Bir sabah

Sabah kahvaltısını ederken, eskiden keyifle hışırdattığı gazetesinin yerine geçen akıllı telefonundan dünyaya bakmak rutin olmuştu artık onun için. Zaten hiç sohbet etmedikleri karısı, hiç değilse artık kocaman gazete kağıdı ile yüzünü kapatmadığı için memnundu durumdan. Yıllarca günün manşetlerine karşı kahvaltı yaptıktan sonra, şimdi evlendiği adamın yüzünü görüyordu hiç değilse. Gözlerine bakmayalı uzun zaman olmuştu zaten, oğlunun bir türlü ellemediği çatalını tabağındaki peynire batırıp, uzattı ağzına. 

Çocuk tabletinde izlediği çizgi filme öyle dalmıştı ki, önce şuursuzca açtı ağzını. Sonra diline değen peynirin tadını duyunca sımsıkı kapadı dudaklarını. Kadının peyniri çocuğa yedirme çabasını farkeden adam, gözlerini telefonunda yarım kalan haberden ayırıp, “Mustafaaa!” dedi gür sesiyle. Sonucu takip etmesi gerekmeden, çevirdi gözlerini habere. Çocuk babasının duymaya alışık olmadığı sesini duyunca, isteksizce açtı ağzını. Annesi kocaman bir aferin verdi ona. 

Sonra adamın boşaldığını farketmeden elinde tuttuğu çay bardağını çekip aldı elinden ve kendisinkiyle birlikte doldurup masaya bıraktı yeniden. 

Adam mesajlarına bakmaya başladığı için elinin hemen önünde duran bardağın sıcaklığını hissedince,  masaya bakıp aceleyle kaldırdı kolunu. 

Yine dikkatle okuduğu mesaj yarım kalmıştı. Bardağı eskisi gibi tutarak, masada yan döndü ve okumaya devam etti. 

Çocuğun izlediği bölüm bittiği için dikkati dağılmış, annesinin uzattığı çatallara elleriyle karşı koymaya başlamıştı. 

Kadın bir eli tuttuğu çatal ile havada beklerken, diğer eliyle tablete uzanıp, yeni bölümü açtı. Ancak bu sırada dengeyi sağlayamadığı için tablet dayandığı zeytin kabından kayıverince, çocuk öfkeyle uzanıp düzeltti tableti. 

Servisin gelmesine beş dakika olduğunu hatırlattı kocası ve oğluna. Adam sıkıntıyla telefonu cebine koyup, çocuğun tabağındaki kahvaltıyı bitirmediğine aldırmadan kucakladı onu. 

Kadın çocuğun ayakkabı ve montunu giydirirken, telefonu çıkarıp sonraki mesajı okumaya başladı. O arada oğlanın tuvaleti geldiği için, kadın giydirdiği montu geri çıkarıp, tuvalete götürmüştü çocuğu. 

Geri geldiklerinde adamın tüm mesajları okunup bitmişti. 

Yeniden montu giydiren karısına bakıp, “E hadi ama, bu sabahta geç kalacağız.” dedi olanca sakinliğiyle. 

“Annem tableti masaya devirdi.” dedi çocuk on dakika önce olan olay şimdi yaşanmış ve geç kalmalarına neden olmuş gibi. 

Sonunda baba oğul çıktılar kapıdan, derin bir oh çekti kadın. Mutfağa dönüp kendisine bir çay doldurdu. Salondaki en sevdiği koltuğa geçip, şarjdaki telefonunu aldı sehpanın üzerinden. 

Kahvaltı masası ve bulaşıklar biraz bekleyebilirdi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s