Kim yazdı bu kaderi? – Bölüm 2

Kapıyı defalarca çalmalarına rağmen, ne içerideki gürültü eksiliyor ne de kapı açılıyordu.

“Çocuk bir kriz geçiriyor olmalı!” dedi Zehra teyze endişeyle Behin’e bakarak.

Zaten çok eski olan binanın kapıları çok sağlam değildi. Biri yetmişine merdiven dayamış, biri zaten ufak tefek olan iki kadın kapıyı biraz zorlasalar açabileceklerine kanaat getirip bütün güçleriyle abandılar.

Tam da düşündükleri gibi, bir iki  gıcırtıdan sonra kapının kilidi duvarıdaki yerinden ayrılarak kapının üzerinde sallanmaya başladı. Koşarak girdiler içeri.

Boğaç eline ne geçtiyse duvarlara fırlatıyordu hâlâ. Sandalyenin biri kırılmış duvarın dibinde duruyordu. Sehpaların üzerinde Adal’ın babaannesinden kalan ne varsa yere inmişti.

Zehra hanım koşup sarıldı oğlanın kollarına.

“Oğlum dur ne yapıyorsun kendine bir zarar vereceksin şimdi!” dedi sesini olabildiğince yumuşak tutmaya çalışarak.

Günlerdir evde tek başına olan Boğaç birden bire bulduğu bu kucağa bıraktı kendini. Elinin birinden kan sızıyordu.

Behin koşarak eve geçti ve ilk yardım çantasıyla döndü hemen.

“Uzat elini fena yaralamışsın!” dedi o da Zehra teyze gibi sesini mümkün olduğunca sakin tutarak.

Boğaç Zehra hanımın göğsüne yaslanmış hıçkırarak ağlamaya devam ediyordu. Zehra hanım gözleriyle Behin’e eline bakmasını işaret etti ve çocuğun saçlarını okşadı sevgiyle.

“Geçti oğlum, geçti. Bak biz yanındayız. Boşalt içini ağla dilediğin kadar. Göz yaşları acını akıtacaktır.”

“Ben katilim Zehra teyze!”

“Hayır elbette ki değilsin, o kaza da sen de ölebilirdin be oğlum! Herkesin nefesi yettiği yere kadar. Nereden bilecektin böyle olacağını?”

“Ama benim için gelmişlerdi onlar, ben demiştim o gece kutlama yapalım diye?”

“Bu olanları senin suçun yapmaz, bazen insanlar iyi kötü bir şeylere vesile olurlar ki kader kendini gerçekleştirsin. Hadi uzat elini Behin’e, bak kendini yaralamışsın.”

Boğaç uslu bir çocuk gibi uzattı elini Behin’e doğru, burnunu çekerek.

Tuğşat kazadan sonra ihtiyacı olanın sevgi ve güven olduğunu söylediği halde, bilmediği bir yerde yalnızlığı tercih etmişti. Oysa şimdi bir kapı ötesinde yaşayan bu iki kadın gelip ona ihtiyaç duyduğunu vermişlerdi gönüllü olarak. Boğaç’ı sakinleştirdi bu düşünce.

“Çok özür dilerim ikinizden de, amacım sizi korkutmak değildi. Ben sadece kendimi affedemiyorum sanırım.”

“Önce olanları kabul etmelisin,” dedi Behin onun elindeki yarayı temizlerken, “hepimizin hayatında kabul etmek istemediği pek çok şey var. Sadece bunun mücadelesini verirken bile enerjimizin çoğunu tüketiyoruz. Oysa kabul etmek mücadeleyi yarıya indirir. Kendinle mücadele etmekten vazgeç.”

“Behin doğru söylüyor evladım. Hayat bize hep çiçekli bahçeler sunmuyor ne yazık ki. Yine de ayakta kalmak zorundayız. Bazen tek başımıza, bazen bulduklarımıza tutunarak.  Behin’in hemşire olduğunu biliyor muydun?” dedi Zehra teyze. Oğlanın aklını biraz uzaklaştırmak istiyordu düşüncelerinden.

“Hayır bilmiyordum.”

Boğaç’ın canını yakmamaya çalışarak temizlediği yarayı ilaçlayıp kapattı Behin.

“Bir kaç gün pansuman gerekecek, ben gelir yaparım. Şimdi daha iyi misin?”

“Evet teşekkür ederim, siz olmasaydınız belki de binayı yıkacaktım bu gece.”

“Ev sahibi ile uğraşmak istemezdin inan bana” dedi Behin gülerek.

Adal’ın Zehra teyzeyi neden sevdiğini anlamıştı bu gece Boğaç, Behin’i de tanımış olsaydı emindi ki onu da severdi.

İkisininde gözlerinde asılı o hüzne rağmen, yürekleri sevgi doluydu bu iki kadının. Sanki Boğaç için gelmişlerdi yan daireye. Hayat belki de ona yardım elini uzatmıştı sahiden bu iki melekle.

“Size kendimi nasıl affettirebilirim” dedi gülümseyerek.

Nihayet delikanlının yüzünün güldüğünü gören kadınlar derin bir “oh” çektiler.

“Bunu daha sonra konuşuruz delikanlı, şimdi ortalığı toplayalım, şu evin haline bak!” dedi ayağa kalkarak Zehra teyze.

Geç saate kadar Boğaç’ın kırıp döktüklerini temizlediler hep beraber. Behin evde kaynayan çaydanlığı getirdi en son ve hep beraber oturup çaylarını içtiler.

“Adal senin bir piyanist olduğunu söyledi” dedi Zehra teyze çaylarını yudumlarlarken.

“Evet öyleyim, yani öyle olma yolundaydım aslına bakarsanız.”

“Böyle harika bir yeteneğin varken ellerini kırıp dökmek için kullanman iyi bir tercih değil”

“Haklısınız” dedi Boğaç utanarak. Bu gece yaptıklarından gerçekten mahçup olmuştu. Daha önce hiç böylesine kendini kaybettiğini hatırlamıyordu.

“Kendini affettirmek istiyorsan işine geri dön oğlum” dedi Zehra teyze ayağa kalkarak, Behin’de onunla birlikte kalktı. İyi geceler dileyip kendi evlerine geçtiler.

“İnsanların ne kadar kolay yıkıldıklarını görüyor musun?” dedi Zehra teyze uyumadan Behin’e.

“Her şeye sahipken, her şeyden vazgeçip mutsuz oluyorlar. Oysa onların sahip olduğu o güzel hayatlara sahip olmak için canlarını verecek bir sürü insan var. Kendilerinden başkasını gözleri görse belki anlarlar ama”

“Ona bir şey söyleyemeyiz teyze.”

“Yok söyleyelim diye demiyorum elbette, yüksek sesle düşündüm sadece. Haydi iyi geceler” diyerek arkasını döndü Zehra hanım yatağında. Yaşadığı şeyler bir bir geçip gitti gözlerinden.

Behin her gün uğrayıp Boğaç’ın pansumanını yaptı bir süre, Zehra teyze de ona biraz çorba yapıp götürdü.

“Adal size her şeyi anlattı değil mi?” dedi Boğaç, Behin elindeki sargı bezlerini çıkarırken.

“Bana değil teyzeme anlatmış”.

“Teyzeni çok sevdiğini anlatmıştı bize, o gece anladım ben de neden sevdiğini”

“Ben tanışmadım ama teyzem de Adal’ı çok sevdiğini söyledi.”

“Tuğşat abim de çok iyidir. Dünya iyisidir. Aslında Adal ile nasıl anlaşabiliyorlar tam emin değilim ama evlencekler galiba böyle giderse.”

“Umarım mutlu olurlar” diyerek işini bitirdi Behin.

Boğaç’ın komşularıyla arasındaki bağ her geçen gün artıyordu. Aslında Behin’e hissetmeye başladıkları yeni bir dünya açmıştı önüne. Onunla daha çok vakit geçirmek için pansumanlar bittkten sonra bahaneler yaratmaya çalıştı bir süre. Zehra hanım, oğlanın Behin’e ilgisini farketmişti çoktan.

“Olmaz teyze biliyorsun” dedi Behin onun düşüncesini açıklamasının  ardından, “Sadece arkadaş olabiliriz.”

“Niye öyle diyorsun, insanların tanışması tesadüf değildir ki?”

“Hâlâ böyle düşünmene inanamıyorum, annemle babamın ki de tesadüf değildi herhalde.”

Zehra hanım yine düşüncelere daldı. Bir kaç gün sonra Tuğşat ve Adal yeniden geldiler. Elinde hâlâ sargılar olduğundan Boğaç olanları saklayamadı abisinden. Sürekli Behin’in onunla nasıl ilgilendiğini, nasıl bir melek kadar iyi olduğunu anlatıp durdu onlara.

“Bu komşuları iyice merak ettim doğrusu, kimle karşılaşsalar büyülüyorlar baksana. Önce Adal, şimdi de sen. Gidip bir teşekkür edelim bari.”

Adal gülümsedi nişanlısının sözlerine. Akşam kapıdan teşekkür etmek için uğradılar yan daireye. Kapıyı Behin açtı.

“Biz Boğaç için yaptıklarınıza teşekkür etmek istedik” dedi Adal hemen.

Tuğşat kapıyı açan bu ufak tefek kızın yüzünde bir tanıdıklık hissetti sanki. Onu daha önce bir yerde görmüş olabilir mi diye hafızasını yokladı ama bir sonuca varamadı. Ayak üstü teşekkür edip ayrıldılar.

Adal ve Tuğşat döndükten bir kaç gün sonra bu kez Boğaç yan dairenin kapısının hızla vurulması ile uyandı uykusundan. Saat gecenin ikisiydi.

“Açın ulan! Biliyorum içeride olduğunuzu!” diye gürledi karanlıkta bir ses.  Kapıyı kıracakmış gibi yumrukluyordu bir yandan. Yan dairenin içinde bir hareketlenme oldu ama kapı açılmadı. Boğaç tam sokak kapısına doğru sessizce ilerlerken, balkon camından gelen sese dönü panikle. Yan daire ile balkonları bitişikti. Zehra teyze ve Behin onun balkonundaydılar şimdi.

Hemen gidip kapıyı açtı. Zehra teyze nefes nefese kalmıştı.

“Bak oğlum, Behin’i burada sakla, yan dairede ne duyarsanız duyun sakın gelmeyin” diyerek hızla geri döndü kendi balkonuna ve içeriye girip kayboldu. Behin’in gözleri korkudan kocaman olmuştu. Zehra teyzenin peşinden gitmek istese de Boğaç onu tutup içeri çekti ve kapattı kapıyı. Ne olduğunu henüz anlamamıştı ama ne olacaksa Zehra teyzenin yeğenini korumak istediği ortadaydı.

(devam edecek)

Bölüm 1
https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/09/kim-yazdi-bu-kaderi-bolum-1/

Bölüm 2

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/10/kim-yazdi-bu-kaderi-bolum-2/

Bölüm 3

https://gulserenkilincyazar.com/2018/09/11/kim-yazdi-bu-kaderi-bolum-3/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s