Biraz eksik, biraz fazla – Bölüm 12

Ertesi gün yine akşama kadar kulübede vakit geçirmişler, konuşa konuşa dönüyorlardı, kapının önünde park etmiş bekleyen arabayı görünce şaşırdılar ikisi de. Beyza hanım ve Hamza bey gelmiş, ikisinin birden eve olmadığını anlayınca, arabada beklemeye karar vermişlerdi. Onları karanlıktan, Kemal’in kolu sargılı gelirken görünce, Beyza hanımın yüreği ağzına geldi, “Ay bir şey mi olmuş yoksa?” dedi… Read More Biraz eksik, biraz fazla – Bölüm 12

Bir Bahar Hikayesi Bölüm 1

Pencerelerde rüzgarın uğuldadığı, buz bir güne uyanmıştı şehir yine. Haftalardır yağan karın verdiği kısacık molalarda, soğuk öylesine keskinleşiyordu ki, sürekli yanan ocak ve fırın olmasa, küçücük evin mutfaktan başka oturulacak yeri olmayacaktı. Akşamdan sardığı dolmaları tencerelere yerleştirmiş pişmesini beklerken, bir yandan da göz ucuyla fırındaki poğaçaları kontrol ediyordu. Biriken sıcak hava dışarı çıkmasın diye mutfağın… Read More Bir Bahar Hikayesi Bölüm 1

Zihnime karşı

Ölümün insanlar için bir son olmadığına inanalı çok olmuştu, en azından ruhları için. Sonuç olarak bedenlerimizi bir elbise gibi giyip çıkarıyorduk. Belki de kafesinden havalanan bir kuş kadar hür hissediliyordu bu yüzden. Kimbilir belki de bambaşka bir hayata başlanılıyordu öte yanda. Belki etin ağırlığı olmadan yaşamak çok daha güzeldi. Bilemezdi tabi. Sadece böyle olduğuna inanmak… Read More Zihnime karşı

Bir sonbahar sabahı

Sabahın serinliği kaldırdığı yakalarından içine dolmak için mücadele ediyordu, rüzgar ceketinin yetişmediği yerleri farkettirmek ister gibi vuruyordu adeta. İki eliyle ceketin yakalarını çekiştirip, daha sıkı birleştirdi elleriyle. Durağa vardığında yağmur başlamıştı. Otobüsün gelmesine beş dakika vardı daha, rüzgardan korunmak için üç tarafı kapalı durağın en köşesine sokuldu. Sonbahar erken çökmüştü şehire bu yıl, daha yazın… Read More Bir sonbahar sabahı