Şans her şeye yeter mi? – Bölüm 4

Ertesi gün hayatlarının en büyük iyiliğini gördükleri kadına teşekkür etmek için gitti, o hiç sevmediği hastaneye.

Gizem hanımın onu hatırlayacağından emin değildi ama yine de görüp konuşmak istiyordu.

Önce Şükran’ın yanına uğradı. Gizem hanımı nerede bulabileceğini o biliyordu zaten.

“Tam vaktinde geldin, demin baş hekimin odasına girdiler” dedi Şükran.

Odanın aralık kapısından baş hekimin sekreteryası görülebiliyordu. Bir yandan sohbet edip, bir yandan sekretaryadaki her hareketi izlemeye başladılar. On dakika sonra Gizem hanım gözüktü sekreterin yanında. Aradan geçen yıllar yüzündeki ifadeyi hiç değiştirmemişti. Hemen tanıdı onu Meral. Solgun oğlanın yanındaki iyi yürekli Gizem hanımdı gerçektende bu.

Heyecanla gitti yanına, “Gizem hanım?”

“Evet benim” dedi kadın onu tanımaya çalışarak.

Bir çırpıda anlattı babasının ameliyatında olanları.

“Güzel kızım seni ve anneni nasıl unuturum.” diyerek gülümsedi ona, “Annen, baban nasıllar?”

“İkisini de kaybettim ne yazık ki.” dedi Meral hüzünle. Babasının doktorun odasında kriz geçirdiği gün Gizem hanımın kollarında bastırmıştı hüznünü.

“Çok üzüldüm” dedi Gizem hanım yüzünü de derin bir hüzün kaplamıştı. O minicik kız, güzel bir genç kız olmuştu ama kaderin onları karşılaştırdıkları günden sonra mutlu günler görememişti anlaşılan.

Okulu bitirip çalışmaya başladığından bahsetti Meral.

“Senin o zamanlardan belliydi başarılı olacağın. Aslında oğlumun ameliyatının hemen öncesi olmasaydı, sana daha çok destek olmak isterdim. Zor günlerdi hepimiz için. Erdem beyden babanın durumunu takip ettim sonrasında da. Ameliyatın başarılı geçtiğini öğrenince çok sevinmiştim.”

“Sizin oğlunuz nasıl şimdi? Annem de onun sağlık durumunu sordu hep Erdem beye. Ömrünün sonuna dek her duasına kattı sizi.”

“Kiminin parası, kiminin duası işte kızım. Annenin duaları kabul oldu. Oğlum şimdi çok iyi çok şükür. Şimdi üniversite de okuyor Sen iki yıl öndeydin o zamanlar, sonradan atladığın sınıf oldu mu yine?”

Gülümsedi Meral, “Hayır o iki yılla sonlandı sınıf atlamalar. Sonrasında burslar alabildim sadece.”

“Daha ne olsun kızım, sen de ailenin şansıymışsın aslında. Eminim seninle gurur duyuyorlardır şimdi cennette. Biz de eşimle bir vakıf kurduk oğlanın ameliyatından sonra. Bu hastanede desteğe ihtiyacı olan hastalarla ilgilenmeye çalışıyoruz. İlk desteğimiz senin babana olmuştu. Bak yıllar sonra yine burada karşılaştık.”

“Evet burada görev yapan bir arkadaşım söyledi, geldiğinizi. Ben  de duyar duymaz geldim. Bir teşekkür etmeye bile imkanımız olmamıştı size o zamanlar. Annem hep bunu isterdi.”

“En güzel teşekkür onun dualarıdır kızım için rahat olsun. Ben Samsun’da yaşıyorum artık. Bak ne diyeceğim, bu haftasonu bizim vakıfın bir toplantısı olacak. Neden  beni ziyarete gelmiyorsun? Uzun uzun konuşuruz.” dedi ve çantasından bir kağıt çıkarıp yazdı telefonunu ve adresini.

“Çok naziksiniz” dedi Meral kağıdı alırken.

“Seni yeniden gördüğüme çok sevindim akıllı kız. Mutlaka bekliyorum, bizim vakıfla ilgili de bir şeyler yaparız belki birlikte”

“Çok teşekkür ederim, gelecek olursam bilgi veririm” dedi Meral tekrar.

“Mutlaka geleceksin” dedi Gizem hanım bu defa ciddi bir ifadeyle, “Senin gibi akıllı ve çalışkan insanlara her zaman ihtiyacımız var.”

Direnmedi Meral. Böyle birden bire  davet edilmeyi beklemiyordu ama Gizem hanımı kırması mümkün değildi. Ona gönül borçları vardı.

“Orada olacağım efendim” dedi nezaketle.

Şükran, Gizem hanımın kurduğu vakıf için davet aldığını öğrenince çok sevinmişti.

“Yemin ederim Firdevs teyzem ne dilediyse bir bir gerçek oluyor. Keşke görseydi bu günleri. Sen daha şansın olmadığını san. Anneciğin bahtını kurmuş tertemiz yüreğiyle baksana”

Arkadaşının bu yorumu iyice duygulandırdı Meral’i.

Ertesi gün mesajlarına olumlu yanıt alamayan Can geldi odasına. Öğle yemeğine çıkmak için hazırlanıyordu Meral. Onu görünce yüreğinin titrediğini hissetti. Ne oluyordu böyle birden bire. Onun mavi gözleri içine dokunur olmuştu aniden. Bakışları kadar güçlü kelimeleri  açmıştı kilitli kapıları demek o farketmeden.

Hiç değilse bu öğlen bir yemek yeme teklifiyle gelen delikanlıyı reddetmedi bu sefer. Birlikte yakındaki restorana gittiler. Can’ın hayranlık dolu sözlerinden ve yumuşacık bakan gözlerinden sarhoş döndü yemekten.

O gece uyumadan anne ve babasının hayaline eklendi Can’ın hayali.

“Bu kadar kaptırmamalıyım” dedi kendi kendine. Haftasonu gelene dek Şükran Bülent’i, o da Can’ı anlattı durdu. İki arkadaş mutlu düşler kuruyorlardı şimdi beraber.

Cuma sabahı Ufuk’tan bir mesaj aldı iş yerinde, “Akşam için bir programın yoksa, gelip alayım seni. Bir film izlemeye gideriz belki” yazıyordu. Aslında Meral’e o gece açılmaya karar veren Ufuk, doğrudan başbaşa yemeğe çıkalım diyerek ürkütmek istememişti kızı. Nasılsa iş çıkışı bir yemek yerlerdi sinemadan önce. Hatta bir yüzük bile almıştı gidip ama akşam gidişata göre çıkartacaktı ortaya. Kararını vermişti ömrünü Meral ile geçirmek istiyordu artık.

Mesajı okuyunca gülümsedi Meral. Aslında uzun zamandır konuşmak istiyordu Ufuk ile Samsun’a gitmeden iyi bir fırsat olabilirdi bu akşam.

“Benimde seninle konuşmak istediklerim var. Çok iyi olur” yazdı ona.

Öğle tatilinde Can ile çıkacaklardı yine. Artık onu görmediği her dakika özlüyordu. Hayatında ilk kez hissettiği bu duygular korkutuyordu onu.

Can onun mecburi bir seyahate çıkacağını öğrenince, “Bu akşam çıkalım o zaman” deyiverince, kaldı Meral. Ufuk ile dönünce de konuşabilirlerdi aslında.

“Aslında bir arkadaşıma sözüm vardı” dedi

“Benim için erteleyemez misin?” dedi Can güzel gözlerini onunkine dikerek.

Ne güzel bakıyordu bu adam böyle, bir ömür baksa doymayacağını düşündü bu mavi gözlere. Ufuk anlayabilirdi herhalde. Gelince her şeyi anlatır, özür dilerdi. O ısmarlardı sinemayıda.

“Önemli bir işim çıktı bu akşam. Haftasonu bir seyahate çıkıyorum ama gelince söz.” yazdı ona aceleyle.

Ufuk akşam için yaptığı onca plandan sonra bozuldu bu mesaja ama Meral gerçekten önemli bir şey olmasa onu erteleyecek bir kız değildi.

“Canın sağolsun” yazdı sevgiyle. Bir kaç gün daha beklemekle bir şey kaybetmezdi.

Cumartesi öğlenden sonra vardı Samsun’a, Otogardan bir taksiye binip, şoföre Gizem hanımın yazdığı adresi uzattı.

Gizem hanım kapıda karşıladı onu. Burası şehrin biraz dışında ağaçların içinde büyükçe bir evdi. Gizem hanım evin babasından kaldığını anlattı ona gezdirirken. Evin arka bahçesi tıpkı annesinin çalıştığı evinkine benziyordu. Burada yaşayan insanlar onlardan çok çok iyilerdi sadece.

Vakfın toplantısı akşama doğru gerçekleşecekti, o zamana kadar birlikte sohbet ettiler uzun uzun. Gizem hanım kendi ailesinden, vakfın çalışmalarından ve oğlundan bahsetti Meral’e. Sonra kalkıp büfeden bir fotoğraf albümü çıkardı ve çocuğun ameliyet sürecinde çekilen fotoğraflarını gösterdi ona. En son bir başka albüme uzanıp, “Şimdiki halini görmek ister misin?” diye sordu.

Sevgiyle gülümsedi Meral.

Annesi de Gizem hanım gibiydi, onun her  şeyiyle mutlu olur, gurur duyardı. Böyle sevgi dolu insanlarla karşılaştığı için mutlu hissetti kendini. Yine de anne ve babasının bu günleri görmelerini çok isterdi. Aklna geldikçe içi yanıyor, tüm iyi insanlara rağmen kendini yalnız hissediyordu. Neyse ki Can doldurmuştu hayatını son günlerde. Onlarda tıpkı bu güzel insanlar gibi, güzel bir yuva kurup, çocuklarıyla gurur duyarlardı inşallah.

Gizem hanım albümü getirip verdi ona. Albümün ilk bir kaç sayfasından sonra gördüğü yüz o kadar şaşırttı ki onu, bir süre yanlış mı görüyorum diye baktı fotoğraflara.

“Can’ın ne kadar değiştiğine şaşırıyorsun değil mi?” dedi Gizem hanım gülerek.

“Senin gördüğün o soluk benizli çocuk, ameliyattan sonra böyle sağlıklı bir delikanlı oldu işte.”

Bir şey söylemedi Meral.  Tesadüfün bu kadarı da fazlaydı gerçekten?

(devam edecek)

Bölüm 1

https://gulserenkilincyazar.com/2018/07/18/yorma-hayat-bizi-boyle-bolum-1/

Bölüm 2

https://gulserenkilincyazar.com/2018/07/19/sans-her-seye-yeter-mi-bolum-2/

Bölüm 3

https://gulserenkilincyazar.com/2018/07/20/sans-her-seye-yeter-mi-bolum-3/

Bölüm 4

https://gulserenkilincyazar.com/2018/07/21/sans-her-seye-yeter-mi-bolum-4/

Bölüm 5

https://gulserenkilincyazar.com/2018/07/22/sans-her-seye-yeter-mi-bolum-5/

Şans her şeye yeter mi? – Bölüm 4’ için 4 yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s