arkası yarın

Ben acıdan güçlüyüm! – Bölüm 11

Ahucan olduğu yerde kalmış, duyduklarını anlamaya çalışıyordu. Hastaneye yapılacak bağış, Alkan’nın onu görünce girdiği kriz, kendisinin bir şeyden şüphelenmediğinden bahsedilmesi, “Aman Allahım ne yaptım ben!” dedi kendi kendine. Kat hemşiresi onu görmeden sessizce geri dönüp merdivenleri hızla inmeye başladı. Başından beri doğruyu söyleyen Alkan mıydı yani, ama o elindeki yaralar, anne ve babasının göz yaşları. Kendisi gibi sahipsiz, ailesiz kalmasın diye düşünmüştü o, yardım etmek istemişti sadece. Hem kim bütün mal varlığını, ne koşulda olursa olsun bir başkasına bırakmak isterdi. Anne ve babasıyla konuştuğu o gün, her şey öyle yerine otumuştu ki, peki ya doktora ne demeliydi? O da mı işin içindeydi yani. Hastanenin dışına çıktığında ne yapacağını, kime gideceğini bilemedi. Anne ve babası dışında Alkan ile ortak tanıdığı tek kişi Hüseyin beydi. Gidip onunla konuşmalıydı, o bir şeyler biliyordu mutlaka. Hemen yakındaki durağa gidip, Alkan’ın evinin olduğu semtin otobüsüne bindi. Sinirden elleri titriyordu, yoksa o zavallı bir adamı, kaçtığı tüm tuzakların ortasına mı itmişti. Onu kurtarayım derken, elinde kalan her şeyi de, hayatı ile birlikte almış mıydı ondan?

“Aman Allahım ben ne yaptım?” dedi yeniden.

Durakta inip nefes nefese evin önüne geldiğinde demir kapının hemen üzerinde asılı kocaman “SATILIK” yazısını gördü. Hüseyin bey her zaman ki gibi kulübesindeydi.

“Hüseyin bey, bu ilan da neyin nesi?” dedi merhaba bile demeden.

“Ben de bilmiyorum Ahucan hanım, Alkan beyin babası geldi, Alkan beyin artık bu evi istemediğini ve satılması için talimat verdiğini söyledi, getirip bunu da buraya astı, soran olursa diye de bir numara bıraktı gitti.”

“Bu ev Alkan beyin üzerine değil mi, o hastanedeyken nasıl satacaklar?”

“Bilmiyorum, bana ev satılana kadar durabilirsin dediği için ben de bir şey demedim ama, kendime iş bakıyorum. Alkan beyi aradım bir kaç kez telefonuna ulaşılamıyor.”

Hüseyin beyin de anlattıklarından sonra, oyuna getirildiğinden iyice emin oldu Ahucan, daha Alkan hastaneye yatar yatmaz evi satışa çıkardıklarına  göre, onun iyi olması filan değildi dertleri. O hastanede olduğu sürece, mal varlığını istedikleri gib yönetebilirlerdi ki doktor zaten onların adamıydı, akıl sağlığı yerinde olmadığı raporu ile her şeyi yönetme hakkını almaları mümkündü ki, evin hemen satılığa çıkması da, zaten bu yolda olduklarının en büyük göstergesiydi.

Ahucan sinirden delirmek üzereydi, dayısı ve yengesinin kendine yaptığını, şimdi anne ve üvey babası Alkan’a yapıyordu, üstelik bunu yapabilmeleri için onlara yardım etmişti. Bir şeyler yapması gerekiyordu, hemen bir şeyler yapması gerekiyordu.

“Hüseyin bey, o eve girmemiz lazım, Alkan bey bir avukatı olduğunu söylemişti, ona ulaşmalıyım, sonra da onu o hastaneden kurtarmamız lazım hem de hemen!”

“Anlamadım Ahucan hanım, neler oluyor? Alkan beyin başına kötü bir şey mi geldi?”

“Evet hem de olabileceklerin en kötüsü ve üstelik hepsi benim suçum.”

Ahucan nefesi kesilecek gibi olsada, Hüseyin beye olanları kısaca anlattı. Hüseyin bey Alkan beyle çok yakın olmasa da, iyi bir adamdı. Zaten Ahucan’ın da şu an yardım isteyeceği başka kimse yoktu. İlk aklına gelen Alkan beyin avukatına ulaşıp ona olanları anlatmaktı ki, hiç değilse yasal süreci işletmelerinin önüne geçilebilsindi. Sonra bir plan yapıp Alkan’ı hastaneden çıkarmaları gerekiyordu. Onu saklayabilecekleri en iyi yer, Ahucan’ın ailesinden kalan evdi. Muhtemelen avukat ve Hüseyin bey hariç o evden  kimsenin haberi yoktu henüz, çünkü Alkan orayı ailesinden uzaklaştıktan sonra almıştı. Onu orada aramak kimsenin aklına gelmezdi. Evde eşya yoktu ama Alkan’ı oradan çıkardıktan sonra eşya kısmı bir şekilde halledilirdi. Aslında onu Ahucan’ın evine ya da Hüseyin beyin evine de götürebilirlerdi ama, Alev hanımla, Necati beyin de bunu tahmin etmesi hiç zor değildi.

“Alkan beyi hastaneden nasıl çıkaracağız Ahucan hanım?” dedi Hüseyin bey heyecanla aklındakileri sıralayan kıza bakıp.

“Bulacağız bir yolunu, ilk önce eve girelim.” dedi Ahucan kararlı bir sesle.

Her ihtimale karşılık Hüseyin beyde bir anahtar zaten vardı, ikisi birlikte eve girip, Alkan avukatın telefonunu bir yere yazmış mı diye aramaya başladılar. Bu a rada Ahucan, diğer evin anahtarını alıp çantasına yerleştirdi. Allah’tan limonatayı içmeden hemen önce Alkan anahtarların yerini ona söylemişti. Eğer ev satıldıktan sonra Ahucan buraya gelmeyi akıl etmiş olsaydı, iş işten geçmiş olacaktı. Alkan’ın babasının bilekliği sayesinde geri dönmemiş olsaydı, zaten neler olup bittiğinden haberi bile olmayacaktı. Bileklik gerçekten şans getiriyor olmalıydı Alkan’a.

Daha önce hazırlanmış bir vekalet örneğinin altından avukatın adını ve adresini buldular. Ahucan hemen internetten avukatın bürosunu aratıp numarasını buldu ve telefona bakan sekretere durumun çok ciddi ve acil olduğunu söyleyerek avukatı istedi.

Avukat, Ahucan’ı dikkatle dinledikten sonra, vesayet ya da benzeri bir şeyle ilgili yasal başvuru yapılıp yapılmadığının takibinde olacağını söyledi, mallara geçici olarak şerh koydurmak için bir vekaleti zaten vardı ama, onlar yasal bir hastane raporu ile Alkan’ın akli dengesi olmadığını ispatlamadan önce bunları yapmalıydı, yoksa geçmişe dönük verdiği vekaletnameler de dahil, pek çok yasal evrak geçersiz kalacaktı. Henüz sahip olmadıkları bir evi satışa çıkarmalarının da şu an için yasal bir dayanağı yoktu zaten. Ancak Alkan’ın ambulans çağrılarak götürüldüğü ve doktorların teşhis koyduğu bir durumdan kurtarmak gerçekten zordu. Doktorun bir sahtekar olduğunu ispatlamak bir yana, Alkan’nın başka bir hastanede daha psikolojik tedavi gördüğüne dair kayıtlar vardı. Elbette bu yasal olarak hakkını koruma veya arama konusunda bir engel teşkil edecek bir durum değildi ama, onlardan çok karşı tarafın elini güçlendiriyordu.

Ahucan zaten Alkan’ı bir şekilde o hastaneden çıkarmayı kafaya koyduğu için, “Siz yasal işlemlerle ilgilenin yeter” dedi avukata, daha fazla telefonda prosedür dinleyerek kaybedecek vakti yoktu. Hüseyin bey kızın konuştuğu telefona doğru eğilmiş konuşulanları duymaya çalışıyordu. Ahucan telefonu kapatıp ona döndü ve evin anahtarını alıp, Alkan’ı oraya götürdüklerinde kalabilecekleri bir kaç parça eşyayı oraya götürmeleri gerektiğini söyledi. Alkan’ın babası ilanı asmaya geldiğinde içeri girmemişti, bu evde ne olup, olmadığına dair bir fikirleri olamazdı. Alkan’ın bir kaç özel eşyası ile uyuması için yatağı vb şeyleri götürebilirlerdi.

“Eniştemin bir kamyoneti var.” dedi Hüseyin bey.

Birlikte evin içinde hızlıca dolanıp, bir kaç parça şeyi taşımak üzere hazırladılar. Hüseyin beyin eniştesi çalıştığı yerdeki mesaisi bitince hemen gelip eşyaları oradan alacaktı.

Hala Alkan’ı hastaneden nasıl çıkaracaklarına dair bir planları yoktu. Ahucan en azından Hüseyin beyin, bir anda olayın içine girip, kendisiyle ortak olmuş olmasından memnundu, çünkü tek başına tüm bunları halletmesi daha da zor olacaktı.

Hüseyin beyin eniştesi gelene kadar, hastaneye girip onu kaçırmak üzerine bir sürü şey düşündüler ama, akıllarına gelen hiç bir yöntemin garantisi yoktu. Alkan kendinde değildi, yürüyemiyordu. Odaya girmeyi başarsalar bile onun taşımaları gerekiyordu. Ellerini kollarını sallaya sallaya hastaneye girip, kucaklayıp çıkaramazlardı.

Sonunda akşam hastane otoparkındaki asansörle yukarı çıkıp, odaya girmek için fırsat kollamaya karar verdiler. Planın gerisi orada belli olacaktı, sonuçta katta her bir hemşire oluyordu ve muhtemelene hemşire akşam değişiyordu. Gündüz duran hemşire Ahucan’ı görmüştü. İlkinde başaramasalar bile en azından girip, akşam hastanede neler olup bittiğine bakıp, ona göre detaylı bir plan yapabilirlerdi.

“Peki hastaneye ne zaman gideceğiz?” dedi Hüseyin bey, heyecanla. Araba gelip, eşyaları yüklenip gitmişti. Eşyaları eve bıraktıktan sonra dönüp, anahtarı Hüseyin beye teslim edecekti. Bundan sonra geriye bir tek Alkan’ı kurtarmak kalıyordu.

“Bu akşam!” dedi Ahucan, onu orada bir gün daha tutmalarına izin veremeyiz.

(devam edecek)

Bölüm 1

https://gulserenkilincyazar.com/2018/05/15/ben-acidan-gucluyum/

Bölüm  2

https://gulserenkilincyazar.com/2018/05/16/ben-acidan-gucluyum-bolum-2/

Bölüm 3

https://gulserenkilincyazar.com/2018/05/17/ben-acidan-gucluyum-bolum-3/

Bölüm 4

https://gulserenkilincyazar.com/2018/05/18/ben-acidan-gucluyum-bolum-4/

Bölüm 5

https://gulserenkilincyazar.com/2018/05/18/ben-acidan-gucluyum-bolum-5/

Bölüm 6

https://gulserenkilincyazar.com/2018/05/20/ben-acidan-gucluyum-bolum-6/

Bölüm 7

https://gulserenkilincyazar.com/2018/05/21/ben-acidan-gucluyum-bolum-7/

Bölüm 8

https://gulserenkilincyazar.com/2018/05/22/ben-acidan-gucluyum-bolum-8/

Bölüm 9

https://gulserenkilincyazar.com/2018/05/23/ben-acidan-gucluyum-bolum-9/

Bölüm 10

https://gulserenkilincyazar.com/2018/05/24/ben-acidan-gucluyum-bolum-10/

 

 

7 replies »

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s