Kimin cenneti? – Bölüm 6

“E Osman? İyice dinlenebildin mi? Çocuklar uçurtma uçurduğunu söylediler senin.” Cevap vermedi Osman, Ertuğrul’a. Adam parlak takımının içinde bir yılana benziyordu gerçekten. Osman şakasına gülmeyince ciddileşti Ertuğrul, “Artk işimize bakalım o zaman, bu defa büyük bir iş var Osman, becerebilirsen.” “Ne vereceksin?” “Cenneti satın alabileceğin kadar çok para!” diyerek kahkaha attı Ertuğrul. “Sen cenneti nereden… Read More Kimin cenneti? – Bölüm 6

Kimin cenneti? – Bölüm 1

Yaralı her dalganın kabardığı yere doğru koşuyor, sonra dalganın yarattığı köpüklü sulardan ıslanmamak için koşarak uzaklaşıyordu. Onları uzaktan seyreden sarı saçlı kızın saçları rüzgardan sürekli yüzünü kapattığı için, eliyle onları geriye atmak zorunda kalıyordu. “İyi ki kısacık saçlarım var yaralı, baksana sahilde dolaşmak için uzun saçlı olmak ne kadar sorun oluyor.” diye bir kahkaha attı… Read More Kimin cenneti? – Bölüm 1

Yıldız kayması Bölüm 2

Işıl adamın pis bakışı ve imasından, az çok anlamıştı ne demek istediğini, şimdi nereden çıkmıştı bu. “Işıl’ı mı sordu?” dedi annesi merakla. “Evet, oğlunun karısı öldü biliyorsun bir kaç ay önce, adam yalnız kaldı. Kız küçük, hastalığı, mastalığı yoksa iyi de başlık parası veririm dedi” dedi Murtaza dilini şaklatarak. “Altmış yaşında o adam.” dedi Işıl… Read More Yıldız kayması Bölüm 2

Zihnime karşı

Ölümün insanlar için bir son olmadığına inanalı çok olmuştu, en azından ruhları için. Sonuç olarak bedenlerimizi bir elbise gibi giyip çıkarıyorduk. Belki de kafesinden havalanan bir kuş kadar hür hissediliyordu bu yüzden. Kimbilir belki de bambaşka bir hayata başlanılıyordu öte yanda. Belki etin ağırlığı olmadan yaşamak çok daha güzeldi. Bilemezdi tabi. Sadece böyle olduğuna inanmak… Read More Zihnime karşı

Hayal içinde hayal

Gölün yanına vardığında, her zamanki kayanın üzerine tırmanıp, ayakkabılarını ve çoraplarını çıkardı hemen. Dört mevsim geldiği bu kaya parçasına oturup, ayaklarını suya değdirmek en sevdiği şeydi.  Sabah trafiğini aşıp, koşturmacanın sakin br huzura dönüştüğü bu anları seviyordu. Ayak parmaklarından, bileğine kadar hissetti gölün soğukluğunu.  Yine her zamanki gibi dingin, huzurluydu göl. Gözlerini kapatıp, hayal içinde… Read More Hayal içinde hayal

Zaman durdu artık buralarda, bedenim ruhuma yenik düştü

Ya giden olsaydım… “Zaman durdu artık buralarda, bedenim ruhuma yenik düştü” Vakit tamam anladım Gidiyorum gitmeliyim artık Dönüp ardıma bile bakmadan Bir veda bile etmeden Ne bir uğurlayış, ne bir karşılama beklemeden Adını sık sık andığım, ama hiç hazır olmadığım bir yolculuğa çıkıyor şimdi ruhum Ne varacağım yer belli, ne duracağım yer Sadece gidiyorum anladım… Read More Zaman durdu artık buralarda, bedenim ruhuma yenik düştü

Hayat Ağacı

Bir çok inanış ve kültürde farklı betimlenen bir kavramdır Hayat Ağacı.. Göğün yedi katını simgeler, yukarı doğru uzanmış yedi kat daldan ibarettir bedeni.. Bazen üzerinden havalanmaya hazır kuşlar, bazen evrenin gücünü temsil eden bir ejderha, bazense gövdesine sarılmış bir yılanla resmedilmiştir yüzyıllardır farklı insanlarca… Her kültür kendi algısını yansıtmıştır hayat ağacına, kimi resimleyerek, kimi nakışayarak… Read More Hayat Ağacı