Cazı Pakize – Bölüm 2

Bir hafta her gece Cazı Pakize’nin çığlıkları devam etti. Köyde herkesin sinirleri bozulmuştu artık. Bir ara jandarmayı arayıp, kadını almalarını istemeyi bile düşündüler. O zamana kadar kimseye zararı dokunmayan Cazı Pakize her gece köylüyü uykusuz bırakınca sorun olmuştu.

Köylü çözüm aramaya devam ederken bir gece Cazı Pakize’nin yaşadığı yerden her zamankinden farklı sesler gelmeye başladı. Taşlar yıkılıyor, Pakize’nin acı çığlıkları duyuluyordu.

Bütün köylü meydana döküldü bu sefer ama gidip bakmaya cesaret edemediler önce. Sonra kadının çığlıkları çoğalınca orada bir şeyler olduğuna kanaat getirip, gitmeye karar verdiler. Kimi eline bir kürek aldı, kimi babadan kalma tüfeği düştük yola. Erkekler önden kadınlarla çocuklar geriden.

Taş evlere yaklaştıkça gürültü çoğalmaya başladı, Muhtar “Pakize ne oluyor?” diye bağırınca birden kesildi. Sonra birden karanlığın içinden bir gölge taş duvardan atlayıp koşmaya başladı. Atlayanın Pakize olmadığını az buçuk seçebilmiştik hepimiz. Elinde tüfek olanlar gölgenin peşine düştü. Ben korkudan annemin eteklerine sarılmıştım. Muhtar elindeki yağ lambasını önüne tutarak taş duvara yaklaştı. Karanlıktan bir taş uçup geçti yanından. Durdu.

“Pakize benim muhtar iyi misin?”

“Alamazsınız! Bela getirecek! Varın gidin!” diye bağırdı Pakize karanlığın içinden. Sonra acıyla inledi.

Herkes durmuş muhtarın ne yapacağını bekliyordu. Öne düşmüş bir ayağını duvara atmış bekleyen muhtar, geri adım atamadı ilkin. Davrandı yeniden duvarı geçmeye. karanlıktan bir taş daha geldi.

‘Muhtar sabah mı gelsek?’ dedi köylüden biri, ‘Bu deli gece gece yaralayacak birimizi?’

Muhtar sanki bunu bekliyormuş gibi indirdi ayağını taş duvardan. Az öteden tüfek sesleri duyuldu sonra, kesildi. Herkes kulaklarını açmış karanlığı dinliyordu şimdi. Cazı Pakize’nin olduğu yerden bir kaç taşın yuvarlandığını duyduk.

Ne ileri gidiyor, ne köye dönüyorduk.

Muhtar duvarın dibine oturup, “Gün sökecek bir saat sonra bekleyelim bakalım” deyince herkes olduğu yere çöktü. Silah seslerini duyunca köye de dönmeye kormuştuk hepimiz. Tüfeği olan herkes gölgenin peşine gitmişti.

Yarım saat sonra gölgeye gidenler yanlarında ağır yaralı bir adamla geldiler. Adam karnından ve bacağından vurulmuştu. Birden bir panik dalgası esti. Herkes adamın etrafına toplanmıştı.

Muhtar gene öne çıkıp ‘Kimmiş bu?’ diye sordu inleyen adamı göstererek. Lambayı adamın yüzüne yaklaştırınca geçenlerde kahveye gelen adamlardan biri olduğunu hayretle farkettik.

‘Doktor yok mu?’ dedi adam inleyerek.

‘Sen önce gecenin köründe burada ne aradığını anlat hele?’ dedi sert bir sesle, ‘Belli ki niyetin niyet değil!’

‘Kadının çığlıklarını duyunca ne oluyor diye bakmaya geldik’ dedi adam zorla.

Muhtar ikna olmamıştı, ‘Bizim sesimizi duyunca niye kaçtın peki?’

Adamdan cevap gelmedi. Köylü hemen yazmaya başlamıştı kendi içinde.

Kesin yalan söylüyordu hem geldik demişti demek ki yalnız da değildi.

Muhtar adama doğruyu söylemezse yardım etmeyeceğini söyleyince, adam zorla ‘Altın var o delide’ dedi.

Altın lafını duyan köylü iyice yanaştı adamın etrafına.

‘Ne altını?’

‘Küp küp altın işte vermiyor cadı!’

Herkes birbirine bakıyordu şimdi.

‘Burada eskiden Rumlar yaşarmış’ dedi köylüden biri.

Hep duyarlardı malı mülkü bırkıp kaçtıklarını, evlerinde altınlar sakladıklarını ama kimse eskilerin anlattığı bu hikayelere inanmadığı için gelip bakmazdı.

Köylüden biri ‘Dedemgil gelip aradıydı buraları hiç bir şey yok burda!’ diye bağırınca, herkes dönüp ona baktı.

Demek bir aslı astarı vardı anlatılanların.

‘Var gözümle gördüm!’ dedi yaralı adam.

‘Altınları alıp kaçacaktınız öyle mi?’ dedi muhtar bu sefer gözlerini kocaman açarak.

Adam gene ses vermedi.

Altın lafını duyan  köylü cesarete gelmişti birden. Muhtar yürüyün dese hepsi dalacaktı karanlığa.

‘Bela getirecekler!’ diyen sesi duyuldu Pakize’nin bir anda. Herkes korkuyla sıçradı yerinden.

‘Jandarmayı mı çağırsak?’ dedi muhtarın karısı.

‘O zaman altını da alırlar!’ dedi Murtaza emmi.

Köylünün uğultusu yükseldi yeniden. Eğer gerçekteten altın varsa kimse onu jandarmaya ya da bu adamlara kaptırmak istemiyordu. İhya olurlardı altını ele geçirseler.

‘Beni iyi ederseniz altınların yerini söylerim!’ dedi yerde yatan adam.

Gün ağarmak üzereydi. Evlerin sayısı dokuzu geçmiyordu, altın oradaysa zaten kendileri bulurdu. Kimse cevap vermedi adama. Herkes muhtarın etrafını almıştı şimdi.

‘Gün doğsun gidip bakalım!’ dedi muhtar. Adamı yerde bırakıp çöktük hepimiz olduğumuz yere.

Çocuklardan bir kaçı ağlamaya başlayınca, bir kaç erkeğin onları köye götürmesine karar verildi. Onları bırakıp hemen geri gelecekler, dönmeden  de kimse taş duvarı atlamayacaktı. Altın bulunacaksa herkes orada olmak  istiyordu.

Bizi toplayıp köye götürdüler yeniden. Gün aydınlanmaya dönmüştü artık. Köye dönenler kazma kürekleri yüklenip döndüler harabeye.”

“Altını buldular mı dede?”

“Öğlene doğru iki adamın cesediyle döndüler köye, yaralı olan orada ölmüştü kan kaybından. Ötekini de Pakize sürüye sürüye getirmişti duvarın dibine, başını taşla ezmişti adamın. Pakize’nin de yüzü gözü kan içindeymiş, belli ki boğuşmuş adamlarla. Meğer bu herifler yüzünden bağırıyormuş kaç  gecedir. Köylü çekilince harabeye gidip Pakize’yi yakalamaya çalışıyorlarmış. Başedememişler.”

“Pakize kahraman gibiymiş o zaman!”

“Pakize’nin ne kadar güçlü olduğunu sonradan öğrendi köylü.”

“Neler oldu?”

“O akşam bütün köylü kahvede toplandı. Adamların birinin cebinden bir tane altın para çıkmıştı gerçekten. Nasıl yapmışsa birini Pakize’den kurtarıp cebine atmıştı adam. Adamları köyün ilerisinde bir yere götürüp gömdüler muhtarla. Bütün köylü ne jandarmaya ne de köyden başkasına bir şey anlatmayacağına söz verdi. Altını hep beraber bulacaklar sonra da aralarında paylaşacaklardı. Bütün köy zengin olmanın hayalini kuruyordu. O gece epeyce plan program yapıldı kahvede. Sabah  erkenden hepsi harabeye gidip altını arayacaklardı.

Bir haftadır Pakize’nin adamlara gösterdiği direnci, kendilerine de göstereceği hiç birinin aklına gelmemişti o zaman. Pakize’nin uzun  zamandır ilk kez hiç sesi duyulmadı.

Herkesin rüyasında altın gördüğü bir sırada iki  el silah sesi duyulunca, köylü yeniden fırladı meydana. Ses harabeden gelmişti ama Pakize’nin silahı olmadığını herkes biliyordu.

‘Adamlardan birinin silahını mı aldı acaba?’ dedi biri.

‘Öyle olsa dün gece taş atacağına ateş ederdi.’ dedi muhtar.

Köylünün çoğu onayladı. Derken karanlıktan topallayarak yaklaşan bir gölge görüldü. Herkes birbirine sokulup gölgeyi seçmeye çalışıyordu. Tüfeği olanların namlusu gölgeye yönelince, gölge ses verdi ;

‘Benim Murtaza! Ateş etmeyesiniz!’

Namlular indi aşağıya.

Gölge topallayarak geldi köy meydanına, bacağından vurulmuştu. Bu defa herkes onun etrafını aldı.

Murtaza emmi başladı anlatmaya.

‘Ayak yoluna kalktım, dışardan sesler duyunca gidip bakayım dedim. Harabenin oraya giden bir gölge görünce gidip tüfeğimi aldım içerden. Düştüm peşine.’

Bütün köylü bir ağızdan ‘Eee?’ dedi.

‘Sessiz sessiz gittim arkasından, duvarın oraya varınca, Pakize gene taşı savurdu. Gölge eğildi.’

‘Eee?’

‘Anladım biri altınları çalacak!!

Köylünün sesi yükseldi.

‘Eee?’

‘Dur! Kimsin? diye seslenmeme kalmadı döndü ateş etti. Ben de ona ettim.’

‘Eee?’

‘Ee’si vurdum onu ama o da beni vurdu. Ben de döndüm köye geldim işte!’

‘Kimmiş gidip bakmadın mı?’

‘Yok yaralanınca gitmedim!’

Meydanda bir sessizlik oldu önce, sonra dönüp herkes birbirinin yüzüne bakmaya başladı. İçlerinden birinin gece gidip altınları almaya çalışacağı kimsenin aklına gelmemişti.

‘Ağagil’in Memduh yok!’ dedi biri.

‘Memduh ilçeye gitti evveliki gün!’ diye cevap geldi ailesinden birinden.

Gene herkes birbirinin yüzüne bakmaya başladı.

(devam edecek)

 

Bölüm 1
https://gulserenkilincyazar.com/2018/08/18/cazi-pakize-bolum-1/

Bölüm 2

https://gulserenkilincyazar.com/2018/08/19/cazi-pakize-bolum-2/

Bölüm 3

https://gulserenkilincyazar.com/2018/08/20/cazi-pakize-bolum-3/

Bölüm 4

https://gulserenkilincyazar.com/2018/08/21/cazi-pakize-bolum-4/

Bölüm 5

https://gulserenkilincyazar.com/2018/08/22/cazi-pakize-bolum-5/

 

 

Cazı Pakize – Bölüm 2’ için 4 yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s