Beklenmedik yarınlara doğru (Bölüm 5)

Evet, benim hayat hikayem böyle başlamıştı. Zavallı anneme anneannem sahip çıkmamış olsaydı, daha neler yaşardı kim bilir? Anneannemin bana anlattığına göre, annem o kadar sarsılmıştı ki, uzun bir süre kendine gelemedi. Yönetim kurulunda olan anneannem sınavlara dışarıdan girebilmesi için ona bir rapor ayarlamıştı. Kalan iki ayı okula devam etmeden geçirip diplomasını aldı. Bütün bu zaman… Read More Beklenmedik yarınlara doğru (Bölüm 5)

Beklenmedik yarınlara doğru (Bölüm 3)

Nurdal Hanım, oğlunun tüm karşı çıkışların rağmen anahtarı Zuhal’den geri almıyordu. “Bir gün başına iş alacaksın, ne idüğü belirsiz insanların bu eve bu kadar rahat girip çıkmaları sana doğru geliyor mu?” demişti daha kızın eve geleceğini ilk duyduğunda. Nurdal Hanım içinde bir yerlerde ona güveniyordu ama, bunu oğluna anlatmasının imkansız olduğunu biliyordu. Aslında kötü biri… Read More Beklenmedik yarınlara doğru (Bölüm 3)

Şans her şeye yeter mi? – Bölüm 1

Öğrenmeye olan merakı sayesinde ilkokuldan başlayarak sınıfları atlayarak geçmişti. Liseyi birincilikle bitirdikten sonra, burslu kazandığı üniversitenin mezuniyetine az bir zaman kala hayatının değişeceğini hiç ummuyordu. Babasına kalp yetmezliği teşhisi konulduğunda henüz sekiz yaşındaydı. Zavallı adam sigortasız çalıştığı için ameliyata yetecek paraları yoktu. Bu yüzden sık sık  kontrol için gidip geliyorlardı hastaneye. Babası ve annesi doktorun… Read More Şans her şeye yeter mi? – Bölüm 1

Varılacak yarınlar – Bölüm 10

Bir hafta sonra, Ada artık  daha da toparlanırken, Müzeyyen teyzeyi de yoğun bakımdan odaya almışlardı. Volkan ve Hulusi bey Ada’ya öylesine minnet doluydular ki, bunu nasıl ifade edeceklerini bilemiyorlar. Onun ne kadar iyi bir insan olduğunu Muammer beye söyleyip duruyorlardı. Volkan’ın Ada ile konuşmak istediği çok şey vardı ama Utku her gün nöbet yazılmış gibi… Read More Varılacak yarınlar – Bölüm 10

Varılacak yarınlar – Bölüm 9

Utku’nun sesindeki ve yüzündeki tuhaflık ürküttü Ada’yı. Bu oyunu sürdürmeye sabrı yetmiyordu daha fazla, “Neden buna mecbur olayım ki?” dedi sert bir sesle. “Çünkü eğer takmazsan, Volkan’a Müzeyyen teyzenin onun gerçek annesi olmadığını anlatırım!” Ada donakalmıştı bir kez daha, “Sen nasıl?” demeye kalmadan yanıtladı Utku, “O gün konuştuğunuz  her şeyi duydum.” Müzeyyen teyzenin ona gerçekleri… Read More Varılacak yarınlar – Bölüm 9

Varılacak yarınlar – Bölüm 8

“O zaman ben karaciğerimi ona verebilirim” dedi kararlı bir sesle Volkan, “Bir doktor arkadaşımla konuştum, kendi kanından olan biri, doku uyuşması sağlanırsa verebiliyormuş.” İçi cız etti Ada’nın. Anne veya evlat olmak kan bağıyla olmuyordu. Volkan’ın şimdi söyledikleri yumuşattı kalbini ama  diyemedi “Sen onun kanından değilsin ki.” “Dur bakalım, bir karaciğer bulabilirler belki” dedi teselli vermek… Read More Varılacak yarınlar – Bölüm 8

Varılacak yarınlar – Bölüm 7

“Önce seninle konuşmam gerek” dedi Müzeyyen teyze, sesi Ada’nın daha önce hiç duymadığı kadar ciddi çıkmıştı. Ada yeniden Utku konusuna döneceklerini düşündü ama bir şey söylemedi, bu noktada artık Utku ile bir ömür geçirmeyi hiç istemediğini söylemenin ne yeri, ne de zamanıydı. “Elbette sizi dinliyorum” dedi o da aynı ciddiyetle. “Bunları sana bu akşam söylemeyi… Read More Varılacak yarınlar – Bölüm 7

Biraz eksik, biraz fazla – Bölüm 4

İsmail bey iki gün sonra yeniden uğradığında, Gamze babasını ikna etmişti. Bu arada Nusret bey, Mustafa bey aramasa da, diğer avukatla görüşmüş, alacağını ödemiş. Gürhan’ın avukatlığını üstlenmişti bile. Adamların sözünün eri olmasından etkilenmişti Mustafa bey. Gamze’de ısrarcı çıkınca, en azından bir görüşüp tanışmalarına razı olmuştu Kemal ile. İsmail bey çok sevindi aldıkları karara, “Ben yarın… Read More Biraz eksik, biraz fazla – Bölüm 4

Didar’ın kısmeti – Bölüm 10

Didar ve Levent nihayet başbaşa bir gün geçirme fırsatı buldukları için çok mutluydular, bu sırada Sultan hanım, Sema hanımdan yüz bulamayınca iyice gerilmiş, bütün huzuru kaçmıştı. Kahvaltıdan sonra Oğuz beye, Sema hanımın son günlerde ne kadar ilgisiz va kaba olduğunu anlattı durdu. Onlar hakkında çok yanılmıştı, baştan iyi insanlar olduklarını sanmıştı ama zaman geçtikçe aslında… Read More Didar’ın kısmeti – Bölüm 10

Didar’ın Kısmeti – Bölüm 9

Tekne gezisi boyunca Sema hanım oğlunu izlemiş, gerçekten ne Songül’e, ne de Songül’ün ailesine karşı bir hatalı davranışını görmemişti. Oğlan ailesini memnun etmek için bütün gün elinden geleni yapmış ama, ara sıra uzaklara dalıp gitmesi, hülyalı hülyalı bakması da annesinin gözünden kaçmamıştı. Levent bunları annesinin dikkatini çekmek için yapmamıştı gerçekte, Didar’ın otelde olduğunu bilerek burada… Read More Didar’ın Kısmeti – Bölüm 9

Didar’ın Kısmeti – Bölüm 7

“Sana bir şey itiraf etmek zorundayım” dedi Levent, Didar ile birlikte otelin ağaçlıklı bahçesinde dolaşırlarken. “Bugün sürprizlerle başlamadı mı zaten?” dedi Didar. “Evet hem de harika sürprizlere başladı, buraya geldiğimde seni göreceğimi bilseydim emin ol, hiç oyalanmaz, bahaneler aramazdım.” “Öyle mi yaptın?” “Evet seninle daha çok vakit geçirmek için babama bahaneler arıyordum gelmemek için, ama… Read More Didar’ın Kısmeti – Bölüm 7

Didar’ın kısmeti – Bölüm 5

Ertesi sabah Metin’den “Leventcim, bir aksilik oldu dönüyorum ben, hâlâ istiyorsan uğrayayım otele de.” yazan bir mesaj geldi. Tam gitmeye karar vermişken, Metin’den gelen mesaj Levent’in kafasını karıştırmaya yetti yeniden. Aslında tam bir planı yoktu, Metin otele gidip kızla tanışsa bile, sonrasında ne olacağına dair bir şey düşünmemişti. Zaten Didar’da burada olmadığına göre, belki de… Read More Didar’ın kısmeti – Bölüm 5

Baban giderse

Baban giderse;Başı dumanlı dağın giderAtan gider, sırtın giderçınar ağacın gider yaslanacak yer bulamazsın…Baban giderseDarda sana yetişen elin giderAklın gider , canın giderŞu dağlanmış yüreğindeÇocuk kalan yanın giderBaban giderseÖpülecek elin giderBayram gider…Can Baba’dan daha güzel kelimelerim yok babam için, onun bir kelimeye sığdırdığı bin anlamın ötesine geçemem biliyorum. Ama bir insanın babası giderse ne hisseder biliyorum.… Read More Baban giderse

Didar’ın kısmeti – Bölüm 4

Samet’in de işten fırsat buldukça dahil olduğu güzel  bir akşam geçirdiler birlikte, Levent, Didar ve Medusa’yı eve bırakırken yeniden denedi şansını, “Gelmez misin gerçekten?” Gözlerinin içine bakarak o kadar güzel sormuştu ki bu soruyu, Didar aslında gitmetyi çok istediğini farketti bu bakışların ardından ama, hiç doğru bir davranış olmazdı bu şimdi. “Hayır ama, bence sen… Read More Didar’ın kısmeti – Bölüm 4

Didar’ın Kısmeti – Bölüm 2

O bunları düşünürken, Ares uykuya dalmıştı çoktan. Saatlerdir bir türlü beklediği ilgiyi göremeyen Medusa bacaklarına dolaştı, gelip. “O güzel prensesim, canın mı sıkıldı yoksa? Ne yazık ki bu gece evimize gidemeyeceğiz.” dedi onu kucağına alıp. Kedi beklediği ilgiyi görmekten memnun mırıldandı keyifle. Didar onu her gün ev ve klinik arasında taşıyıp duruyordu. Aslında evde bırakabilirdi… Read More Didar’ın Kısmeti – Bölüm 2

Didar’ın Kısmeti – Bölüm 1

Didar kliniği kapatmaya hazırlanıyordu, saate baktı, yedi buçuğa geliyordu. Bu gün çocukların getirdiği ayağı kırılmış köpeği muayene etmişti en son. Zavallı hayvan o kadar korkuyordu ki insanlardan, kırık ayağına rağmen çocuklara da direnç göstermiş,  bir battaniyenin içine sarıp taşımak zorunda kalmışlardı. Bacağına bakabilmek için ona biraz sakinleştirici yapıp beklemeleri gerekmişti, başını battaniyeden çıkarmanın yolunu bulduğu… Read More Didar’ın Kısmeti – Bölüm 1

Ben acıdan güçlüyüm ! – Bölüm 15

Ahucan artık Alkan kurtulduğuna ve Hüseyin bey ile avukatı aracılığı ile bu işten kurtulabileceğine inandığı için, daha fazla kalıpta onun sinirlerini yıpratan bir abiden gibi ortalıkta dolanmasının anlamı olmayacağını hissetmişti o an. Bundan sonrası için onun yardımını zaten istemeyeceği ortadaydı. Yine de, kendini ona karşı hala çok suçlu ve borçlu hissettiği için eve girip, ortalığı… Read More Ben acıdan güçlüyüm ! – Bölüm 15

Ben acıdan güçlüyüm! – Bölüm 14

Alkan hala tam olarak toplayamadığı zihnine rağmen, elinden gelen bütün dikkati vererek dinledi Hüseyin beyi. Bir yıl için bile olsa, aynı evde yaşamak ve bir uçurumdan kurtarmak için can attığı kıza baktı yeniden. Onun başından beri annesiyle iş birliği içinde olup olmadığını düşündü. Belki de sonradan, vicdana gelip, tüm bunları yapmış ya da eve sahip… Read More Ben acıdan güçlüyüm! – Bölüm 14

Ben acıdan güçlüyüm! – Bölüm 9

Ahucan’ın yüreği Alkan mutfağa doğru yürümeye başlayınca daha hızlı çarpmaya başladı, eliyle cebindeki ilacı yokladı yeniden. İçecekler geldikten sonra bir fırsatını bulup, onun bardağına damlatmalıydı yeniden. Bu arada geçen süre boyunca, onu şüphelendirmemek için ise, anlaşmayı okuyup yorum yapması gerekiyordu ama, bir türlü dikkatini elindeki dosyaya veremiyordu. Geldiğinden beri, Alkan’ın bileğinde daha önce görmediği bileklikle… Read More Ben acıdan güçlüyüm! – Bölüm 9

Ben acıdan güçlüyüm! – Bölüm 1

“Acılarımı tenime gömmüştüm, tüm dünyanın görebileceği kadar büyük bir kıyamet fermanı gibiydi.” Ellerinin üzerindeki yarıklardan sızan kana bakarken, içindeki acının giderek azaldığını hissetmeye başlamıştı artık. Nefesi hala normale dönemediği için, merhem sürmek için bekledi biraz daha. Aslında kendini yatıştırmak içi duvarlara vurmak yerine, bir kum torbası satın alabilirdi belki ama, o zaman içindeki acıyı yok… Read More Ben acıdan güçlüyüm! – Bölüm 1

Kaderim, mirasın olmasın Bölüm 5

Sedat bey, Selin’i babasını toprağa verirken de yanlız bırakmadı. Orada bulunanlar içinden, en yürekten o ağladı hatta. Bu güzel insanı keşke daha önce tanımış olsaydım dedi içinden. Gerçi farklı şartlar altında bir evladın geleceği için, böyle iş birliğine girebilirler miydi bilmiyordu ama, kendi anne babasından sonra hayatta en borçlu hisettiği insan o olmuştu gerçekten. Selin’in… Read More Kaderim, mirasın olmasın Bölüm 5

Kaderim, mirasın olmasın Bölüm 3

Selin babasının neden onu yıllar sonra, çıkıp geliveren ve hiç tanımadığı bir başka adama emanet etmek istediğini anlayamıyordu bir türlü. Yirmi dört yaşındaydı, kimsenin himayesine ya da kontrolüne  ihtiyacı yoktu artık. Tek istediği babasının hayatının kurtulması ve onunla eve dönmekti sadece. Annesinin ardından, bir de onu kaybedeceği fikrini düşünmek bile istemiyorken, bir de başka bir… Read More Kaderim, mirasın olmasın Bölüm 3

Kaderim, mirasın olmasın Bölüm 2

Selin kafasını çevirip kapının önüne yığılıveren yaşlı adamı görünce, panikle ayağa kalktı. Zaten geldiğinden beri göz hapsinde tutan hemşire, çoktan masasından fırlamış Sedat beyin yanına ulaşmıştı bile, Selin daha ne olduğunu anlayamadan, asansörün kapısı açılıp, elinde sedye ile hastabakıcılar geldiler ve adamcağızı bir çırpıda sedyeye alıp, geldikleri hızla asansöre binip kayboldular. Hemşire, arkalarından bakakalan Selin’e… Read More Kaderim, mirasın olmasın Bölüm 2

Kaderim, mirasın olmasın Bölüm 1

30 Mayıs “Canım kızım, Yine sensiz başlayan bir günün sabahına uyandım. İçimde kaybolmayan sana ulaşma arzusu beni ayakta tutuyor. Nefes aldığını öğrendiğim günden beri kendime, seni yeniden görmeden bu hayattan ayrılmayacağıma dair söz vermiştim. Yıllar geçtikçe umudum azalmasa da, gücüm tükeniyor. Her gün, seni kucağıma alamadan kaybettiğim o günü yeniden yaşıyorum. Ne zaman bir anne… Read More Kaderim, mirasın olmasın Bölüm 1

Ben sizin kızınızım! 

Çocukluğunda çevresindekilerin ailede kimseye benzemediğini söylemesi ile başlayan kafa karışıklığı eğlenceli bir maceraya neden olmuştu. Henüz okula başlamadığı yıllarda, bu söylemlerin yarattığı  endişeyle annesine; “Ben neden size hiç benzemiyorum?” diye sormuş. Annesi ise yorgun bir günün ardından beklemediği bu soru karşısında; “Seni çingenelerin torbasından aldık!” deyivermişti. Annesinin bu geçiştirme cümlesi ile başlattığı  macerayı tahmin etmesi… Read More Ben sizin kızınızım! 

Çocukluğumun mahallesinde 

Boş hafta sonunu, büyüdüğü mahallenin sokaklarını gezmek için ayırmıştı. Hava biraz serin olduğu için evden çıkmadan sıkıca giyinmişti. Yürümeyi her zaman çok severdi ama bu kez çocukluğunun ayak izlerinin peşinden gideceği için heyecanlıydı. Aslında yıllardır böyle bir hayali vardı. Bir türlü sırası gelmemişti. İşte bu gün anılarla dolu bir gün için ayrılmıştı. Saat henüz sabah… Read More Çocukluğumun mahallesinde 

Bibi

“Mutluluk koşarak yakalanmaz, öyle sadece yorulursun!” derdi bibisi ona. Büyüme çağındaydı o zamanlar, her şeye kalbi kırılıyor, alınıyor, çabuk sinirleniyordu. Anne ve babasıyla anlaşabildiği bir dönemde değildi. O günlerde konuşabildiği tek kişiydi bibisi. Bibinin aslında “hala” demek olduğunu çok sonra öğrenmişti. Nedense çocukluğu boyunca “bibi” nin halasına özgü bir takma ad olduğunu düşünmüştü. Bibi ile… Read More Bibi

Bir sabah

Sabah kahvaltısını ederken, eskiden keyifle hışırdattığı gazetesinin yerine geçen akıllı telefonundan dünyaya bakmak rutin olmuştu artık onun için. Zaten hiç sohbet etmedikleri karısı, hiç değilse artık kocaman gazete kağıdı ile yüzünü kapatmadığı için memnundu durumdan. Yıllarca günün manşetlerine karşı kahvaltı yaptıktan sonra, şimdi evlendiği adamın yüzünü görüyordu hiç değilse. Gözlerine bakmayalı uzun zaman olmuştu zaten,… Read More Bir sabah