Yüreğimin sahibi – Bölüm 2

Eve çıkalı neredeyse bir ay olmuştu, fiziki olarak artık eskisinden çok daha iyiydi. İki günde bir gittiği kontrollerinde artık ona nakledilen kalp için bir risk kalmadığı söyleniyordu. Tek eksilmeyen gecelerine çöken o ağlama sesiydi hâlâ. Artık terapiye devam etmek istemediği için, psikoloğa rüyaların sona erdiğini söylemişti, çünkü Murat fiziki sağlığının iyi olmasına rağmen hala psikoloğa… Read More Yüreğimin sahibi – Bölüm 2

Zihnime karşı

Ölümün insanlar için bir son olmadığına inanalı çok olmuştu, en azından ruhları için. Sonuç olarak bedenlerimizi bir elbise gibi giyip çıkarıyorduk. Belki de kafesinden havalanan bir kuş kadar hür hissediliyordu bu yüzden. Kimbilir belki de bambaşka bir hayata başlanılıyordu öte yanda. Belki etin ağırlığı olmadan yaşamak çok daha güzeldi. Bilemezdi tabi. Sadece böyle olduğuna inanmak… Read More Zihnime karşı

Can suyu

Ne kadar ağır olabilir ki bir yaprak, düşünce onca ses çıkarmasıyla bölsün sessizliğimi, susuz kalan bir sen misin diyecek dermanım olsa, döneceğim ardıma ama, biliyorum tek tek düşmeye devam edecek bir tas su için. Duymazlığa geliyorum, masanın üzerinde çoğaldıkça yapraklar. Sessizliğime inat düşüyorlar sanki tek tek. Cansuyu bekliyoruz vazodaki çiçekle ben öylece. Bakalım hangimiz daha… Read More Can suyu

Lokma Döktürme Adeti ve İzmir

İzmir’den yeni döndüm.. Oğlum Karşıyaka’da oturuyor… Şehrimi özlemişim.. Ankara’nın her şeyine bayılıyorum ama, İzmir’lilerin hayır lokması keşke burada da olsaydı diyorum her döndüğümde. Lokmayı çok sevdiğim için değil ama, kaybedilenlerin ardından, ruhuna rahmet gitsin diye neredeyse her gün bir sokak başında dağıtılan lokmalar, önlerindeki uzun kuyruklar ve her yiyenin duasını almak gerçekten çok özel bir… Read More Lokma Döktürme Adeti ve İzmir

Bir kızıl goncaya benzer hayat

Aylardır girilmeyen odanın kapısını açmak üzere elini uzattığında kalbi yerinden çıkmak üzereydi. Delikanlı dün öğleden sonra aramış ve Gonca’sının biricik kızının günlüğünü ödünç alıp alamayacağını sormuştu. Aslında ondan geriye kalanları öylesine hapsetmişti ki bu odaya hiç birinin dışarı çıkmasını istemiyordu. Kapıyı açtığında bilincinin reddettiği tüm anılar evin dört bir yanına saçılacak, Gonca’nın neşeli kahahaları yeniden… Read More Bir kızıl goncaya benzer hayat

Zaman durdu artık buralarda, bedenim ruhuma yenik düştü

Ya giden olsaydım… “Zaman durdu artık buralarda, bedenim ruhuma yenik düştü” Vakit tamam anladım Gidiyorum gitmeliyim artık Dönüp ardıma bile bakmadan Bir veda bile etmeden Ne bir uğurlayış, ne bir karşılama beklemeden Adını sık sık andığım, ama hiç hazır olmadığım bir yolculuğa çıkıyor şimdi ruhum Ne varacağım yer belli, ne duracağım yer Sadece gidiyorum anladım… Read More Zaman durdu artık buralarda, bedenim ruhuma yenik düştü