Yarına Allah Kerim

Nefes nefese kalmıştı koşturmaktan.  Bütün gün ona verilen işleri bitirmiş, her akşam olduğu gibi amirinin odasına yevmiyesini almaya zor yetişmişti. Kapıda beş kişi daha bekliyordu. İçeriden amirinin yükselen sesine bakılırsa, bir şeyler doğru gitmemişti. İçeride paylanan arkadaşlarının durumuna düşmekten korkan diğerleri, sessizce bekliyorlardı. Her akşam oluyordu böyle şeyler. Mutlaka birileri yaptıkları işten şikayetçi oluyorlardı. O… Read More Yarına Allah Kerim

Olmayacak düşlerin peşinde 

17.09.2008  “Keşke ağlayabilseydim….” diye düşündü bu sabah, “…belki o zaman biraz rahatlardım…” Uzaklarda oluşundan mı içindeki hüzün bilmiyordu, aynı şehrin insanı olmanın verdiği güven mi uçup gittmişti avuçlarından. Sesini duyduğunda geçer sandığı hasret duygusu, daha bir yakıcı olmaya başlamıştı konuştuklarından beri. “Ne garip…” diye düşündü, “…aynı yolun yolcusu bile değilken, yine de görebilme, konuşabilme ihtimaline… Read More Olmayacak düşlerin peşinde 

Yamanmış sokakların çocukları

Başını önüne eğmiş, yorgun kaldırımda yürüyordu ağır adımlarla. Yorgun olan kaldırım mı, yoksa kendisi mi ayırt edilemiyordu uzaktan bakınca. Şehre sığmayan insanların kurduğu ve şehre yamanmış gibi duran sokaklardan örülü bir mahalleydi burası. Geçmişi çok fazla olmasa da, yorgun bir mahalleydi. Kaldırımlar, evler, balkonlara asılmış çamaşırlar, insanlar her şey yorgundu. Kediler bile yorgundu, bütün gün… Read More Yamanmış sokakların çocukları