ve onun başarıları idi. Bütün evde sadece o ve ikisi vardı, diğerlerinin duvarlardaki gölgelerden bir farkı kalmamıştı. O gölgelerden biri olmaya direniyordu  Füsun, babasının döktüğü bir kalıba girip yok olmayı da kabul  etmiyordu. Bu yüzden nasıl baş edeceğini bulamıyordu babası onunla. Evlenip bir an önce başka bir evin gölgesi olmasını onaylayışı bundandı büyük ihtimalle. Annesi ve  halasının varlığı belli olmadığı için evde yıllar sonra beklenilen düzen tam olarak oturmuş olacaktı onun gidişiyle.

“Kemal amca düşündüğün kadar acımasız bir adam değil bence” diyordu Talip bazen, “Aslında tek yaptığı sizi korumaya çalışmak.”

“Ondan  kim koruyacak peki bizi?” diyordu Füsun gülerek. Yok etmek korumacılık olabilir miydi sahiden. Bir  eşya değildi ki onlar, yok edip, saklayıp, korunabilsinler. Ayrıca sevgisiz bir koruma davranışı bir  insana  yapılacak en büyük işkenceydi ona göre. Korumak sevmek demek değildi ama babası öyle olduğunu sanıyordu.  Ayrıca neyden ve kimden  koruduğu konusunda da hiç bir fikri yoktu Füsun’un. Onun korumak için uğraştığı tek şey, an az riske indirgenmiş bir yaşamı muhafaza ederek, rutinden çıkmasını engelllemekten başka bir şey değildi. Onun zihnindeki yaşamı baskı ile sağlamaya çalışıyordu. Bu onu diğer yaşamlara saygısız ve kör yapıyordu ayrıca. Aklıyla mücadele edemediği için, otoriteyi kullanıyordu. Şirketini de böyle yönetiyordu zaten. Orada çalışan kimsenin mutlu olduğunu düşünmüyordu Füsun.

“Yine de haksızlık etme o senin baban.”

“Babam olmadığı  konusunda bir tereddütüm yok zaten”

Talip anlıyordu Füsun’u. O evde yaşamak için fazla akıllıydı belki sadece, yaşamı keşfetmek, sorgulamak, nedenleri nasılları öğrenmek her zaman hoşuna giderdi onun. İnsanları gözlemlerdi çocukluğundan beri ve bu yüzden çoğunlukla doğru çıkarımlarda bulunurdu. Babasını gözlemleme şansı elbetteki diğer tüm insanlardan daha fazlaydı ama duygular işin  içine girince gözlemin tarafsızlığından bahsetmek ne kadar mümkündü o da bilmiyordu. Kemal amca çevresinde sevilen ve saygı duyulan  bir insandı. Füsun’u tanımıyor olsa anlattıklarının çoğuna inanmayabilirdi. Evin içinde ve dışında bu kadar farklı olabileceği kimsenin aklına gelmezdi. Bu yüzden dışarıdan bakıldığında da Füsun haksız görünüyordu aslında. Böyle bir babanın aykırı evladı. Belki de bu yüzden Nehir’i onun kızı sanıyorlardı görenler. En azından kızlarının birisi babasına layıktı. Garip olan o evde mutlu olabilen tek kişi yine Füsun’du. Kendini daha  üstün gören herkes ise mutsuz. Onlar sürekli ağlıyor, şikayet ediyorlarken Füsun tüm olanları gülerek anlatabiliyordu. Talip onun bu yönünü seviyordu. Kendisi ile barışık bir kızdı Füsun.

Füsun evden  ayrılmadan önce Nehir tamamlaması gereken eksikleri olduğu için yine kredi kartına yüklenmişti. Kartı onun çantasından artık haber vermeye bile gerek duymadan alıyor. Alacaklarını aldıktan sonra da geri getiriyordu. Füsun o akşam kartı Nehir’den alıp çantasına yerleştiriken, ertesi gün babasının göreceği tutarı tahmin bile edememişti.

“Amcama söylemeyeceksin değil mi yine?” demişti Nehir kartı geri verirken.

“Ne zaman söyledim ki?”

Kemal bey bankadan gelen telefon ile kredi kartının limit aşımına uğradığını öğrenince neredeyse kalp krizi geçirecekti. Bu seferki meblağ öylesine büyüktü ki, limiti oldukça yüksek olan kartı bile zorlamıştı. Yüzü öfkeden kıpkırmızı geldi eve ve kapıdan girer girmez.

“Füsuuuuun!” diye gürledi.

Füsun okulda yeni gelmiş, kitaplarını düzeltiyordu odasında. Artık sınavlar yoğunlaştığı için Talip ile buluşmuyorlardı her gün. İkisinin de bir an önce mezun olup evlenmesi gerektiği için, aralarında bir anlaşma yapmışlardı.

Babasının evin camlarını titreten sesini duyunca yerinden sıçradı birden, ondan kesinlikle korkmuyordu ama sessizliğin içinden gelen bu kocaman ses ile irkilmişti bir anda. Koşarak indi merdivenleri. Daha babasının yanına gelir gelmez, suratında hissettiği büyük acının babasının hayatında ilk kez ona attığı tokat olduğunu farketmesi biraz zaman aldı. Kemal beyin öfkeden gözleri dönmüştü, o tokadın şoku ile babasının yüzüne bakarken sadece kapanan ağzını ve nefret saçan gözlerini görebiliyordu. Anlayabildiği tek şey kredi kartının limitinin patlamış olduğuydu. Evlenmek üzere kocaman bir kız olmuştu ve babası hiç sorgulamadan onun yaptığına emin olduğu bu harcama için ona tokat atacak kadar kendini kaybetmişti demek.

Hiç bir şey söylemeden odasına çıktı. Kemal bey bir süre daha bağırdıktan sonra, kapıyı vurup çıktı evden. Çalışanlar dışında kimse olmadığından aile üyelerinin kavgadan haberleri olmadı.

İçindeki öfke öyle büyüyordu ki Füsun’un hızlanan nefesi yüzünden boğulacağını düşünmeye başlamıştı. İnanamıyordu babasına inanamıyordu. Dolaptan sırt çantasını çıkarıp, içine bir kaç eşya doldurmaya başladı. Cüzdanından çıkardığı kartı savurdu odanın duvarına doğru. Halasının hüzünlü gözleri geldi gözünün önüne. Nehir’i ele vermemişti bunca yıl. Vermeyecekti de, burada suçlu olan  o değildi. Babasıydı.

Çekmecesinde biriktirdiği biraz nakit parayı da alıp hızla çıkıp gitti evden. Öyle hırslanmıştı ki şimdi Talip ile konuşsa onu  durdurmaya çalışacağından şüphesi yoktu. O yüzden kendi başına hareket etmek istiyordu sadece. Sonra onu arayıp olanları haber verebilirdi.

(devam edecek)

Bölüm 1

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/20/ben-varim-bolum-1/

Bölüm 2

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/21/ben-varim-bolum-2/

Bölüm 3

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/22/ben-varim-bolum-3/

Bölüm 4

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/23/ben-varim-bolum-4/

Bölüm 5

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/24/ben-varim-bolum-5/

Bölüm 6

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/25/ben-varim-bolum-6/

Bölüm 7

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/26/ben-varim-bolum-7/

Bölüm 8

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/27/ben-varim-bolum-8/

Bölüm 9

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/28/ben-varim-bolum-9/

Bölüm 10

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/29/ben-varim-bolum-10/

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s