Sözsüz Ütopya

Kelimeleri unutmuştu insanlar. Çok önceleri, insanların birbirlerini anlamak, konuşmak denilen eylem için çıkardıkları ses gruplarıydı onlar. Sesle ifade edilebildikleri gibi, yazı ile de ifade edilebiliyorlardı. Eskilerde kalmıştı bu yöntem. Artık kimse konuşmuyordu. Yazmak için ise semboller vardı. Dillerde kalmamıştı bu yüzden. Eskisi gibi, bir nesne için, her dilde başka kelime kullanılmıyordu. Tüm insanlar belirlenen ortak… Read More Sözsüz Ütopya

Ben senim – 2

“Neden bu kadar şaşırdın, sen değil miydin sohbetlerinde sürekli ‘insan insanın aynasıdır’ diyen?” “Evet ama..” “İşte ben de senin aynanım, yani senim.” Sohbetlerini duyacak kadar yakınında olabilir miydi bu kadın son yedi yıldır gerçekten. Öyle olsa kesin farekederdim diye düşündü, bu yüz pek kolay unutulacak bir yüz değil. Evet her zaman insan insanın aynasıdır diye… Read More Ben senim – 2

Ben senim – 1

“Uzun süredir seni izliyorum.” dedi kadın, sakin, duru, su gibi akan bir sesi vardı. Yağmur sonrası, kuşların cıvıltısı vardı sanki tınısında ya da bir çocuğun kahkahası.  Tam kahvesini yudumlarlen duyduğu bu sese çevirdi başını. Güneşi arkasına alıp, tam gerisinde duran kadının yüzünü seçemediği için kıstı gözlerini. Az önceki sözler kendisine söylenmemişti belki de.  “Oturabilir miyim?”… Read More Ben senim – 1