İlk kar

Yılın ilk karı yağarken dışarı çıktığında, henüz hava tam aydınlanmamıştı. Gökyüzünde koyu gri bir pus vardı. Güneşli günleri daha şimdiden özlemişti. Apartmandan çıkınca yüzüne vuran ayaza karşı montunun fermuarını yukarı kadar çekip, keşke bir bere taksaydım diye düşündü. Dün geceden yağan yağmurun üzerine düşen kar, henüz tutmamıştı. Yerler ıslaktı. Yapraklarından soyunan ağaçlar, karanlıkta rüzgarın etkisiyle… Read More İlk kar

Biraz eksik, biraz fazla – Bölüm 9

Yeniden salona döndüğünde, Kemal’in kapısı hala kapalıydı. Biraz da dışarıyı görmek için çıktı evden, geniş yemyeşil yaylanın diğer ucunda sürüsünü otlatan bir çoban vardı. Onların hemen ilerisinde oldukça uzak olduğu anlaşılan bir köy görünüyordu. Evin diğer yanına da dolanınca, yakınlarında herhangi başka bir evin olmadığını gördü. Gerçekten yeşilliğin ortasında yapayalnız bir küçük evdi burası. Hava… Read More Biraz eksik, biraz fazla – Bölüm 9

Kimin cenneti? – Bölüm 4

“Patron, sana küçük bir iş vermek istiyor.” dedi alaycı adam, elindeki torbaları masaya bırakırken. “Ben tatildeyim!” dedi Osman, bu  serserilere çocuk hayalini yaşarken yakalanmış olmaktan hiç hoşlanmamıştı. Başka bir dünyanın insanıydı onlar, içine çocukluk ya da insanlık giymemiş, bir çeşit kılıf gibiydiler sadece. Açık yakalı gömleklerinin içinden görünen can taşıyan bir beden değil, içinde küfden… Read More Kimin cenneti? – Bölüm 4

Ben acıdan güçlüyüm! – Bölüm 8

Ahucan, karısının göğsünde kendinden geçmiş ağlarken, adam titreyen elleriyle bir kartvizit uzattı ona. “Bu Alkan’ın doktorunun numarası, istersen aç onunla da konuş kızım. Oğlumuzu bize o geri verecek, eğer sen istediğimiz şeyi yaparsan.” Ahucan burnunu çekerek doğruldu kadının göğsünden, “Tamam, yapacağım!” dedi burnunu çekerek. Bu insanlara yardım edecekti, ona hiç kimse yardım etmemişti, aile acısının… Read More Ben acıdan güçlüyüm! – Bölüm 8

Beyaz Atlı Gelin

Köyün Elf anasıydı büyük annesi.  Onlar gibi şehire gelmemiş, köyünü terketmemişti. Torunlarını özlüyordu., Yaz geldiğinde, anneleri beşini birden gönderip onu yormak istemediği için, sırayla gidiyorlardı Elf Ana’nın yanına. Bütün yaz sıranın ona gelmesini beklemişti.  Köyde büyükannesi ve dedesiyle geçirdiği vakitler, hayatının en güzel günleri oluyordu. Çok soru sorup, her şeyi kurcaladığı için Elf anayı kızdırsa… Read More Beyaz Atlı Gelin

Bildiğiniz gibi misiniz?

Uzun süredir çevremden algıladığım hoşnutsuzlukların yoğun gölgesini hissediyorum. Çevremdeki insanlar mutsuzken, mutlu olmayı kendime yakıştıramadığım için, çoğunu haklı gördüğüm bu hoşnutsuzluklara her gün bir yenisini ekleyerek gökyüzümü kararttığımı farkettim. Oysa her zaman hava ne kadar kapalı, karanlık ve puslu olursa olsun, birazcık aralandığında o derin mavinin aralardan görüneceğini ve mevsimi geldiğinde karanlığın esamesinin okunmayacağına inanırım.… Read More Bildiğiniz gibi misiniz?

Karanlıkta bir akşam

Hava çoktan kararmıştı. Pencerenin önündeki ağacın dalları, rüzgar estikçe cama vuruyor ve düzenli bir sese dönüşüyordu evin içinde. Böyle havalarda ağacın içeri girmek için cama tıkladığı duygusuna kapılırdı. Elbette böyle bir şeyin mümkün olmadığını biliyordu ama, insanın hayal gücü bazen kontrolü dışında çıkarımlar üretebiliyordu işte. Neyseki kapıyı denemiyor diye düşündü gülümseyerek. O zaman bayağı ürkütücü… Read More Karanlıkta bir akşam