Taşıyıcı yürek – Bölüm 4

Müjdat bey o sabah erkenden aramış, kararlaştırılmış kontrol günü olmadığı halde ziyaretine geleceğini söylemişti Beren’e. Son yapılan testlerin sonuçları henüz çıkmadığı için Beren onlarla ilgili bir konu olduğunu düşünmüştü. Bebeğin sağlığı ile ilgili ters bir durum olmaması için dua etti içinden. Müjdat beyin her zamankinden farklı olarak gergin gelen sesi tedirgin etmişti onu.

Telefonuna ardından bir saat geçmeden geldi Müjdat bey. Beren endişeyle onun yüzünü takip ediyordu. Adam selamlaşıp konuşmadan geçti salona.

“Bir terslik mi var? Testler kötü mü çıktı?” dedi Beren daha fazla dayanamayıp.

“Hayır, bebek gayet iyi. Seninle konuşmamız gereken bir konu var. O yüzden geldim” dedi Müjdat bey.

Sessizce Müjdat beyin karşısındaki koltuğa oturdu Beren, belli ki önemli bir konu konuşacaklardı yine.

“Sana bebeğin ailesinin tatile çıktıklarından bahsetmiştim” dedi Müjdat bey boğazını temizleyerek.

Başıyla onayladı Beren.

“İki gün önce bir tekne gezisine çıkmışlar. Tekne Kos açıklarında alabora olmuş.”

Panikle doğruldu Beren oturduğu yerden; “Yaşıyorlar mı?”

“Bilmiyoruz. Aramaya devam ediyorlarmış.” dedi Müjdat bey eliyle yüzünü ovuşturarak.

İkisi de bunun ne anlama geldiğini biliyorlardı. Eğer aile bu kazadan sağ kurtulamazsa bebeğin bir ailesi olmayacaktı. Beren kendini yığılacakmış gibi hissettiği için sırtını dayadı yeniden. Bir anda bütün vücudunu buz gibi bir ter basmıştı. Sırtına saplanan korkunç ağrı nefes almasına engel oluyordu.

“Henüz kötü bir haber almadık kızım ama bunu senden saklamam mümkün değil. Dua edelimde sağ olarak bulunsunlar.”

“Peki ya  bulunamazlarsa ne olacak? Aman Allahım?” dedi Beren hıçkırarak. Kafası karmakarışık olmuştu. Bebeğin ailesiz kalmasına mı üzülsün, başkasının bebeği ile ne yapacağını bilemediğine mi üzülsün karar veremiyordu şimdi. Düşünceler öyle hızlı hücum ediyordu ki zihnine başı dönmeye başlamıştı.

“Bulunmaları için dua edelim. Seni bu işe ben bulaştırdım. Elbet bir çare bulacağız. İkisi de yüzme bilen sağlıklı insanlar, adaya yakın yerde alabora olduklarına göre belki… Neyse bilmiyorum.” dedi sıkıntıyla Müjdat bey.

Sonra çantasını açıp tansiyon aletini çıkardı ve Beren’in koluna doladı. O kadar canı sıkkındı ki, Beren bunu sadece refleks olarak yaptığını anlıyordu. Bir şey söylemedi. İkiside derin bir sessizliğe gömüldüler. Bu konuyu onlardan başka bilen olmadığı için, konuşabilecekleri başka kimse yoktu. Çaresiz bir bekleyişten başka çözüm görünmüyordu şimdilik. Arama çalışmaları sona erene kadar umut vardı.

Hamileliğin son haftaları olduğundan Beren’in durumu  kritikti. Her ihtimale karşı son haftalar için bir bakıcı ayarlamıştı Müjdat bey. Bu haberin ardından onu tek başına bırakmak istemediğinden, öğleden sonra bakıcının geleceğini söyledi. O gelene kadar burada Beren ile bekleyecekti. Yaşadığı şoku atlatması için onunda zamana ihtiyacı vardı. Aileyi çok yakından tanıyordu, onları Beren’i de dahil ettiği bir yola sürüklemişti. Hissettiği sorumluluğun altında eziliyordu şimdi. Hayata gelecek bir bebek vardı ortada ve henüz dünyaya ulaşamadan annesiz ve babasız kalmış olabilirdi. Bir aileyi mutlu etmek için çıktıkları bu yasa dışı yol, şimdi bir trajediye dönüşmek üzereydi.

Beren’in uzanmasını istedi. Tansiyonu oynadığı için şimdi ayakta dolaşması tehlikeli olabilirdi. Kendisi de baş ucundaki koltuğa oturdu ve beklemeye başladılar. Yarım saat sonra çalan telefonu telaşla açtı Müjdat bey. Arayan polisti. Babanın cansız bedenine ulaşılmış ama anneyi henüz bulamamışlardı.

Beren yeniden ağlamaya başladı. Nasıl bir kaderi vardı bu karnındaki kız çocuğu ile onun böyle. Belki de bebekler doğmadan önce onları taşıyanların kaderine de bakmak gerekiyordu. Bu bebek Beren’den genetik olarak bir şey almasa bile, kaderini alacaktı belli ki. Müjdat beyde kendini kontrol edememiş gözleri dolmuştu. Her zaman yapıcı ve  olumlu düşünen adam, bir anda çökmüştü sanki.

“Sezin’in bir abisi var” dedi kendi kendine konuşur gibi bir ara. İlk kez bebeğin annesinin adını söylüyordu.

“Eğer o da, yani bulamazlarsa. Bebeği abisine verebiliriz belki.”

“Bebekten haberi var mı?” dedi Beren. Ailesini tanımasa da o bebeğe bağlanmıştı, aile ile de bir bağ kurmuştu içinde. Şimdi hiç bilmediği birine nasıl teslim ederdi o zavallı canı.

“Bilmiyorum ama iyi haber gelmezse onunla konuşmam gerekecek. Her şey yolunda gitseydi, bebeği Sezin doğurmuş gibi kayıt edecektik. Şimdi nasıl olacak bilmiyorum. Aklım durdu artık.”

Bakıcı gelene kadar göz yaşları içinde beklemeye devam ettiler ikisi. Bakıcının olanlar hakkında bilgisi yoktu, o yüzden onun yanında bu konulardan bahsetmemeleri konusunda tembihledi Müjdat bey Beren’i.

İki üç gün gergin bekleyişin  ardından arama çalışmalarına son verildiğini ama bebeğin annesine ulaşılamadığı haberi geldi.

“Onu bulmadan nasıl son verebilirler aramaya?” dedi Beren şaşkınlıkla; “Bu zavallı bebeğin annesi o. Yaşayıp yaşamadığını bile bilmeyecek mi annesinin? Haksızlık bu!”

“Bebeğin adı Suna” dedi Müjdat bey sesi titreyerek; “Ona Suna ismini vermişlerdi.”

“Suna” diye tekrarladı Beren karnını okşayarak; “Korkma Suna, her şey güzel olacak güzel bebek”

Müjdat beyin gözleri doldu yine; “Sezin’in abisi ile konuştum” dedi sonra.

“Bu acının içinde şok oldu duyduklarına, haberi yokmuş. Önce çok sinirlendi. Ona Sezin’i evlat edinmeye ikna edemediğimi anlattım ama yasa dışı bir yoldan bebek sahibi olmalarına izin verdiğim için beni suçluyor. Haklı belki de. Meslek hayatım boyunca  ilk kez böyle bir şey yapıyorum. Sezin benim çocukluk arkadaşımdı. Birlikte büyüdük biz aynı apartmanda. Bilemezdim böyle olacağını.”

Beren Müjdat beyin günlerdir kendi kendini yiyip bitirdiğini biliyordu. Adamcağız bir haftanın içinde çökmüştü ve kimseye nedenini açıklayamıyordu. Olanlardan kendini suçluyor ve ne yapacağını bilemiyordu gerçekten.

“Ne söyledi peki?” dedi Beren merakla; “Yani Suna ne olacak?”

“Yarın sabah dağdaki evine gideceğiz seninle, yaklaşık kırk beş dakika uzakta. Beraber konuşacağız.”

“Peki ya Sezin hanım yaşıyorsa?”

Cevap vermedi Müjdat bey ve muayeneye devam etti sessizce. Bebeğin durumu atlatılan tüm strese rağmen iyiydi. Suna hayata tutunmaktan vazgeçmemiş, kararlılıkla doğacağı günü bekliyordu.

Ertesi sabah erkenden geldi Müjdat bey. Beren’den her ihtimale karşı küçük bir çanta hazırlamasını istemişti. Ayrıca yeni doğan bakımı için gerekli eşyaları da kendisi de getirmişti. Artık zaman azalmıştı. Sezeryan bir hafta sonra olacaktı ama yine de tedbirli olmakta fayda vardı. Eşyaları arabaya yerleştirip, bakıcıya akşama döneceklerini söylediler.

Gittikleri ev tahmin ettikleri gibi kırk beş dakika değil, neredeyse bir buçuk saat uzaklıkta, dağda ve ormanın içindeydi. Mustafa beyin neden böyle bir yerde yaşamayı tercih ettiğini bilmiyordu ikisi de. Müjdat beyin anlattığına göre kardeşi ile iki yıldır görüşmüyorlardı. O kadarını söylemişti sadece Mustafa bey. Yine de yeğenini ortada bırakacak bir adama benzemiyordu konuşmalarından. Başka çocuğu olup olmadığını henüz bilmiyorlardı. Adam öfkeyle konuştuğu için fazla detay soramamıştı Müjdat bey.

“Geldiğinizde yüzyüze konuşuruz” deyip kısa kesmişti telefonda.

Arabayı evin önüne parkettiklerinde, kapıdan çıkan adamı gördüler. Verandadan inip doğruca yanlarına geldi.

“Mustafa” dedi Müjdat beye elini uzatarak. Beren’i başıyla selamlarken, gözlerinin onun iyice büyümüş karnına takıldığını farketti ikisi de. Beren bedeninde kardeşinin bir parçası yaşıyordu.

Yeniden eve doğru yürüyen adamın peşinden gittiler ve buyur ettiği salona oturdular karşılıklı.

“Sezin benim ikizimdi.” dedi Mustafa bey oturur oturmaz.

(devam edecek)

Bölüm 1

https://gulserenkilincyazar.com/2018/07/24/tasiyici-yurek-bolum-1/

Bölüm 2

https://gulserenkilincyazar.com/2018/07/25/tasiyici-yurek-bolum-2/

Bölüm 3

https://gulserenkilincyazar.com/2018/07/26/tasiyici-yurek-bolum-3/

Bölüm 4

https://gulserenkilincyazar.com/2018/07/27/tasiyici-yurek-bolum-4/

 

 

 

 

Taşıyıcı yürek – Bölüm 4’ için 5 yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s