Kimin cenneti? – Bölüm 5

Osman içeri girdiğinde, Hakan bey telefonla konuşuyordu. Yüzü gözü yara bere içinde adamı görünce, telefonu kapatıp yanına geldi hemen. “İyi misiniz?” dedi endişeyle yaralara bakarak. Veterinerin kendisi için geldiğini sandığını anlayan Osman bir adım geri attı. “İyiyim ben, Yaralı’yı görmeye geldim!” “Ah, siz Osman amca olmalısınız!” dedi veteriner gülümseyerek, “Suna sizden o kadar çok bahsediyor… Read More Kimin cenneti? – Bölüm 5

Kimin cenneti? – Bölüm 4

“Patron, sana küçük bir iş vermek istiyor.” dedi alaycı adam, elindeki torbaları masaya bırakırken. “Ben tatildeyim!” dedi Osman, bu  serserilere çocuk hayalini yaşarken yakalanmış olmaktan hiç hoşlanmamıştı. Başka bir dünyanın insanıydı onlar, içine çocukluk ya da insanlık giymemiş, bir çeşit kılıf gibiydiler sadece. Açık yakalı gömleklerinin içinden görünen can taşıyan bir beden değil, içinde küfden… Read More Kimin cenneti? – Bölüm 4

Kimin cenneti? – Bölüm 3

Nihayet anneleri eve gelince, bekledikleri gibi şiddetli bir kavgaya tutuştular. Kavga sona erene kadar odadan çıkmama kararı aldıkları için, ikisi de sessizce beklemeye başladı. Sonunda kavgalarda duymaya alışık olmadıkları bir gümbürtü oldu ve ikisinin de sesi kesiliverdi. Ağabeyi yerinden fırlayıp neler olduğuna bakmak için kapıyı açtığında, babalarının yerde yatan annelerini uyandırmaya çalıştığını gördüler. Kadın kocasının… Read More Kimin cenneti? – Bölüm 3

Kimin cenneti? – Bölüm 2

Yaralı’nın ıslık gibi ağlayan sesiyle açtı gözlerini, güneş hala o kadar parlaktı ki, tepesinde dikilen büyük karaltının ne olduğunu seçemedi önce. “Bu hayvan senin mi?” dedi kalın bir erkek sesi. Elini gözlerine siper yaparak doğrulduğu sırada, yaralı yeniden çığlık atar gibi bir sesle, onun arkasına dolandı ve oradan adama hırlamaya başladı. “Evet o benim köpeğim.”… Read More Kimin cenneti? – Bölüm 2

Kimin cenneti? – Bölüm 1

Yaralı her dalganın kabardığı yere doğru koşuyor, sonra dalganın yarattığı köpüklü sulardan ıslanmamak için koşarak uzaklaşıyordu. Onları uzaktan seyreden sarı saçlı kızın saçları rüzgardan sürekli yüzünü kapattığı için, eliyle onları geriye atmak zorunda kalıyordu. “İyi ki kısacık saçlarım var yaralı, baksana sahilde dolaşmak için uzun saçlı olmak ne kadar sorun oluyor.” diye bir kahkaha attı… Read More Kimin cenneti? – Bölüm 1

Ben acıdan güçlüyüm! – Bölüm 16

Kapıyı çekip çıktı evden, anahtarı emlakçıya bıraktıktan sonra, bir otobüse binip, doğduğu eve gitti yeniden. Evin bahçe kapısındaki sarmaşıklar temizlenmişti ve kilitli değildi. Ev tadilattan geçirilmiş ve tıpkı çocukluğunda olduğu gibi görünüyordu şimdi. Bahçe de düzenleme yapılmış, yeni ekilmiş çimenler minicik yeşil uçlar vermişlerdi. O kadar güzel olmuştu ki, o sonlara tanıklık eden ev gitmiş,… Read More Ben acıdan güçlüyüm! – Bölüm 16

Ben acıdan güçlüyüm ! – Bölüm 15

Ahucan artık Alkan kurtulduğuna ve Hüseyin bey ile avukatı aracılığı ile bu işten kurtulabileceğine inandığı için, daha fazla kalıpta onun sinirlerini yıpratan bir abiden gibi ortalıkta dolanmasının anlamı olmayacağını hissetmişti o an. Bundan sonrası için onun yardımını zaten istemeyeceği ortadaydı. Yine de, kendini ona karşı hala çok suçlu ve borçlu hissettiği için eve girip, ortalığı… Read More Ben acıdan güçlüyüm ! – Bölüm 15

Tüm okuyucularıma yürekten Teşekkürler !

Blogumun 28 Mayıs 2018 gününe ait istatistikleri 🙂 Gerçekten ne kadar mutlu olduğumu anlatmam imkansız.. Çocukluğumdan beri en büyük hayalimi, sizlerin ilgisi, beğenisi ve takibi ile hayata geçiriyorum.   Hikayeleri ilgiyle takip eden siz sevgili okurlara sonsuz teşekkürlerimi sunmak istiyorum ❤ Hepiniz iyi ki varsınız.. Gülseren Kılınç

Ben acıdan güçlüyüm! – Bölüm 14

Alkan hala tam olarak toplayamadığı zihnine rağmen, elinden gelen bütün dikkati vererek dinledi Hüseyin beyi. Bir yıl için bile olsa, aynı evde yaşamak ve bir uçurumdan kurtarmak için can attığı kıza baktı yeniden. Onun başından beri annesiyle iş birliği içinde olup olmadığını düşündü. Belki de sonradan, vicdana gelip, tüm bunları yapmış ya da eve sahip… Read More Ben acıdan güçlüyüm! – Bölüm 14

Ben acıdan güçlüyüm! – Bölüm 13

Hüseyin bey eve dönmek zorunda olduğundan, Ahucan ve baygın haldeki Alkan’ı evde bırakarak ayrıldı yanlarından. Ahucan her an ayılabilir umuduyla, gözünü bu zavallı adamdan ayırmadan oturdu bir süre ama, tüm bu koşturmacaya rağmen bir kez olsun gözlerini aralamayan Alkan, aynı derinlikte uyumaya devam etti gece boyunca. Ellerinde artık kapanmaya yüz tutmuş yara izlerine rağmen, kollarının… Read More Ben acıdan güçlüyüm! – Bölüm 13