Bir sonbahar sabahı

Sabahın serinliği kaldırdığı yakalarından içine dolmak için mücadele ediyordu, rüzgar ceketinin yetişmediği yerleri farkettirmek ister gibi vuruyordu adeta. İki eliyle ceketin yakalarını çekiştirip, daha sıkı birleştirdi elleriyle. Durağa vardığında yağmur başlamıştı. Otobüsün gelmesine beş dakika vardı daha, rüzgardan korunmak için üç tarafı kapalı durağın en köşesine sokuldu. Sonbahar erken çökmüştü şehire bu yıl, daha yazın… Read More Bir sonbahar sabahı

Yamanmış sokakların çocukları

Başını önüne eğmiş, yorgun kaldırımda yürüyordu ağır adımlarla. Yorgun olan kaldırım mı, yoksa kendisi mi ayırt edilemiyordu uzaktan bakınca. Şehre sığmayan insanların kurduğu ve şehre yamanmış gibi duran sokaklardan örülü bir mahalleydi burası. Geçmişi çok fazla olmasa da, yorgun bir mahalleydi. Kaldırımlar, evler, balkonlara asılmış çamaşırlar, insanlar her şey yorgundu. Kediler bile yorgundu, bütün gün… Read More Yamanmış sokakların çocukları

Üç gölgeli hikaye

Ruhundan toz yağıyor gibi hissetmişti onu ilk gördüğünde. Öyle taze, öyle canlı, öyle çekiciydi ki. Oysa o yıllardır bir kalbi olduğunu bile hatırlamadan yaşamıştı. Şimdi tozlu raflardan indirdiği bir kitap gibi okunmak istiyordu yeniden. Evet hisettiği buydu, bu taze ruhun onu okuması, kimsenin okumadığı gibi. Yüreğinin heyecanlı ritmini duyacaklar diye ödü koptu bir an, ofiste… Read More Üç gölgeli hikaye

İki eli kanda olmalı insanın..

“İki eli kanda olmalı insanın “iyiyim merak etme” bile diyemiyorsa Ya da bilmiyor olmalı merek etmek endişelenmek ne demek Değer verilene, değeri bilinip de yokluğu fark edilene” Endişe bir girdap gibi sürükler sizi taa en dibine, önce yavaş yavaş gelir sinsice girer yüreğinize, ardından dev bir ahtapot gibi sarar bütün benliğinizi… Günü bir bekleyişe çevirir,… Read More İki eli kanda olmalı insanın..

Lokma Döktürme Adeti ve İzmir

İzmir’den yeni döndüm.. Oğlum Karşıyaka’da oturuyor… Şehrimi özlemişim.. Ankara’nın her şeyine bayılıyorum ama, İzmir’lilerin hayır lokması keşke burada da olsaydı diyorum her döndüğümde. Lokmayı çok sevdiğim için değil ama, kaybedilenlerin ardından, ruhuna rahmet gitsin diye neredeyse her gün bir sokak başında dağıtılan lokmalar, önlerindeki uzun kuyruklar ve her yiyenin duasını almak gerçekten çok özel bir… Read More Lokma Döktürme Adeti ve İzmir

Bir saniye öncesine alınmıyor hayat

Yaşadığımız anların kıymetini, çoğu zaman iş işten geçtikten sonra anlarız, bazen bir deniz kenarının ruhumuzu ne kadar dinlendirdiğini, bazen bir bardak çayın içimizi nasıl keyifle ıstıttığını, bazen bir fincan kahve eşliğinde gözlerine bakarak sohbetler ettiğimiz bir dostumuzun eksikliğini… Bazense hayat avuçlarımızda iken, hayatı ve onu paylaştığımız tüm güzelliklerin, doğanın, insanların, dostların, ailelerin, anne babaların, kardeşlerin,… Read More Bir saniye öncesine alınmıyor hayat

Şifa tüm evren için..

İnsanların üzüntülerini ve acılarını izlemeye dayanamam.. Filmlerde olsa bile, bundan dolayı herhalde bir ambulans sesi bile duysam, içindeki muhtacın bir an önce şifa bulması için dua ederim. Bir kaç yıl önce bir annenin ufacık kızını gözyaşları içinde ambulansa bindirdiğini gördüğüm günden beri ambulans sesleri beni daha da etkiliyor. Bir çocuk, bir anne, gözyaşları ve bir… Read More Şifa tüm evren için..

Sevdanın yakışmadığı kadınım ben şimdi

sen içindeki gel-gitlerden yorgun, ben bekleten zamana dargın, bir çift gözün hapsine düşkün. imkansızı düşlüyorum. Sırası savılmış heyecanları özlüyor ruhum seninle. Geçti bizdenlerde dolanıyor düşüncelerim. Yaşam ilkbaharları tüketmiş, sonbahara dönerken, hicaz makamında esiyor rüzgarlar. Cevabını bilmediğim, bir bilmeceyi çözmek gibi seni sevmek. Bilinmeyenin peşinde dolanmaya hevesli ruhumu, döndüremiyorum senden. Şimdi albümlerde sakladığım ne günlerim oldu… Read More Sevdanın yakışmadığı kadınım ben şimdi

Ya bu beden benimki değil, ya yüreğim yanılıyor yalnız akşamlarda

Bu ara bir kadın olmanın ağırlığı var ruhumda, içim karmakarışık.. Kendi boşluğumu dolduramıyorum sanki hayatta.. Ne vazgeçmelerin eşiğinde, ne de alınan kararların arifesindeyim oysa.. Öylece duruyorum sadece.. Yapılası bir şeyler var da kimse bana söylemiyor gibi sanki.. Yüreğim ağır bugünlerde nedense, göğüs kafesime fazla geliyor bu yük şimdilerde.. Boşluğun ağırlığını taşıyamıyor ruhum bu bedende.. Kurumuş… Read More Ya bu beden benimki değil, ya yüreğim yanılıyor yalnız akşamlarda

Umut Günü

Bir gün Tanrı umut dağıtmak için bir gün planlıyormuş yeryüzüne Güneşin son demlerini yaşadığı bir günün sonu geldiğinde Öyle olsun istemiş ki Gönülden dileyen her kişinin yerine gelsin dileği Hem mutsuzlar sevinsin, Hem umut dolular, umudu kesmesin Sonunda öyle bir umut günü çıkmış ki ortaya Tanrı bile şaşırmış kendi eserine Sonra düşünmüş Tanrı Her kişiye… Read More Umut Günü