Yeryüzü Cenneti – Bölüm 5

“İnşallah!” dedi Hande içini çekerek ve sınıfa doğru yürümeye başladı.

Ertesi gün panoya gözü takıldı yine. İlan yerinde durmuyordu. Demek ki bulundu diye düşündü ya da belki ihtiyaç kalmamıştı.

O sırada öğrenci işleri memuresinin bürosundan çıkıp ona doğru yürüdüğünü farketmemişti.

“Hande Seyhan değil mi?” dedi kadın.

“Evet benim.”

“Sizinle görüşmek için bekleyen bir velimiz var, büroya kadar gelebilir misiniz?”

“Evet tabi. Gelirim” dedi bir şey anlamadan kadının yüzüne bakıyordu.

Kadın geldiği gibi topuklarını tıkırdatarak döndü hızlıca büroya. Hande’de peşinden yürüdü. İçeride iyi giyimli ve orta yaşın üzerinde bir kadın oturuyordu. Hande büroya girince memure gözüyle onu işaret etti. Hande kadına doğru yürüdü.

“Merhaba ben Hande Seyhan” dedi gülümseyerek.

Kadın hüzünlü gözlerle baktı ona ve yanına oturmasını işaret etti.

“Merhaba ben Hüseyin’in annesiyim” dedi gülümseyerek.

Bu isimde kimseyi tanımadığı için bakmaya devam etti Hande kadının yüzüne.

“Oğlumun size bir mesajı var, kendisi gelemediği için ben getirdim. O bir operasyon geçirdi dün akşam üzeri.”

“Geçmiş olsun” dedi Hande. Panoda gördüğü ismi hatırlamıştı. Levent Hüseyin..

“Levent” dedi şaşkınlıkla.

“Evet” dedi kadın, “Onu hatırlayacağınızı söylemişti.” dedi ve çantasından Hande’nin tanıdığı o kağıtlardan birini çıkarıp uzattı.

Cennet ve cehennem yeryüzündedir dediklerini bildiğim halde, seninle sadece cennete inanmıştım. İkisinin bir arada var olduğunu düşünmek aklıma gelmemişti. Dün bir ameliyat geçirdim. Cenneti ve cehennemi yeryüzünde ardı ardına yaşadıktan sonra diğer taraftakini merak etmeye başladığım sırada, senin yeniden özgür bir kelebek olduğun haberin geldi. Nasıl olduğunu sorma çünkü bu tamamen bir tesadüftü. Sana yazdıklarımdan senin ve benim dışımda kimsenin haberi olmadı hiç  bir zaman. Ancak bu defa mektubu kendim getiremediğim için annem de biliyor artık.

Bu satırları operasyondan önce yazıyorum sana, annem yarın getirip sana vereceğine söz verdi. Her ne olursa, olsun.

Hiç bilmediğim bir cennet ya da cehenneme gitmektense operasyonu kabul edip, cennetine yeniden kabul edilme umudu taşıdığımı bilmeni isterim. Eğer sen bu satırları okuduğunda annem ağlamıyorsa bil ki, anahtar hâlâ bende ve o cennetin kapısından yeniden geçmek için sabırsızlanıyorum.

Levent

Hande’nin gözlerinde yaşlar birikmişti okurken, hemen başını kaldırıp kadının yüzüne baktı.

“O iyi.” dedi kadın gülümseyerek. Sonra avucunu açıp küçük taşı gösterdi Hande’ye.

“Hüseyin çok ender rastlanan bir hastalığa yakalanmıştı, kaslarıyla ilgili. Bir operasyon her zaman söz konusuydu ama riskli olduğu için göze almak istemiyordu. En azından okulu bitirebilmek istiyordu önce. Ancak hastalık umduğumuzdan hızlı ilerledi. Hareket kabiliyeti çok azaldı. Konuşma kabiliyetini kaybetti. Yürümesi veya yemek yemesi ile ilgili bir problem yoktu henüz. Ancak sonradan onlarda da sorunlar çıkmaya başladı. Okula çok düzenli gelemiyordu o yüzden son bir kaç aydır. Çok mutsuzdu, nedenini anlatmasa da bunu yüzünden okuyabiliyordum. Sonra okuldan bir arkadaşı geldi. Adaşlar. Arada sırada gelirdi zaten iyi bir çocuk. Onun gitmesinin ardından bir anda ameliyat olmak istediğini söyledi. Senden bahsetti sonra.”

Hande büyük  bir heyecan ve merakla dinliyordu anlatılanları. Levent mi gitmişti ona yani. İki Levent tanışıyorlar mıydı? Levent’in hasta bir arkadaşından bahsettiğini hatırlıyordu. Çok kısa söz ettiği için aklından uçup gitmişti.

“Sizinle hastaneye gelebilir miyim?” dedi heyecanla.

“Bu yüzden geldim” dedi kadın, “Yani gelir misin diye sormak için buradayım. Yanlız o hâlâ konuşamıyor.  Doktorlar bunun biraz zaman alacağını söylediler. ”

Hastane odasının kapısına kadar geldi Levent’in annesi onunla.

“Sanırım sen girsen iyi olur, ben okula gelirken uyanıktı.” diyerek oturdu kapının önündeki sandalyeye.

Hande odanın kapısını tıklattı önce, sonra kapıyı aralayıp içeri baktı. Yatakta rengi solmuş, zayıf bir delikanlı yatıyordu. Kapı açılınca  yüzünü kapıdan yana çevirdi. Hande’yi görünce gözleri büyüdü önce, ağzını açtı ama bir şey söyleyemedi. Hande gülümseyerek yaklaştı yatağın başına. Annesinin getirdiği mektup elindeydi ve onu Levent’e gösterdi.

“Merhaba!” dedi gülümseyerek.

Levent’in solgun yüzünde bir gül açmış gibi oldu gülümseyince. Aslında tam olarak ne yapacağını bilemiyordu Hande. Diğer Levent ile gözleriyle konuşmayı başarmıştı ama şimdi o kadar heyecanlıydı ki, yatağın içinde  solmuş bu adamın karşısında gözleri bile susmuştu şimdi.

Çantasını karıştırmaya başladı hemen. Levent’ten kütüphanede geri aldığı not çantasındaydı. Kağıdı buldu ve ona uzattı.

Yorganın altından çıkan solgun el aldı kağıdı ve yüzüne yaklaştırarak okudu. Okudukça gözleri ıslanmıştı.

“Yeryüzündeki cennetin içinde kelimelerin olmadan yaşamanın tahmin bile edemeyeceğin bir yalnızlığa dönüştüğünü bilmeni isterim. Bu sihirli dünyanın içine yeniden gelmeni ve yüreğinle konuşmanı çok özledim.

Hande”

Hande o günden sonra sık sık ziyaret etti Levent’i her geldiğinde onu yeni bir mektupla karşıladı Levent. Hande uzun uzun anlattı ona hayatını gözleri ve sesiyle. Hayat yeniden bir şiir olmuştu şimdi. Levent eve çıktıktan sonra da onu  ziyaret etmeye devam  etti. Hastalığı yüzünden kaçırdığı ders notlarını da getiriyordu ona. Levent’in ailesi okul yönetimi ile görüşmüştü. Dönem sonu gelmeden ayağa kalkabileceği için sınavlara girmesi mümkün olacaktı. Artık kütüphane yerine Levent’in evinde ders çalışıyordu Hande’de.

O sabah okula geldiğinde Levent’in annesinin aradığını görünce endişelendi birden, hemen açtı telefonu.

“Seni seviyorum” dedi boğuk bir ses. Daha önce hiç duymadığı bu sesin kime ait olduğunu biliyordu şimdi. Yüreği ile konuşan adamın sesiydi bu.

“Ben de” diye fısıldadı o da.

Az sonra Levent’in annesinin sesi duyuldu telefondan “İlk kelimelerini sana  söylemek istedi.” dedi sesi titriyordu kadıncağızın. Oğlunun yeniden eski haline dönüyor olmasından çok mutluydu ve bunda Hande’nin sağladığı motivasyonun ne kadar önemli olduğunu biliyordu.

“Teşekkür ederim kızım, oğlumu emanet edebileceğim en doğru insan sensin” dedi ve kapattı telefonu.

(SON)

Bölüm 1

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/15/yeryuzu-cenneti-bolum-1/

Bölüm 2

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/16/yeryuzu-cenneti-bolum-2/

Bölüm 3

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/17/yeryuzu-cenneti-bolum-3/

Bölüm 4

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/18/yeryuzu-cenneti-bolum-4/

Bölüm 5

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/19/yeryuzu-cenneti-bolum-5/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s