Beşik kertmesi – Bölüm 2

Derenin sesi yüzünden onu duyamayacağını düşünen Oğuz planladığından yüksek çıkan sesiyle

“Merhaba, bir şey sorabilir miyim?” diye bağırınca, kızın üzerine bastığı taştan ayağı kaydı. Tam derenin içine kapaklanırken yakaladı onu Oğuz kolundan. Köyün kadınlarının hepsi işlerini bırakmış bu uzun saçlı, kulağı küpeli oğlanın Neslihan’ı kolundan yakalayıp kendine çekişini izlediler. Neslihan’ın üzeri başı sırılsıklam olmuştu düşmese de.

Oğuz yaptığı hatayı affettirebilmek için kızın kocaman açılmış gözlerini farketmeden sürekli özür diliyor. Arabasından ona kuru tişört verebileceğini söyleyerek onu arabaya doğru çekiştiriyordu. Bu çekişme sırasında Neslihan’ın bir kez daha ayağı takılınca Oğuz’un tam göğsünün üzerine kapaklandı bu sefer. Derenin ilerisinde onları izleyenler için bu yaşanılanlar kasıtlı bir sarılma sahnesi olarak algılanmıştı çoktan.

Oğuz kızı arabanın yanına götürmüş, bagajın içinde açtığı valizinden tişört bulmaya çalışıyordu. Sonunda bulduğu tişörtü uzattı ona.

“Al bunu giy üzerine, yoksa hasta olacaksın!” dedi nezaketle.

Hâlâ ne olduğunu anlayamayan Neslihan, alışık olmadığı tarzıyla karşısında duran oğlanın yüzüne bakıp;

“Burada giyinemem mi ki bunu?” diyerek yarı ıslak elbisesinin üzerine geçiriverdi tişörtü.

“Ben Arslanlar köyünü arıyorum. Orada Neslihan Yılmaz isminde birini bulmam lazım, tanıyor musunuz?” dedi Oğuz aynı nezaketle.

“Ne yapacaksınız siz onu?” dedi kız endişeyle.

Bu arada köyün kadınlarının onları izlediğini farketmiş, gerilmişti. Köyün meraklısı Zarife’nin Neslihan’ın derede bir oğlanla oynaştığı haberini Mustafa beye yetiştirmek üzere koştuğunu görememişti elbette. Zarife haberi Mustafa beye ulaştırdıktan sonra köydekileri de bundan mahrum etmeyecekti elbette.

“Ben İsmail beyin oğluyum, babam Mehmet bey ile çok yakın dostmuş.”

Neslihan babasının mektup arkadaşının adını duyunca hem şaşırmış, hem de bir yabancı ile konuşmadığını öğrenince rahatlamıştı biraz. Onların  yıllarca yazıştıklarını ve paylaştıklarını babasından dinlemişti bir kaç kez.

“Benim.” dedi başını önüne eğerek.

Oğuz elini uzattı bu sefer ona neşeyle, “Benim adım Oğuz, çok sevindim sizi hemen bulduğuma.”

Neslihan delikanlının uzattığı eline baktı ama uzatmadı elini.

“Sizi amcama götüreyim, babam ölünce bana o sahip çıktı” dedi bakışlarını yerden kaldırmadan. Burada biraz daha dururlarsa kadınların meraklarını yenemeyip etraflarını alacağını biliyordu.

“Evet babanızı kaybetmişsiniz çok üzüldüm, başınız sağolsun.” dedi Oğuz kızın yüzündeki hüznü görünce, üzülmüştü iyice. Onunda babası hastanede canıyla uğraşıyordu. Kızın ne hissettiğini anlayabiliyordu az çok.

Dere kenarındaki çamaşırları toplayıp, Oğuz’un arabasına bindiler beraber. Dere boyundaki kadınların uğultusu yükseldi onların gidişiyle.

Mustafa Zarife’nin anlattıklarını büyük bir dikkatle dinleyip, “Kimmiş o densiz benim emanetime kötü gözle bakıyor benim köyümde!” diye gürledi. Zarife’nin verdiği tariften bir şey anlamamıştı. Lafı yaymak için acelesi olan Zarife onu öfkesiyle bırakıp köye yetişti.

Kadınların çamaşır yıkadığı yere gitmek için evden çıktığı sırada durdu Oğuz’un arabası Mustafa beyin evinin önünde. Mustafa bey çatık kaşlarıyla kollarını ardında kavuşturup karşıladı arabadan inenleri.

Oğuz hemen elini uzatarak yürüdü ona doğru ve adamın konuşmasına fırsat vermeden anlattı ziyaret sebebibini.

Zarife’nin anlattıkları ile yakından uzaktan bir alakası yoktu oğlanın söylediklerinin. Ayrıca beşik kertmesi lafı da kafasını karıştırmıştı Mustafa beyin. Oğlanı evin önündeki avluya davet etti, başıyla da Neslihan’a ortadan kaybolması için bir işaret yaptı. Etraflıca dinlemek istiyordu neyin nesi olduğunu.

Oğuz ikram edilen buz gibi ayranı keyifle içerken etrafı incelemeye başladı. Burası gerçekten yemyeşil güzel bir köydü. Bir haftasonu arkadaşlarıyla kamp yapmak için buraya gelebilirlerdi.

“Bu beşik kertmesi hikayesi de nedir delikanlı?” dedi Mustafa bey tok sesiyle. Kızı Ziya ağaya söz vermişlerdi. Oğuz tam bunun uygulanması şart olmayan bir anlaşma olduğunu söylemek için ağznı açmıştı ki, Mustafa’nın yarım akıllı oğlu Halil,

“Biz Neslihan’ı Ziya ağaya vereceğiz iki gün sonra.” deyiverdi. Mustafa bey oğlunun densizliğine sinirlensede Oğuz’a dönüp başıyla onayladı söylenileni.

“Ziya ağa’da kim?” dedi Oğuz merakla. Aslında kızın mutlu bir yuva kurmak üzere olmasına sevinmişti. Beşik kertmesi muhabbetini bitirmek için iyi bir nedendi bu. Babasına gidip kız evleniyormuş diyebilirdi, yapılacak bir şey yoktu.

“Ziya  ağa büyük adamdır tam altmış yaşında!” dedi Halil gerinerek, “Üstelikte parası çok, Neslihan için iyi ödeme yapacak bize.”

Oğlanın gereksiz ayrıntıya girmesine sinirlenen Mustafa ayağıyla sert bir tekme indirdi bacağına. Ne hata yaptığını anlayamayan oğlan bacağını ovuşturmaya başladı.

“Yani siz gencecik bir kızı, altmış yaşında bir adamamı gelin vereceksiniz?” dedi Oğuz hayretle.

“Hayatı kurtulacak, köyde tek başına yaşayamaz” dedi Mustafa bey.

“Kendi mi istedi böyle olmasını?”

“Burası şehir değil delikanlı, biz kızlara ne istediklerini sormayız.”

Bu lafa tepesi atmıştı Oğuz’un. Zavallı  kızı babası öldü diye para karşılığı bir ihtiyara satacaklardı demek bu adam. Bir de amca olacaktı.

“Veremezsiniz!” dedi ayranından bir yudum alarak.

Şehirden gelen bu uzun saçlı oğlanın işlerini bozmaya cürret etmesine sinirlenen Mustafa bey gürledi birden.

“Sen kim oluyorsun?”

Oğuz sakin bir şekilde cüzdanından Mehmet beyin babasına yazdığı kağıdı çıkarıp masaya koydu.

“Ben Neslihan’ın beşik kertmesiyim, onu almaya geldim” dedi gülümseyerek.

Aslında buraya gelirken hiç aklında olmayan bu davranış, bir anda bütün planlarını değiştirmişti. Niyeti elbette kız ile evlenmek değildi ama onu burada kaderi ile bırakıp dönmeye de içi razı değildi. Bu insanlar kıza sahip çıkacaklarına onu kendi çıkarları için satmayı planlıyorlardı

Mustafa masadan hiddetle aldığı kağıdı bir çırpıda okudu. Altında kardeşinin imzası olan kağıt buralarda senet sayılırdı. Mehmet yapacağını yapmış, Mustafa’nın işini zaten yıllar önce bozmuştu. Köyde beşik kertmesine kızı vermeyip, Ziya ağaya sattığı duyulursa dedikodu ile baş edemezlerdi. Dudaklarını ısırarak düşündü bir süre.

“Sen şehir çocuğusun, böyle şeyler sana gelmez, anlaşalım.” dedi gözlerini kısarak. Ziya ağadan alacağı paradan vazgeçmek istemiyordu. Gerçi tarlayı ve evi almıştı üzerine ama para da az bir miktar değildi. Üstelik adamı çağırıp kendisi demişti kızı vereceğiz diye.

“Ben müstakbel karımı alıp gideceğim.” dedi Oğuz kollarını kavuşturup. Mustafa’nın gösterdiği kağıda karşı düştüğü çaresizliği anlamlandıramasa da işine gelmişti bu hali.

Mustafa kağıdı Oğuz’un yüzüne doğru fırlatıp, “Al kızı defolun gidin evimden! Zaten başıma bela olmuştu. ” diyerek kalktı masadan ve “Neslhan!” diye gürledi.

Kız üzerindeki ıslak elbiseyi değiştirmişti, amcasının dere başında olanlar yüzünden sinirli olduğunu sanarak geldi avluya.

Mustafa ikisine birden bakıp, “Defolun gidin nereye gidiyorsanız!” diye kükredi yeniden ve dönüp eve girdi.

Ne olduğunu anlayamayan Neslihan korkuyla baktı Oğuz’a. Oğuz onun yanına gidip kağıdı ona uzattı. Kız bir kaç kez okudu kağıdı anlamak için. Sonra şaşkınlıkla Oğuz’a baktı yeniden.

“Ziya ağa ile evlenmiyorsun, buradan gidiyoruz. Hadi arabaya bin de yolda konuşalım” dedi kıza arabayı göstererek.

Neslihan tam arabaya binerken “Senin eşyan falan yok mu?” dedi merakla.

Neslihan’ın köydeki evine uğradılar ayrılmadan, köyde dedikoduyu duyan herkes merakla onları izliyordu. Neslihan eve girip bir kaç parça şey aldı yanına. Sonra arabaya bindi ve ayrıldılar meraklı bakışları arkalarında bırakarak.

Köylünün gerçek hikayeyi bilmesi asla mümkün olmayacaktı. Herkes babası kötü kadınlara gidip hastalık kaptığı için ölen kızın başıboş kalıp, şehirli bir züppeyle kaçtığını konuşacaktı sonra.

 

(devam edecek)

Bölüm 1

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/02/besik-kertmesi-bolum-1/

Bölüm 2

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/03/besik-kertmesi-bolum-2/

Bölüm 3

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/04/besik-kertmesi-bolum-3/

Bölüm 4

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/05/besik-kertmesi-bolum-4/

Bölüm 5

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/06/besik-kertmesi-bolum-5/

Bölüm 6

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/07/besik-kertmesi-bolum-6/

Bölüm 7

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/08/besik-kertmesi-bolum-7/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s