Kim yazdı bu kaderi? – Bölüm 4

Boğaç ve Tuğşat sessizce dinlediler tüm hikayeyi, Behin en sonunda dayanamayıp odadan dışarı çıktı.

“O çok iyi bir kız, hayatı boyu bir kez şahit bile olmadı annesinin hayatına. Belur onu hep uzak tuttu hayatından ama anneliğini hiç eksik etmedi. ”

“Belur annesinin adı mı?”

“Evet zavallının annesi bu işi yapıyordu. Sonra karşısına güveneceğini sandığı bir adam çıkınca onunla yaşamaya başladı ama adam bir türlü nikah yapmıyordu. Belur’un önceden ne iş yaptığını biliyordu elbette. Yine de kabul etmişti onu. Bir eve kapatarak. Belur onun iyi biri olduğunu düşünüyordu”

“Peki sonra ne oldu?” diye sordu Tuğşat.

O sırada polisler odaya gelmişlerdi. Bir gün önce olan olaylarla ilgili kendine gelen Zehra teyzenin, sonra Behin ve Boğaç’ın ifadesini alacaklardı.

Odadan çıkarlarken, “Sence adamı bulur mu polis?” diye sordu Boğaç, Tuğşat’a.

“Umalım da yakalasın” dedi Tuğşat çok düşünceliydi. Boğaç, duvarın dibinde sessizce duran Behin’in yanına giderken o da bir kaç yeri aramak için uzaklaştı yanlarından.

“Ben buradayım merak etme” dedi ve kıza sarılmak için kolunu uzattı.

Behin ani bir hareketle kurtuldu Boğaç’ın kolundan.

“Ben sadece faydası olur diye düşünmüştüm,” dedi Boğaç kekeleyerek, “yani sizin o akşam bana yaptığınız gibi”.

Annesi öldüğü zaman, Behin Zehra teyze ile bir yıla yakın yaşamıştı daha önce ikisinin oturduğu evde. Okul bittikten sonra oradan ayrılmaları için bir iş bulması gerekiyordu ve yeni mezun bir hemşirenin de kolayca iş bulması mümkün değildi ne yazık ki. Bu yüzden gününü iş başvuruları ile geçiriyordu. Mahalledekiler ve esnaf annesi ve Zehra teyzenin ne  iş yaptığını biliyorlardı elbette. Yıllarca Behin’i hiç görmediklerinden onun yeni düşmüş bir taze olduğunu sanmışlardı önce. Belur’un kızı olduğunu öğrenmeleri ise daha da beter yapmıştı durumu.

Yaşları ilerlediği için Belur ve Zehra’ya ilişmeyen mahalleli, Behin’i bir av olarak görmeye başlamıştı hemen. Komşu teyzelerin yaşlı kocaları bile denemişlerdi şanslarını. Bademli’den haber alır almaz terketmişlerdi mahalleyi.

Boğaç ve Tuğşat’ı henüz tanıyorlardı. Her şeyi öğrendikten sonra onun hakkında ne düşündüklerini tahmin etmek zor değildi. Bu yüzden bir an önce buradan ayrılmak istiyordu Behin. Kim olduklarını, nereden geldiklerini bilinmeyen bir başka yerde iş bulabilirdi yeniden.

Boğaç’ın, Behin’in tavrını anlaması bir kaç dakika sürdü.

“Özür dilerim, içeride duyduklarımın benim için bir önemi yok” dedi yumuşak bir sesle, “Zehra teyze ve sen benim burada en sevdiğim insanlarsınız. Size borçluyum ayrıca unuttun mu?”

Tuğşat bu arada babasını da aramış olanları anlatmıştı, Behin’in annesinin adını söylediğinde babasının sessizliği iyice kafasını karıştırmıştı.

“Tanıdık mı geldi?” dedi merakla. Belur sık rastlanan bir isim değildi.

Babası cevap vermeden, orada da ne kadar yoğun olduklarını anlatmaya başlayınca uzatmadı.

“Bir kaç gün burada Boğaç ile kalacağım” diyerek kapattı telefonu.

Polisler hepsinin ifadesini aldıktan sonra yeniden eve gittiler üçü birlikte. Hastanede Zehra hanımın yanında durmalarına izin verilmiyordu.

Behin geçip kendi evlerini toplamak istediğini söyledi. Boğaç ona yardım etmek için gitti peşinden ve tabi Tuğşat’da bu kez üçü birden Behin’lerin evini toparladılar hiç konuşmadan.

Adal olanları duyar duymaz nişanlısının peşinden gelmişti Bademli’ye. Onlar evi toparlamak üzereyken girdi açık kapıdan içeri.

“Adal burada ne işin var?” dedi Tuğşat şaşkınlıkla.

“Nişanlımı ve sevgili kuzenini yalnız bırakacak değildim herhalde” dedi Adal gülümseyerek, “Neler oluyor kuzum ne hareketli bir bina oldu burası?”

Tuğşat onu alıp yan daireye geçti, Behin’in yanında tüm hikayeyi tekrarlamak istemiyordu. Boğaç Behin ile kaldı.

“Kulaklarıma inanamıyorum yani Zehra teyze bir hayat kadını mıymış?” dedi Adal Tuğşat’ın anlattıklarını duyunca, “Ama biliyor musun, gençliğinde çok güzel bir kadın olduğu belli zaten onun. Oturmayı kalkmayı da pek biliyordu müşterileri kalantormuş demek ki?” dedi ağzını eğerek.

Tuğşat nişanlısının kadın hakkında söyledikleri ve suratının aldığı ifadeden hiç hoşlanmamıştı.

“Onu çok sevdiğini sanıyordum”

“Yani evet bir fahişe olduğunu bilmiyordum o zaman.” dedi kız gülerek.

Tuğşat’ın gülmediğini görünce bozuldu.

“Bence buradan bir an önce gitmeleri iyi olur. Zaten ev sahibi onların aslında ne olduklarını öğrenince burada kalmalarına izin vermez. Boğaç’ın da böyle komşuları olması kariyeri için hiç iyi değil.” dedi bu defa ciddiyetle.

“Onlar burada o işi yapmıyorlar, ayrıca Behin zaten öyle bir kız değil!”

“A sahi mi? Nereden biliyorsun, şansını mı denedin, yoksa denemek mi istiyorsun?” dedi Adal alaycı bir yüzle.

“Adal!” dedi öfkeyle Tuğşat, “Onlar insan!”

“Ben de başka bir şey olduklarını söylemedim. Evet yaşadıkları üzücü ama bizim böyle insanlarla görüşmememiz gerekiyor hayatım.”

“Bir kaç hafta önce kadına neredeyse anne diyecektin unuttun mu?”

“Babası belli olmayan ben değilim, Behin!” dedi Adal tükürür gibi.

“Behin’in babası belli!”

“Avukat bey mesleğini mi yapıyor, yoksa o zavallı küçüğe acıyor mu acaba? Ya da?”

“Adal sen ne söylediğini bilmiyorsun. Boğaç o kızı seviyor görmüyor musun?”

“Peki ya sen?” diyerek kapıyı vurup çıktı Adal.

Boğaç ve Behin evdeki işleri bitirince yeniden Boğaç’ın dairesine geldiler. Behin geceyi onlarla geçirmek istemiyordu. Boğaç kızın endişelerini anladığını ama onu bu evde tek başına bırakacak durumda olmadığını uzun uzun anlattı ona. Adam yeniden gelebilir ve bu kez Behin’e zarar verebilirdi.

Behin çaresizce kabul etmek zorunda kaldı Boğaç’ın teklifini. Hem nasılsa Adal’da vardı evde iki erkek ile yalnız kalması gerekmiyordu.

Adal’ın evde olmadığını görünce sordu Boğaç.

“Gelecek” dedi Tuğşat. Oysa kızın nereye gittiğini bile bilmiyordu ki zaten Behin buradayken saçmamalaması için gelmese daha iyiydi.

Behin geceden kalan uykusuzluğunun üzerine gelen yorgunluğu ile kanepede sızdı hemen. Tuğşat o uyur uyumaz bir makas istedi Boğaç’tan. Oğlan abisinin ne yapacağını anlamadığı için kalkıp aradı ve buldu makası.

Tuğşat parmaklarının ucuna basarak yaklaştı Behin’e.

“Ne yapıyorsun?” dedi makasla kızın üzerine eğildiğini gören Boğaç.

Tuğşat eliyle sus işareti yaparak, Behin’in saçının ucundan bir parça keserken açtı gözlerini Behin ve üzerine eğilmiş Tuğşat’ı görünce bir çığlık attı ve ona vurmaya başladı.

Boğaç ağabeyinin bu anlamsız hareketine sinirlenmişti. Hemen Behin ile arasına girip “Çekil şuradan!” diye itti ağabeyini.

Tuğşat Behin’in uyanacağını tahmin etmediği için afallamıştı.

“Ben sadece uyuyor musun?” diye kontrol ediyordum, “Sana sormak istediğim bir kaç şey var.” dedi Tuğşat soğukkanlı olmaya çalışarak. Kestiği saçları aceleyle cebine koymuş, makası da arkadaki masanın üzerine bırakmıştı.

“Bunu seslenerekte yapabilirdin” dedi Boğaç hâlâ Behin ile onun arasında duruyordu.

“Yapmayın ona zarar vermek istediğimi düşünmüyorsun değil mi?” dedi Tuğşat Boğaç’a bakarak.

Bu düşünce gerçekten çok saçmaydı Boğaç içinde, Tuğşat hayatında tanıdığı en iyi insanlardan biriydi. Üstelik her zaman bulaştığı belalardan o kurtarırdı onu. Behin’e hissetttiklerinin farkında olduğunu da biliyordu.

“Tamam haklısın” diyerek çekildi Behin’in önünden.

Behin ile boğuşurken gömleğinin düğmelerinden bir koptuğu için boynu açıkta kalmıştı. Eliyle gömleğini düzelterek kızın yanına oturdu. Behin gömleğin kenarından sarkan kolyenin ucunu hayal meyal görebilmişti. Hemen eliyle kendi kolyesini kontrol edebilmek için elini kendi boynuna götürdü. Kendi kolyesi oradaydı.

Tuğşat Behin’in ne yaptığını anlamıştı. Dikkatle onun gözlerine baktı. Behin’de gözlerini ondan alamıyordu şimdi.

Boğaç sevdiği kadın ile ağabeyi arasındaki bu tuhaf ve derin bakışmaya iyice şaşırmıştı ki kapı çaldı. Adal geri gelmişti. Behin ve Tuğşat’ı yan yana birbirlerine hipnoz olmuş gibi bakarken görünce yeniden vurup kapıyı gitti.

(devam edecek)

Bölüm 1
https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/09/kim-yazdi-bu-kaderi-bolum-1/

Bölüm 2

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/10/kim-yazdi-bu-kaderi-bolum-2/

Bölüm 3

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/11/kim-yazdi-bu-kaderi-bolum-3/

Bölüm 4

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/12/kim-yazdi-bu-kaderi-bolum-4/

Bölüm 5

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/13/kim-yazdi-bu-kaderi-bolum-5/

Bölüm 6

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/14/kim-yazdi-bu-kaderi-bolum-6/

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s