Biraz eksik, biraz fazla – Bölüm 12

Ertesi gün yine akşama kadar kulübede vakit geçirmişler, konuşa konuşa dönüyorlardı, kapının önünde park etmiş bekleyen arabayı görünce şaşırdılar ikisi de. Beyza hanım ve Hamza bey gelmiş, ikisinin birden eve olmadığını anlayınca, arabada beklemeye karar vermişlerdi. Onları karanlıktan, Kemal’in kolu sargılı gelirken görünce, Beyza hanımın yüreği ağzına geldi, “Ay bir şey mi olmuş yoksa?” dedi… Read More Biraz eksik, biraz fazla – Bölüm 12

Karanlıkta bir akşam

Hava çoktan kararmıştı. Pencerenin önündeki ağacın dalları, rüzgar estikçe cama vuruyor ve düzenli bir sese dönüşüyordu evin içinde. Böyle havalarda ağacın içeri girmek için cama tıkladığı duygusuna kapılırdı. Elbette böyle bir şeyin mümkün olmadığını biliyordu ama, insanın hayal gücü bazen kontrolü dışında çıkarımlar üretebiliyordu işte. Neyseki kapıyı denemiyor diye düşündü gülümseyerek. O zaman bayağı ürkütücü… Read More Karanlıkta bir akşam

Sonbahar

Bir yaprak daha uçtu sakince ağaçtan, yolun hemen yanına konuşlanmış ağacın tüm yaprakları, otobüs bekleyen insanlar gibi yığılmıştı, kaldırım taşının dibine. Bazen geçen bir arabanın rüzgarı ile telaşe kapılıp havalanıyorlar, sona yeniden sakince duraklarına dönüyorlardı.  Arabanın ve arada bir esen rüzgarın havalandırdığı komşu ağacın kırmızı yaprakları, sarı yaprakların üzerine konup, yaprak durağına renk katıyorlardı.  Belediyenin… Read More Sonbahar

Bir sonbahar sabahı

Sabahın serinliği kaldırdığı yakalarından içine dolmak için mücadele ediyordu, rüzgar ceketinin yetişmediği yerleri farkettirmek ister gibi vuruyordu adeta. İki eliyle ceketin yakalarını çekiştirip, daha sıkı birleştirdi elleriyle. Durağa vardığında yağmur başlamıştı. Otobüsün gelmesine beş dakika vardı daha, rüzgardan korunmak için üç tarafı kapalı durağın en köşesine sokuldu. Sonbahar erken çökmüştü şehire bu yıl, daha yazın… Read More Bir sonbahar sabahı