Bir Bahar Hikayesi Bölüm 2

Daha binanın kapısından çıkar çıkmaz, kum taneleri gibi vurmaya başladı tipi bedenlerine. “Siz en iyisi içeride bekleyin, ben bir taksi bulup geleyim!” diye seslendi Bahar, Aysel’e. Taner’i zar zor tutan Aysel, çocuğu sardığı battaniyeyi çekiştirerek girdi yeniden binaya. Hava gerçekten o kadar kötüydü ki, sürekli taksiye binilmeyen bu sokakta bir araba bulmak neredeyse imkansızdı. Paltosunun… Read More Bir Bahar Hikayesi Bölüm 2

Bir Bahar Hikayesi Bölüm 1

Pencerelerde rüzgarın uğuldadığı, buz bir güne uyanmıştı şehir yine. Haftalardır yağan karın verdiği kısacık molalarda, soğuk öylesine keskinleşiyordu ki, sürekli yanan ocak ve fırın olmasa, küçücük evin mutfaktan başka oturulacak yeri olmayacaktı. Akşamdan sardığı dolmaları tencerelere yerleştirmiş pişmesini beklerken, bir yandan da göz ucuyla fırındaki poğaçaları kontrol ediyordu. Biriken sıcak hava dışarı çıkmasın diye mutfağın… Read More Bir Bahar Hikayesi Bölüm 1

Kiraz Senfonisi Andante (Bölüm 2)

“HER AN ÖLÜMÜ YAŞAYAN KUTSAL AĞAÇ SAKURA” Onun danseden bedenine takıldı gözlerim bir süre, öyle dans ediyordu ki, sanki ruhunu salıvermiş içi boş bir kukla gibiydi. Mutluluğun değil deö kaybolmaya yeminli bir insanın dansıydı bu, rastgele, başı boş hareket eden bir bedendi o sadece bu cennetin içinde, kaybettiği ruhunu bir kadehin içinde arıyor, kadehin ona… Read More Kiraz Senfonisi Andante (Bölüm 2)

Kiraz Senfonisi Allegro (Bölüm 1)

“HER AN ÖLÜMÜ YAŞAYAN KUTSAL AĞAÇ SAKURA” Ilık rüzgarın müziği ile kiraz ağaçlarının üzerine konmuş pembe  kelebekler gibi uçuşan çiçeklere takıldı gözü, yolun kenarına sırayla dizilmiş ağaçlar dalgalanan pembe bir hayal denizini andırıyordu. İnsan bir masalın içinde olmak istese ancak böyle bir yer seçebilirdi herhalde. Saçlarını belli belirsiz okşayan rüzgara karşı kapattı  gözlerini yine de,… Read More Kiraz Senfonisi Allegro (Bölüm 1)

İzin ver, yüreğinde varsa bir yerim, kapladığım maviliği bilmeden ölmeyeyim

Şarap rengi bir zaman girdabının içinde masmavi deniz düşlerim, sonsuz maviliğe çekiyor beni insafsızca. Satırlar dolusu döküleceğim kadehten, kızıl bir sel olup akacağım az sonra sana. Öyle sınırsızım ki kendimle, bir kadeh kırmızıda yelken açıyorum ufka, açık bir denizin en derin yerinde, kendi sesimden başka bir insan sesinin olmadığı yerde fısıldıyorum ismini. Bir ben biliyorum,… Read More İzin ver, yüreğinde varsa bir yerim, kapladığım maviliği bilmeden ölmeyeyim