Kar Perisi

Bir zamanlar çok uzak bir şehirde geçimini günlük bulduğu işlerle sağlayan bir adam, karısı, iki kızı ve annesinin yaşadığı küçük mutlu bir ev varmış. Adamın her gün “Bu gün kısmetimiz neyse görelim” diye evden çıktığı bu mutlu evde yaşayan iki küçük kız büyükannelerinin anlattığı masallar sayesinde günlerini mutluluk ve neşe içinde geçirirlermiş. Büyükanne yemek saatine… Read More Kar Perisi

Biraz eksik, biraz fazla – Bölüm 6

İsmail bey, yatağın karşısındaki koltuğa oturdu sessizce, Kemal kıpırdamadı yerinden. “İnsanın dünyaya gönderiliş amacı eksiklerini gidermesi ve kendini tekâmül için geliştirmesidir. Oysa gururun ele geçirdiği bir gönül eksiklerini görmekten ve gidermekten uzak düşer.” dedi sakin sakin, Kemal hiç tepki vermeyince devam etti konuşmasına. Gurur kendine fazla değer vermekten veya az değer vermekten kaynaklanır oğlum. Kendine… Read More Biraz eksik, biraz fazla – Bölüm 6

Didar’ın Kısmeti – Bölüm 2

O bunları düşünürken, Ares uykuya dalmıştı çoktan. Saatlerdir bir türlü beklediği ilgiyi göremeyen Medusa bacaklarına dolaştı, gelip. “O güzel prensesim, canın mı sıkıldı yoksa? Ne yazık ki bu gece evimize gidemeyeceğiz.” dedi onu kucağına alıp. Kedi beklediği ilgiyi görmekten memnun mırıldandı keyifle. Didar onu her gün ev ve klinik arasında taşıyıp duruyordu. Aslında evde bırakabilirdi… Read More Didar’ın Kısmeti – Bölüm 2

Didar’ın Kısmeti – Bölüm 1

Didar kliniği kapatmaya hazırlanıyordu, saate baktı, yedi buçuğa geliyordu. Bu gün çocukların getirdiği ayağı kırılmış köpeği muayene etmişti en son. Zavallı hayvan o kadar korkuyordu ki insanlardan, kırık ayağına rağmen çocuklara da direnç göstermiş,  bir battaniyenin içine sarıp taşımak zorunda kalmışlardı. Bacağına bakabilmek için ona biraz sakinleştirici yapıp beklemeleri gerekmişti, başını battaniyeden çıkarmanın yolunu bulduğu… Read More Didar’ın Kısmeti – Bölüm 1

Koca bir şehirde sadece bir çöp olmak

Hava o kadar soğuktu ki titreyen bedenini ısıtacak bir kuytu aramaktan yorgun düşmüştü. Dünden beri bir şey yememişti, Sokaklarda ısınacak bir yer, ağzına atacağı bir lokma için dolanıp duruyordu. Bu sabah, bir şeyler bulma umuduyla çöp torbalarını kurcalerken, köpeklerin saldırısından zor kurtulmuştu. Kaçarken, az kalsın bir arabanın altında kalıyordu. Açlık vücut ısısını iyice düşmüştü. Motoru… Read More Koca bir şehirde sadece bir çöp olmak

Peter Pan

Arka bahçede oynarken rastlamıştı ona, çalıların arasına girmiş ürkek gözlerle onu seyrediyordu. O sırada tahta sıraya oturmuş bebeğinin saçlarını tarıyordu. Bebeğin saçları çok dolaştığı için tarak bir türlü aşağı doğru kaymıyor, her defasında tarağın üzerinde naylon saçlar birikiyordu. Gözlerindeki ürkekliği onun bu halini görmesine bağlamıştı. Henüz yavruydu ve elindeki şeyin tüylerini yolan bir canavar olduğunu… Read More Peter Pan

Sınırsız

İçinde bir şehir dolusu insan vardı onun. Bir ülke, bir dünya belki de. Hepsine de benziyordu üstelik. Tüm insanlara benziyordu. Hatta bazen kedilere, köpeklere, kuşlara, ağaçlara, bulutlara bile benziyordu. Toprağa da benziyordu, güneşe de.. Bu evrendeki her şeye benziyordu. Bazen o kadar çok ortak yön buluyordu ki, her şeyle arasında, kendisini kaybediyordu. Hem herşeyle bütün,… Read More Sınırsız