Yazılarım

Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun

Önceki yıllarda Çanakalle’ye  gitmiş olmama rağmen, gezmelerimizi rehber eşliğinde yapmadığımız için, bazı bilgilerden eksik kaldığımı, en yakın arkadaşım rehberle gezip geldiğinde anladım.

Ziyaret bölgeleri ve özellikle Seyit Onbaşı hakkında anlattıkları zihnimden hiç eksilmedi o günden beri. Bu günün Cumhuriyet Bayramı olması vesilesiyle, Seyit Onbaşı ve Atatürk arasında geçen  bir anıyı paylaşarak, ulu önderimizi ve Çanakkalle Savaşı kahramanımızı anmak istedim.

Arkadaşımın anlattığı anıları internette de araştırıp, doğruladım. Şimdi her ikisini de harmanlayarak sizlerle paylaşmak istiyorum.

 Mustafa Kemal Atatürk ve Seyit Onbaşı biri savaş esnasında 1915’te biri de savaş sonrası 1923’te olmak üzere iki defa karşılaşırlar.

Aynı cephede savaşan Mustafa Kemal ve Koca Seyit birbirlerini hiç unutmazlar. Kurtuluş savaşı sonrasında, Türkiye Cumhuriyetinin ilk Cumhurbaşkanı olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu dostluğu pekiştirmek adına altı kez Balıkesir ili Havran ilçesini ziyarete geldiğinde kendisiyle mutlaka görüşüp hal hatır sorması bu nedenledir.

Seyit Onbaşı, köyüne döndükten sonra, dağdan topladığı odunları satarak hayatını kazandı. Odun kömürü yaptı, sattı. Daha sonraki yıllarda yaşlanıp tomrukları derelerden çıkaracak takati kalmayınca Havran’da bir zeytinyağı fabrikasında hamallık yaptı.

Çanakkale’deki kahramanlığından hiç söz etmedi. Kimse onun Çanakkale Kahramanı Koca Seyit olduğunu bilmedi.

Taa ki, 9 Şubat 1923 günü, Mustafa Kemal Paşa’nın, Edremit’e giderken uğradığı Havran’da, Kaymakam’a,

“Burada Çanakkale kahramanı Seyit Onbaşı olması lâzım; onu bana bulun” diye soracağı zamana kadar!..

Mustafa Kemal Atatürk, Edremit Kaymakamı’na (o zamanlar Havran, Edremit Kaymakamlığı’na bağlıydı), Koca Seyit’i tanıyıp tanımadıklarını sorar, tanımadıklarını anlayınca çok üzülür.

Onu bana bulun, sizinle tanıştırmak istiyorum.Yaptığınız, milletin kahramanlarına vefasızlıktır. Kendisini tanıyın ki, bu topraklar üzerinde yaşamanın bir bedeli olduğunu bilesiniz” der.

Kaymakam, hemen Koca Seyit’i buldurur. Seyit’in üstü başı perişandır. Kaymakam, kendisinin bir takım elbisesini giydirdikten sonra, Koca Seyit’i Mustafa Kemal Paşa’ya çıkarır.

Mustafa Kemal Atatürk, Koca Seyit’i görmekten çok memnun olmuştur. Ancak, üzerindeki elbisenin kendisine ait olmadığını öğrenince, ona maaş bağlatmak ister.

Koca Seyit,

“Paşam, geldiğini duyunca çok sevindim, beni aradığını duyunca dünyalar benim oldu. Paşam, ben vücudumu devlete satmam, vatanım için ölürüm ama bu maaşı kabul edemem. Ben ormandan kestiğim ağaçları satıp geçimimi sağlıyorum, bana engel olmasınlar yeter” der.

Yoksul ama onurlu hayatını sürdüren Koca Seyit, 1934 yılında Soyadı Kanunu çıkınca, “Çabuk” soyadını alır..
1939 yılında, daha 50 yaşındayken, ciğerlerinden rahatsızlanır, kısa süre sonra da hayatını kaybeder.
Ölümünün üzerinden yıllar geçtikten sonra, köyüne adı verilir ve köy, “Seyit Onbaşı Köyü” adını alır. Köy meydanında adına bir park yapılır. (*)

Çankkale şehitliği sayfasında anı bu  şekilde anlatılıyor, arkadaşımın hikayeye kattıkları ise şöyle ;

Mustafa Kemal, Balıkesir’e yolu düştüğünde Seyit Onbaşı’yı da görmek istediği için kaymaklığımı arar. Ancak ne dönemin kaymakamı ne de yetkili hiç kimse Koca Seyit’in nerede olduğunu bilmemektedir. Telefonu kapattıktan sonra büyük bir panik yaşarlar. Her yana haber salarlar bu savaş kahramanının hangi köyde yaşadığını bulmak için. Savaş sonrası kimse bu kahramanı ne aramış, ne de sormuştur ne yazık ki.

Sonunda Koca Seyit ailesinn yaşadığı köyde fakirlik içinde bulunur. Üzerine doğru dürüst giyecek bir kıyafeti olmadığından, kaymakam ve yanındaki yetkililer, O’nu koskoca Mustafa Kemal’in karşısına böyle çıkarmanın uygun düşmeyeceğine karar verirler. Kaymakam, Seyit Onbaşında biraz irice bir adamdır. Onun giymediği eski takımlarından birini adamcağıza giydirirler. Takım Koca Seyit’e büyük geldiği için  üzerinde emanet gibi durmaktadır.

Mustafa Kemal buluşma günü Seyit’i bu şekilde görünce, yanındakilerden üzerindekinin kaymakamın eski kıyafeti olduğunu öğrenir. Koskoca savaş kahramanı Koca Seyit’in yeni bir kıyafet yerine kaymakam eskisi ile karşısına çıkarıldığını duymak onu hem çok üzmüş, hem de sinirlenmiştir.

“Bu millet uğruna, sizin uğrunuza canını tehlikeye atan, bu adamı böyle mi ödüllendirdiniz, yazıklar olsun hepinize” der ve kaymakam ve bu işte ortak olan tüm yetkililerin görevlerine son verdirtir.

Her iki anıda da ortak olan kısım Koca Seyit’in kaymakam eskisi bir kıyafete layık bulunmuş olması ve savaştan sonra neredeyse unutulmasıdır. Ancak  Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal gibi bir insan bu önemli ve ince noktayı atlamayacak kadar, askerine bağlı, vefalı, güzel yürekli ve hassastır.

Bu millete Cumhuriyet ile yönetilmeyi uygun bulması da aynı hassasiyet ve değerin bir göstergesidir bana göre.

Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun.

(*) http://www.canakkalesehitlik.net/ataturk-seyit-onbasi.html

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s