Aşkı Ticarete Dökenler

14.05.2007 Sevilmek insanın doğumundan ölümüne dek en temel ihtiyaçlarından biridir. Sevilmeye “Hayır” diyecek bir yürek tasiyana rastlayamadim henüz. Bu kadar sevilmeyi arzulayan biz insanlar nedense, iş sevmeye gelince cimrileşiveririz. Oysa sevmek “alınanı vermek”, “sahip olunandan eksiltmek” değildir. Tam aksine sevmek verildikçe çoğalan yeryüzündeki en tükenmez hazinelerden biridir. Herhangi bir maddi bedel, fiziksel güç gerektirmez, oturduğumuz… Read More Aşkı Ticarete Dökenler

Kırmızı noktalı musluk

O gün ilk kez annesinin  çalıştığı eve gidecekti. Annesinin hiç yaptığı şey değildi çalıştığı eve onları götürmek  ama o gün öyle gerekmişti işte. İyi ki de öyle gerekmişti. Hayatında ilk kez akrabaları dışında  başka bir evine gidecekti. Sabah erkenden uyanıp, annesinden önce giyindi. “Hayırdır oğlum, ne bu telaş?” dedi annesi yataktan başını kaldırınca. Zaten tek… Read More Kırmızı noktalı musluk

Olmayacak düşlerin peşinde 

17.09.2008  “Keşke ağlayabilseydim….” diye düşündü bu sabah, “…belki o zaman biraz rahatlardım…” Uzaklarda oluşundan mı içindeki hüzün bilmiyordu, aynı şehrin insanı olmanın verdiği güven mi uçup gittmişti avuçlarından. Sesini duyduğunda geçer sandığı hasret duygusu, daha bir yakıcı olmaya başlamıştı konuştuklarından beri. “Ne garip…” diye düşündü, “…aynı yolun yolcusu bile değilken, yine de görebilme, konuşabilme ihtimaline… Read More Olmayacak düşlerin peşinde 

Yamanmış sokakların çocukları

Başını önüne eğmiş, yorgun kaldırımda yürüyordu ağır adımlarla. Yorgun olan kaldırım mı, yoksa kendisi mi ayırt edilemiyordu uzaktan bakınca. Şehre sığmayan insanların kurduğu ve şehre yamanmış gibi duran sokaklardan örülü bir mahalleydi burası. Geçmişi çok fazla olmasa da, yorgun bir mahalleydi. Kaldırımlar, evler, balkonlara asılmış çamaşırlar, insanlar her şey yorgundu. Kediler bile yorgundu, bütün gün… Read More Yamanmış sokakların çocukları

Üç gölgeli hikaye

Ruhundan toz yağıyor gibi hissetmişti onu ilk gördüğünde. Öyle taze, öyle canlı, öyle çekiciydi ki. Oysa o yıllardır bir kalbi olduğunu bile hatırlamadan yaşamıştı. Şimdi tozlu raflardan indirdiği bir kitap gibi okunmak istiyordu yeniden. Evet hisettiği buydu, bu taze ruhun onu okuması, kimsenin okumadığı gibi. Yüreğinin heyecanlı ritmini duyacaklar diye ödü koptu bir an, ofiste… Read More Üç gölgeli hikaye

Bir saniye öncesine alınmıyor hayat

Yaşadığımız anların kıymetini, çoğu zaman iş işten geçtikten sonra anlarız, bazen bir deniz kenarının ruhumuzu ne kadar dinlendirdiğini, bazen bir bardak çayın içimizi nasıl keyifle ıstıttığını, bazen bir fincan kahve eşliğinde gözlerine bakarak sohbetler ettiğimiz bir dostumuzun eksikliğini… Bazense hayat avuçlarımızda iken, hayatı ve onu paylaştığımız tüm güzelliklerin, doğanın, insanların, dostların, ailelerin, anne babaların, kardeşlerin,… Read More Bir saniye öncesine alınmıyor hayat

Sevdanın yakışmadığı kadınım ben şimdi

sen içindeki gel-gitlerden yorgun, ben bekleten zamana dargın, bir çift gözün hapsine düşkün. imkansızı düşlüyorum. Sırası savılmış heyecanları özlüyor ruhum seninle. Geçti bizdenlerde dolanıyor düşüncelerim. Yaşam ilkbaharları tüketmiş, sonbahara dönerken, hicaz makamında esiyor rüzgarlar. Cevabını bilmediğim, bir bilmeceyi çözmek gibi seni sevmek. Bilinmeyenin peşinde dolanmaya hevesli ruhumu, döndüremiyorum senden. Şimdi albümlerde sakladığım ne günlerim oldu… Read More Sevdanın yakışmadığı kadınım ben şimdi

Ya bu beden benimki değil, ya yüreğim yanılıyor yalnız akşamlarda

Bu ara bir kadın olmanın ağırlığı var ruhumda, içim karmakarışık.. Kendi boşluğumu dolduramıyorum sanki hayatta.. Ne vazgeçmelerin eşiğinde, ne de alınan kararların arifesindeyim oysa.. Öylece duruyorum sadece.. Yapılası bir şeyler var da kimse bana söylemiyor gibi sanki.. Yüreğim ağır bugünlerde nedense, göğüs kafesime fazla geliyor bu yük şimdilerde.. Boşluğun ağırlığını taşıyamıyor ruhum bu bedende.. Kurumuş… Read More Ya bu beden benimki değil, ya yüreğim yanılıyor yalnız akşamlarda

Umut Günü

Bir gün Tanrı umut dağıtmak için bir gün planlıyormuş yeryüzüne Güneşin son demlerini yaşadığı bir günün sonu geldiğinde Öyle olsun istemiş ki Gönülden dileyen her kişinin yerine gelsin dileği Hem mutsuzlar sevinsin, Hem umut dolular, umudu kesmesin Sonunda öyle bir umut günü çıkmış ki ortaya Tanrı bile şaşırmış kendi eserine Sonra düşünmüş Tanrı Her kişiye… Read More Umut Günü

Bir kızıl goncaya benzer hayat

Aylardır girilmeyen odanın kapısını açmak üzere elini uzattığında kalbi yerinden çıkmak üzereydi. Delikanlı dün öğleden sonra aramış ve Gonca’sının biricik kızının günlüğünü ödünç alıp alamayacağını sormuştu. Aslında ondan geriye kalanları öylesine hapsetmişti ki bu odaya hiç birinin dışarı çıkmasını istemiyordu. Kapıyı açtığında bilincinin reddettiği tüm anılar evin dört bir yanına saçılacak, Gonca’nın neşeli kahahaları yeniden… Read More Bir kızıl goncaya benzer hayat