Ben acıdan güçlüyüm! – Bölüm 4

Demek onu dışarıdan izleyenlerin yaşadıkları bu oluyordu ataklar geldiğinde. O bu dünyadan bağımsız kendi algı oyunlarının içinde duvarlara ve aslında üvey babasının ona savurduğu yumruklara ve tekmelere karşılık verirken, onu izleyenler ne yaşadığını anlayamadan bir çaresizlik içinde kalıyorlardı. Bu atakların birini hastanede doktorun yanında geçirdiğinde onu bağlamak zorunda kalmışlardı. O zaman çok sinirlendiği bu tepkiyi… Read More Ben acıdan güçlüyüm! – Bölüm 4

Bir Bahar Hikayesi Bölüm 3

Can doktoruyla görüşmesi bittikten sonra, hastanenin otoparkına bıraktığı arabasına bindi. Kar lastikleri olmasına rağmen, yine de pişman olmuştu arabayla çıktığına. Zincir takan araçların bile zar zor ilerlediği yollarda, ağır ağır gelmişti kaymamak için. Hastanenin bahçesinde gördüğü kızın hayalini silemiyordu zihninden bir türlü. Tekrarlanan rüyaların bir soruna işaret edebileceğini söylemişti Adem Bey. Bunun üzerinde defalarca konuşmuşlardı… Read More Bir Bahar Hikayesi Bölüm 3

Bir küçük aşk masalı Bölüm 4

Restoranın kapısına gelince ilk gün geldiği gibi derin bir nefes aldı önce, kafası allak bullaktı. Bu onu son görüşü olacaktı, yapabilse şimdi içeri girer olan biteni tüm çıplaklığı ile anlatırdı ama, Tolga o onun bir yalancı olduğunu anladığında, yaşanılan herşeyin bir oyun olduğunu duyduğunda, hissettiklerinin gerçek olduğuna inanır mıydı? Ayrıca onun gibi varoşta büyümüş bir… Read More Bir küçük aşk masalı Bölüm 4

Bir küçük aşk masalı Bölüm 3

Melek son iki günde İnci kimliği ile hayatında yaşamadığı duyguları tadıyor ve gidemeyeceği yerlere gidiyordu. Tekne için Tolga’nın verdiği adrese vardığında, onun ışıltılı simsiyah gözlerinin içinde yelken açmıştı zaten. İkisinin arasında bu tarif edemedikleri çekim sadece iki günde sanki yıllardır ve berabermişler de, bir daha hiç ayrılmayacaklarmış gibi hissetmelerine neden oluyordu. O  gün tanıştığı insanları… Read More Bir küçük aşk masalı Bölüm 3

Kiraz Senfonisi Allegro (Bölüm 1)

“HER AN ÖLÜMÜ YAŞAYAN KUTSAL AĞAÇ SAKURA” Ilık rüzgarın müziği ile kiraz ağaçlarının üzerine konmuş pembe  kelebekler gibi uçuşan çiçeklere takıldı gözü, yolun kenarına sırayla dizilmiş ağaçlar dalgalanan pembe bir hayal denizini andırıyordu. İnsan bir masalın içinde olmak istese ancak böyle bir yer seçebilirdi herhalde. Saçlarını belli belirsiz okşayan rüzgara karşı kapattı  gözlerini yine de,… Read More Kiraz Senfonisi Allegro (Bölüm 1)

Kalenin son tuğlası düşmeden.. “İZ”leri takip edin sevgili yöneticiler

“Adam yorgun argın tamamladıkları günün ardından geldikleri durakta, elindeki kartını cihazdan okutarak, karısına “Sen bin git, ben yarım saat oyalanır, süre dolunca biner gelirim” dedi. Kadın eşiyle birlikte çıktıkları işlerinden birlikte binip, evlerine gidemiyor olmalarını anlamlandıramıyor olsa da, biliyordu ki, şehrin yönetiminin aldığı karar buydu. Toplu ulaşımda kullanılan kartları iki kişi aynı anda kullanamıyordu, aradan… Read More Kalenin son tuğlası düşmeden.. “İZ”leri takip edin sevgili yöneticiler

Oppa!

Oturduğu banktan etrafı seyrediyordu. Buraya şehrin “aşıklar parkı” denildiğini öğrenmişti. Neden her defasında gelip, bu banka oturduğunu  açıklayamasa da, etraftaki insanlara bakıp, ağaçları seyretmekten büyük bir mutluluk duyuyordu. Uyandığında, yine burada olmayı çok isterdi. Her rüyaya dalışında, bu parkta buluyordu kendini. Etraftaki insanlara baktığında bir Asya ülkesinde olduğunu tahmin ediyordu. Parkın yanıbaşında, gökyüzüne dokunacakmış gibi… Read More Oppa!

Parkta bir sabah

Gözlerini kapatmış bankta öylece oturan kadına bakıyordu dakikalardır. Yüzünde herhangi bir ifade yoktu. Sanki zamanın içinden çıkmış ve bulunduğu anda donup kalmış bir heykele benziyordu. İlk bakışta gözlerini uzakta bir noktaya sabitlemiş  gibi dursa da, bulunduğu yerden gözlerinin kapalı olduğunu seçebiliyordu. Gölgesinde oturduğu ağacın rüzgarda savrulup dökülen yapraklarına inat kıpırtısızdı. İşe gitmeden önce bir sigara… Read More Parkta bir sabah