Yeryüzü cenneti – Bölüm 1

Hande o gün dersten çıkınca doğruca kütüphaneye gitmişti, artık sınavların en yoğun ve zor olduğu döneme  gelmişlerdi. Evde kütüphanedeki sessizliği bulamadığından orada çalışmayı tercih ediyordu.

Sabah ilk dersin ardından uğradığı kantinde masanın üzerinde bulduğu kağıt parçasını çıkardı cebinden. İkinci ders başlamadan hızlıca okumuştu yazılanları ama şimdi çalışmaya başlamadan bir kez daha okumak istiyordu.

Kağıt özenle seçilmiş, üzerindeki kelimeler aynı özenle yazılmıştı.  Bu kağıtta yazanları hissedebilen biri olması çok etkilemişti onu. Her kimse ve kime yazdıysa gerçekten aşık olmalıydı bu kişi.

“Bir gün sahip olacağımız söylenilen cenneti gökyüzünde sanırdım daima. Yeryüzünde bir varlığın çevresine yaydığı o güzel ışığın peşine düştüğümden  beri şüphelerim var.

Bana bir çift gözden ibaretmişim gibi hissettiren bu varlık, kendimi yok saydıracak kadar çekiyor beni kendisine doğru. Onu gördüğüm güne kadar karanlıkta yaşamış olduğumu hayretle farkediyorum.

Bir tek kağıt ve kaleme dökebiliyorum içimi ne yazık ki. Yeryüzü cennetinin bir resmini çizme yeteneğim olsaydı belki yazmak  yerine çizerdim. Kuş seslerinin cıvıltıları gibi mutlulukla danseden saçlarını, o saçların döküldüğü yüzündeki dünyadaki bütün güzel duyguları ifade edebilen  o yüzü, herşeyi.

Ne acı ki elimden  sadece sevmek geliyor. Yapabileceğimin en iyisi bu.

Hisettiğim bu yoğun sevgi kendi sınırlarım içinde bana mütevazi bir cennet yaratıyor onun sayesinde. Gülmediğim şeylere gülüyor, görmediğim güzellikleri farkediyorum.

Alelade bir karahindiba çiçeği iken yapraklarımı döküp, bir nefesi ile tüm evrene dağılıverecek kadar büyük hissediyorum içimi.

İçim büyüyor ne garip değil mi? İnsanın sadece yaşı büyür sanırdım yıllar geçtikte ama benim içim büyüyor. Sevginin insanın içinde yepyeni ve büyük bir dünya yaratabileceğini keşfediyorum günler geçtikçe.

Kendi sınırlarımı arıyorum bu kocaman dünyanın içinde, onunla kesişebilecek kadar büyüyüp genişlemek istiyorum. Tüm evreni yüreğime almam gerekse, içinde bir o olduğu için razı olurum buna.

Bu satırları bir gün okuyacağını biliyorum. Kalem ve kağıdın tuttuğu sırrı ona ulaştırmanın bir yolunu bulacağım.

Levent”

“Umarım bir kopyasını kendine saklamıştır” diye derin bir iç geçirdi Hande, kağıdı katlayıp yeniden cebine  koyarken. Bu okulun sınırları içinde yaşanılan bu güzel duyguların sahiplerini bilmek isterdi. Bu güzel duyguları yazan kişiye yardım edebilmek için bu kağıdı o yeryüzü cennetini yaratan kıza da ulaştırmak isterdi ama kızın kim olduğuna dair bir ip ucu yer almıyordu ne yazık ki.

Aslında okuduktan sonra  kağıdı yerine bırakıp, sahibinin gelip onu aramasını beklemeyi düşünmüştü. Onu masada unuttuğunu farkedip dönerdi nasılsa ama ders zili çaldığı için yapamadı. Kağıdı da orada bırakmak istemedi nedense. Belki yarın aynı masaya oturup, kağıdın sahibinin geri gelmesini bekleyebilirdi.

Yeniden derin bir iç geçirip, kitaplarını çıkardı çantasından. Yarın önemli bir sınavı vardı ve çalışması gerekiyordu.

Bir kaç gün sonra yine kütüphanede çalışırken, lavaboya gidip geri geldiğinde, bu sefer kendi masasında buldu aynı kağıttan bir tane daha. Kağıdı görür görmez tanımıştı. Yine aynı şekilde katlanmış ve kitabının üzerine bırakılmıştı. Heyecanla çevresine bakındı. Herkes başını önüne eğmiş çalışıyordu.

Aceleyle yerine oturup, elleri titreyerek açtı katlanmış kağıdı. Geçen defa öyle düşünmemiş olsa da, bu sefer doğrudan masasına bırakldığına göre, bahsedilen kız kendisi miydi acaba?

“Bir yolunu bulacağımı söylemiştim.

Belki de neden doğrudan gelip konuşmadığımı merak ediyorsun. Konuşamıyorum çünkü henüz kelimelerime ses katacak kadar cesur değilim. Onların bedenimle, sesimle sınırlanmasına da razı olmuyor gönlüm açıkçası.

İnsan sahip olduğu mutluluk ve sevgiyi bir kristalmiş gibi koruma ihtiyacı hissediyor. Karşına çıkıversem hissettiklerimin yanında öyle küçük ve aciz kalacağım ki, senin için büyüttüğüm yüreğimin önüne geçecek  bu acizliğim. Sahip olduğum diğer hiç bir şeyin sana olan hislerimi gölgelemesini ya da önüne geçmesini istemiyorum.

Beni sana gönderilmiş bir sevgi olarak hayal et şimdilik. Hayallerinde bir şeklim olmasına izin verme. Bir sesim, bir bedenim hiç biri olmasın. Sadece yüreğimin sırlarını kalem ve kağıtla seninle paylaşmama izin ver.

Seni sürekli gözetleyen rahatsız edici bir çift göz değilim inan bana. Seni gözleri kapalıyken bile görebilen bir aşığım sadece. Senden bana bir cevap vermeni de beklemiyorum şimdilik.

Yazdıklarımı buruşturup atmandan korktuğum için onları sana ulaştırdıktan sonra da çevrende beklemiyorum. Dünyanın neresine gidersem gideyim, sevgimin ve senin benimle geleceğini bil yeter. Hatta bu dünyadan ayrılsam bile sahip olduğum bu  en değerli hazineyi de yanımda götüreceğim.

Levent

Hande’nin kalbi yerinden çıkacak gibi atmaya  başlamıştı okuduklarının ardından. Bu her kimse adını kağıdın sonuna yazmakta bir sakınca görmüyordu ama bu  okulda kim bilir kaç tane Levent vardı. Kendini hiç bir zaman güzel bulmamıştı, zaten güzel olduğunu kanıtlayan bir hayran kitlesi de yoktu çevresinde. Çoğunlukla sessizdi okul sınırlarında. Okulunu bitirip hayata atılmak istiyordu bir an önce.

Okulda düzenlenen etkinliklere de fazla katılmazdı. Görüştüğü bir kaç kişi dışında da geniş bir sosyal çevresi yoktu zaten. Dersleri kaçırmadan takip eder, sınav zamanları kütüphaneye gelir. Diğer zamanlarda da okulda fazla oyalanmadan ayrılırdı.

Bu şartlar altında birinin onu farketmiş olması, farketmekten öte, böylesine güzel sözlerle ifade edebildiği duygular taşımasına çok şaşırmıştı.

“Acaba okuldan birileri bana kötü bir şaka mı yapıyor?” diye düşündü bir an için.

Olabilirdi. Eğer öyleyse şimdi  bir yerlerde onu gözetleyip gülüyor olmalılardı. Telaşla bakındı yeniden çevresine. Herkes az önceki gibi başını eğmiş önündeki kitaplara bakıyordu hâlâ. Kağıdı  katlayıp diğerinin yanına koydu.

“Allahım lütfen bu kötü bir şaka olmasın” dedi içinden. Yazılanlardan o kadar etkilenmişti ki, bir şaka için bile olsa bu kadar güzel  yazabilmek büyük bir yetenek isterdi. Ayrıca hayatında böylesine sevmemiş biri yazabilir miydi bunları. Levent  her kimse yine de onu tanımak isterdi doğrusu.

Geçen bir hafta boyunca, başka bir kağıda denk gelmedi ama her  gün gözden kaçırır mıyım diye etrafına dikkatlice bakıyordu artık. Elbette kendini gözleyen birileri var mı diye de ayrıca dikkat ediyordu.

Bir hafta sonra, bu defa dolabının içinde  buldu aynı kağıttan bir tane daha.

Beni merak ettiğini umuyorum ama bir süre okula gelemediğim için sana ulaşma şansım olmadı. Umarım merak etmişsindir.

Bu geçen bir hafta içinde var olması umurumda bile olmayan bedenimi senden uzakta bir yerlerde taşımam gerekiyordu. Yüreğimi her zaman seninle bıraktığımı artık söylememe gerek yok herhalde.

Eğer beni merak ediyorsan ki sana yazma cesaretimi koruyabilmem için bir işarete ihtiyacım var. Okulun arka bahçesindeki ıhlamur ağaçlarının üçüncüsüne benim için bir işaret bırakır mısın?

Alt dallarından birine bir ip bağlayabilirsin belki ya da sen nasıl bir şey istiyorsan.

Levent

Bunun bir oyun olup olmadığını anlamak ve Levent her kimse onu görebilmek  için bir fırsat olabilirdi bu. Onun söylediği gibi bir ip bağlamak yerine farklı bir şey yapabilir, sonra da saklanıp, işareti kontrol etmeye geldiğinde onu görebilirdi.

(devam edecek)

Yine oğlum Ceren Metin Kılınç ile ortak kurguladığımız bir hikaye. Umarım beğenirsiniz.

Gülseren Kılınç

Bölüm 1

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/15/yeryuzu-cenneti-bolum-1/

Bölüm 2

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/16/yeryuzu-cenneti-bolum-2/

Bölüm 3

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/17/yeryuzu-cenneti-bolum-3/

Bölüm 4

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/18/yeryuzu-cenneti-bolum-4/

Bölüm 5

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/19/yeryuzu-cenneti-bolum-5/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s