Beklenmedik yarınlara doğru (Bölüm 4)

O gece eve döndükten sonra annesini düşündü uzun uzun, Nurdal Hanım gibi güzel bir insanla tanışmak, ondan destek görmek çok güzeldi ama yine de bu mutluluğu annesiyle paylaşmayı çok isterdi. Kadıncağız hiç gün yüzü göremeden göçüp gitmişti bu dünyadan, tek tutar dalı biricik kızı Zuhal’iydi. Babası onu köyden kaçırıp büyükşehire getirdiği için, ailesi onu hiç… Read More Beklenmedik yarınlara doğru (Bölüm 4)

Beklenmedik yarınlara doğru (Bölüm 3)

Nurdal Hanım, oğlunun tüm karşı çıkışların rağmen anahtarı Zuhal’den geri almıyordu. “Bir gün başına iş alacaksın, ne idüğü belirsiz insanların bu eve bu kadar rahat girip çıkmaları sana doğru geliyor mu?” demişti daha kızın eve geleceğini ilk duyduğunda. Nurdal Hanım içinde bir yerlerde ona güveniyordu ama, bunu oğluna anlatmasının imkansız olduğunu biliyordu. Aslında kötü biri… Read More Beklenmedik yarınlara doğru (Bölüm 3)

Beklenmedik yarınlara doğru (Bölüm 2)

Nurdal Hanımın ona sunduğu imkanlar gerçekten öylesine iyiydi ki, ona ayırdığı odaya girdiğinde neredeyse heyecandan bayılacaktı. Evin alt katında, bahçe katından ayrıca girişi olan bu odada üzerinde diz üstü bilgisayarın durduğu bir çalışma masası, tek kişilik bir yatak ve yanında küçük bir dolap ile kütüphane duruyordu. Odayı kullanması gerektiğinde evin içinden geçmesi gerekmiyordu, Nurdal Hanım… Read More Beklenmedik yarınlara doğru (Bölüm 2)

Kadınlar neden geç hazırlanır?

Erkeklerin en büyük şikayeti, bir yere gidileceği zaman kadınların hazırlıklarının bitmemesi yüzünden bekletilmektir. Bunu büyük bir hakmış gibi gerine gerine söylerken, arka planda kadınların yaşamında olanlar ve bu geç hazırlanma konusu arasındaki bağı pek düşünmezler. Kadınları zaten hiç anlamadıklarını söyleyen beyler için, ben de bu sorunun cevabını kendimce ve kendimden yola çıkarak özetlemek istedim. Bir… Read More Kadınlar neden geç hazırlanır?

Sözsüz Ütopya

Kelimeleri unutmuştu insanlar. Çok önceleri, insanların birbirlerini anlamak, konuşmak denilen eylem için çıkardıkları ses gruplarıydı onlar. Sesle ifade edilebildikleri gibi, yazı ile de ifade edilebiliyorlardı. Eskilerde kalmıştı bu yöntem. Artık kimse konuşmuyordu. Yazmak için ise semboller vardı. Dillerde kalmamıştı bu yüzden. Eskisi gibi, bir nesne için, her dilde başka kelime kullanılmıyordu. Tüm insanlar belirlenen ortak… Read More Sözsüz Ütopya

Bibi

“Mutluluk koşarak yakalanmaz, öyle sadece yorulursun!” derdi bibisi ona. Büyüme çağındaydı o zamanlar, her şeye kalbi kırılıyor, alınıyor, çabuk sinirleniyordu. Anne ve babasıyla anlaşabildiği bir dönemde değildi. O günlerde konuşabildiği tek kişiydi bibisi. Bibinin aslında “hala” demek olduğunu çok sonra öğrenmişti. Nedense çocukluğu boyunca “bibi” nin halasına özgü bir takma ad olduğunu düşünmüştü. Bibi ile… Read More Bibi

Çok güzel doydum

Tenefüs zili çalınca arkadaşı Tahir’le hemen bahçedeki özel yerlerinde buluşup, oturdular taşın üzerine. Her gün yemek tenefüsünde burada buluşurlar çantalarından çıkardıkları yemeklerini birlikte yerlerdi. Tahir o gün arasına salça sürülmüş bir ekmek getirmişti. Hemen yarısını bölüp uzattı Hasan’a. Arkadaşının ekmeğini mutlulukla alan Hasan, elini çantasının içine daldırıp, sabah annesinin hazırladığı paketi çıkardı heyecanla. Paketten yine… Read More Çok güzel doydum